Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İsrail’in Suriye’deki Askeri Stratejisi: Golan Tepeleri’nden Yeni Saldırı Noktalarına

İsrail’in Filistin’deki insani krizi geniş çaplı bir işgalle sonuçlanırken, bu

İsrail’in Filistin’deki insani krizi geniş çaplı bir işgalle sonuçlanırken, bu sorun yalnızca Filistin’le sınırlı kalmıyor. Özellikle Beşar Esad rejiminin devrilmesinden sonra İsrail, Suriye üzerinde de stratejik hamleler yapmaya başladı. İşgal altındaki Golan Tepeleri’ni aşan İsrail, artık tampon bölgede de varlığını hissettiriyor.

İsrail'in Suriye'deki Askeri Stratejisi: Golan Tepeleri'nden Yeni Saldırı Noktalarına

İsrail ordusu, 8 Aralık 2024 ile Temmuz ayları arasında Şam kırsalı ve Dera ile Kuneytra illerinde 10 yeni askeri üs kurdu. Sonrasında bu sayı 19’a yükseldi. Bu noktalar, genellikle stratejik kilit bölgelerde konumlanmış olup, radar ve kamera sistemleriyle donatılmış durumdadır.

İsrail'in Suriye'deki Askeri Stratejisi: Golan Tepeleri'nden Yeni Saldırı Noktalarına

Askeri Müdahalelerde Ojalar: Golan Tepeleri ve Kuneytra

Kuneytra’da inşa edilen askeri noktalar, İsrail’in stratejik hedeflerinin bir parçası gibi durmakta. Buradaki askeri yerleşimler, sivil yaşamı doğrudan etkileyerek ormanlık alanlar ve tarım arazilerinde ciddi tahribatlar yarattı. İsrail’in özellikle stratejik tepelerde ve ana yollara yakın yerlerde konumlanan askeri noktaları, Şam’a 40 kilometre mesafede yer alıyor ve gündelik yaşamı tehdit eder hale geldi.

“Çocuklarımız Korkudan Ağlıyor” İtirafları ve Endişeler

Bölgedeki halk, işgallerin getirdiği zorluklardan dolayı büyük sıkıntı içerisinde. Baskınlar sırasında korkan çocukların olduğunu dile getiren Cibata Haşab köyünden Ruba Devvara, yaşadıklarını şu şekilde anlatıyor: “Çocuklarımız korkudan ağlıyor. Dört yaşındaki çocuğu bile yere atıyorlar.” Bu tür ihlaller, yalnızca doğrudan yaşamı tehdit etmekle kalmıyor, aynı zamanda sivillerin güvenliğini de tehdit ediyor.

Tarım Müdürü Cemal Muhammed ise doğal kaynakların ve tarım alanlarının yok edilmesinden derin kaygı duyuyor. Onun anlattıkları şu şekilde: “Yüzlerce dönüm araziyi yok ettiler. Cibata El-Haşab’ta başlayan tahribat ilk değil.” Bu tür saldırılar, ailelerin ekonomik geçim kaynaklarını ellerinden alıyor.

  • Özellikle ormanlık arazilere yapılan saldırılar ve tarım arazilerine el koymalar, Binlerce yıllık ağaçların yok olmasına neden oldu.
  • Aynı zamanda, köy halkı, İsrail ordusunun bu saldırgan tutumunun barışa ve güvenliğe olan umutlarını da tükettiğini belirtiyor.

Köy muhtarı Muhammed Mreyved ise baskınların ve keyfi alıkoymaların günlük yaşamın bir parçası haline geldiğini söylüyor. “Halk arasında korku ve panik oluştu. Bu baskıların durmasını istiyoruz.” ifadesi ise sosyolojik bir çözülmeyi işaret ediyor.