Leonardo da Vinci’nin El Yazmalarında Yakisugi Tekniğine Dair Erken Not: Rönesans’ta Ahşap Koruma Yaklaşımı
Japon mimarisinde ahşabı sudan, ateşten ve zararlılardan korumak için yüzeyinin yakılmasını içeren Yakisugi (veya Shou Sugi Ban) tekniği, günümüzde biyo-mimari alanında popülerlik kazanmıştır. Bu teknik Japonya’da yazılı kaynaklarda 17. ve 18. yüzyıllarda yer alırken, AB destekli araştırmaların bulunduğu Zenodo platformunda yayımlanan yeni bir makale, Leonardo da Vinci’nin bu yöntemi 1500’lerin başında zaten tanımladığını ortaya koydu.
Floransa UNESCO Kulübü’nden Leonardo uzmanı Annalisa Di Maria, moleküler biyolog Andrea da Montefeltro ve sanat tarihçisi Lucica Bianchi’nin yürüttüğü çalışmada, da Vinci’nin Codex Madrid II (1503-1505) adlı el yazmalarına odaklanıldı. Araştırmacılar, 87r numaralı yaprakta, ahşabın korunmasına dair neredeyse gözden kaçacak kadar küçük bir not tespit ettiler. Leonardo, kendi el yazısıyla şu ifadeyi kaydetmişti: “Kabukları soyulup yüzeyleri yakılırsa, diğer yöntemlere göre daha iyi korunacaklardır.”
Araştırmacılar bu bulguyu, “Bu sadece bir halk hikayesi değil, kültürel kodlamadan çok önce gelen teknik bir sezgidir” şeklinde yorumluyor. Leonardo’nun notları, Yakisugi tekniğinin Japonya’da bilinen ilk yazılı kurallarından bir asır öncesine tarihleniyor. Ancak uzmanlar, o dönemde Rönesans Avrupa’sı ile Japonya arasında bu tekniğin aktarılmasını sağlayacak doğrudan bir temas olduğuna dair kanıt bulunmadığını belirtiyorlar. Bu durum bilim dünyasında “yakınsak buluş” — yani farklı kültürlerin birbirinden habersiz olarak aynı teknolojiyi geliştirmesi — olarak nitelendiriliyor.
BİLİM LEONARDO’YU DOĞRULUYOR
Leonardo’nun gözlemleri modern bilim tarafından da destekleniyor. Ahşabın yüzeyinin yakılması (karbonizasyon), gözenekleri kapatarak su emilimini engelliyor; yangına karşı doğal bir yalıtım sağlıyor ve böcekleri çeken besinleri yok ederek ahşabın ömrünü uzatıyor. Makale yazarlarına göre Leonardo, ahşabı sadece bir inşaat malzemesi olarak görmemiş; onu çevresiyle denge içinde olan, “yaşayan bir organizma” olarak değerlendirmiştir. Bu bakış açısı, Leonardo’yu günümüz modern biyo-mimarisinin öncülerinden biri olarak konumlandırıyor.
MÜHENDİSLİKTE DE ÇAĞININ ÇOK ÖTESİNDEYDİ
Leonardo da Vinci’nin 13.000 sayfayı aşan notları (günümüze sadece üçte biri ulaşmıştır), onun sadece sanatta değil mühendislikte de çağının çok ötesinde olduğunu kanıtlayan örneklerle doludur:
- Yerçekimi yasası: 2023 yılında Caltech araştırmacıları, Leonardo’nun Codex Arundel’deki notlarında Isaac Newton’dan çok önce yerçekimi ve ivme arasındaki ilişkiyi kurduğunu keşfettiler. Leonardo’nun kum taneleriyle yaptığı deney modellemeleri, yerçekimi sabitini (G) %97 doğrulukla hesaplamıştı.
- İlk sentetik plastik: 2003 yılında Alessandro Vezzosi, Leonardo’nun notlarındaki gizemli tarifleri deneyerek 20. yüzyılın başlarında kullanılan Bakelit’e şaşırtıcı derecede benzeyen sentetik bir malzeme elde etti.
- Modern tıbbın temelleri: Leonardo’nun kalp kapakçıkları üzerine çizdiği detaylı anatomik eskizler, kan dolaşımı sisteminin keşfinden 150 yıl önce kan akışının nasıl kontrol edildiğini doğru şekilde açıklamıştı. İngiliz kalp cerrahı Francis Wells, 2005 yılında bu çizimlerden yola çıkarak hasarlı kalpleri onarmak için yeni bir cerrahi yöntem geliştirdi.
- Teleskop öngörüsü: Codex Atlanticus’ta (1490) yer alan notlarında, teleskobun icadından bir asır önce “Ay’ı büyütülmüş olarak görmek için gözlük yapmaktan” bahsetmişti.
Haberde aktarılanlar, Leonardo da Vinci’nin yalnızca sanatta değil, ahşap koruma teknikleri ve çok sayıda bilimsel alanda ileri görüşlü olduğunu gösteriyor. Araştırma bulguları tarihsel bağlamda yakınsak buluş olasılığını gündeme getirirken, Leonardo’nun yazılı kaydının Yakisugi tekniğine dair bilginin bilinen tarihten daha geriye dayandığına işaret ediyor.
















