1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Konutta talep değişti: Nedeni deprem!

Konutta talep değişti: Nedeni deprem!

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

2025 Konut Piyasasında Eskiyi Sat, Yeniyi Al Dalgası: İlk 10 Ayda Rekor Hareketlilik

Türkiye’deki gayrimenkul sektörü, 2025 yılında arz ve talep dengeleriyle yeniden şekilleniyor. Vatandaşları eski yapılarını elden çıkarıp sıfır dairelere yönelten temel etkenler arasında deprem felaketinin yarattığı korku ve yeni projelerin sunduğu yüksek kazanç potansiyeli bulunuyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) paylaştığı güncel veriler, satışların yılın ilk on aylık diliminde rekor kırdığını belgeliyor.

REKOR SATIŞ RAKAMLARI

2025 Konut Piyasasında Eskiyi Sat, Yeniyi Al Dalgası: İlk 10 Ayda Rekor Hareketlilik

Ekim ayında ülke genelinde el değiştiren konut sayısı 164.306’ya ulaşarak 2025’in zirvesini gördü. Ocak–Ekim döneminde toplam satışlar, geçen yıla kıyasla %16,2 artışla 1.293.033 adede yükseldi; bu rakam, tüm zamanların en iyi 10 aylık performansı olarak kayıtlara geçti. Sektör temsilcileri, yıl sonunda 1,5 milyon barajının aşılacağı konusunda hemfikir.

Ekim ayında satılan sıfır konut sayısı 54.866 olurken, bu veri geçen yılın aynı dönemine göre %4,9 düşüşe işaret etti. Birinci el satışların toplam pastadaki payı ise %33,4 olarak belirlendi.

ESKİYİ SAT YENİYİ AL DÖNEMİ

Piyasadaki ikinci el hareketliliğin ana kaynağının, mevcut evini satıp üzerine kredi ekleyerek daha güvenli yapılarına geçmek isteyenler olduğu belirtiliyor. Sektör temsilcileri, özellikle metropollerde deprem korkusunun satın alma tercihlerini kökten değiştirdiğini vurguluyor. Uzmanlar, “Son yaşanan sarsıntılar halkta haklı bir endişe yarattı. İnsanlar riskli yapılarını satıp, yeni deprem yönetmeliğine uygun projelere geçiş yapıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

YÜKSEK PRİM BEKLENTİSİ TALEBİ KÖRÜKLÜYOR

Sıfır konutlara olan ilginin bir diğer itici gücü de yüksek değer artışı beklentisi. Enerji verimliliği yüksek, sosyal donatıları zengin ve modern inşaat teknikleriyle üretilen projeler, hem yatırımcılar hem oturum amaçlı alıcılar için cazibe merkezi haline geliyor. İkinci el piyasasındaki hareketliliğin nihai hedefinin aslında “yeni konuta geçiş” olduğu, bu durumun da fiyatlardan arz-talep dengesine kadar piyasayı domine ettiği ifade ediliyor.

İSTANBUL’DA MERKEZDEN ÇEPERE GÖÇ

Gayrimenkul tercihlerindeki bu değişim en net İstanbul’da gözlemleniyor. Şişli, Beşiktaş ve Ortaköy gibi eski yapı stokunun yoğun olduğu merkezi ilçelerde ikamet edenlerin, 30–40 yıllık dairelerini satarak Başakşehir, Beylikdüzü ve Bahçeşehir gibi daha yeni yerleşim bölgelerine yöneldiği bildiriliyor. Bu yönelimin ardında sadece fiyat avantajı değil, deprem bilincinin de yattığı belirtiliyor. Sektör temsilcileri, İstanbulluların artık muhitten önce yapının teknik kalitesi, deprem dayanıklılığı ve güvenlik standartlarına odaklandığını vurguluyor.

YIL SONUNDA YENİ REKOR BEKLENİYOR

İlk 10 ayda yakalanan bu ivme, 2025’in konut sektörü adına tarihi bir yıl olacağını işaret ediyor. Kentsel dönüşümdeki hızlanma, kredi koşullarındaki normalleşme beklentisi ve ekonomik dengelerdeki değişimle birlikte yıl sonu için öngörülen 1,5 milyonluk satış eşiğinin aşılması ihtimali güçlendi. Öte yandan ipotekli satışların Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı görüldü.

İl bazında Ekim ayında en fazla satış yapan iller arasında İstanbul 26.305 satışla zirvede yer alırken, Ankara 14.681 ve İzmir 8.678 satışla onu takip etti.

2025 Konut Piyasasında Eskiyi Sat, Yeniyi Al Dalgası: İlk 10 Ayda Rekor Hareketlilik

Konutta talep değişti: Nedeni deprem!
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Akşam Kapanışı 29 Temmuz 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

ATA TV HABER ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

HABERCİ ile Sohbet Et

HABERCİ ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir