Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

İmamoğlu’nun Kartal Adliyesi’ne getirilmemesine CHP’den sert tepki: ‘Yaşadığımız şey adalet değil eziyet’

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’dan İmamoğlu’nun Duruşmaya Getirilmemesiyle İlgili Açıklama

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan’dan İmamoğlu’nun Duruşmaya Getirilmemesiyle İlgili Açıklama

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan, tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun eski Tuzla Belediye Başkanı Şadi Yazıcı’ya hakaret iddiasıyla görülen dava sonrası açıklamalarda bulundu. Bir hafta önce cezaevi yönetiminin mahkeme hakimi ile temas kurarak İmamoğlu’nun duruşmaya getirilip getirilmeyeceğini, sorgunun SEGBİS ile mi yoksa huzurda mı yapılacağını sorduğunu aktaran Tezcan, mahkeme hakiminin hukuka uygun olarak yüz yüzelik ilkesine dayanarak “Ben Sayın İmamoğlu’nu mahkemede dinleyeceğim” dediğini ve buraya getirilmesini istediğini belirtti. Doğru olanın bu olduğunu vurgulayan Tezcan, bu çerçevede İmamoğlu’na ve avukatlarına duruşmaya getirileceğinin söylendiğini ifade etti.

CHP Aydın Milletvekili Bülent Tezcan'dan İmamoğlu'nun Duruşmaya Getirilmemesiyle İlgili Açıklama

Tezcan, adliye önünde beklerken İmamoğlu’nun getirilmeyeceğini öğrendiklerini kaydetti. Kararın mahkeme hakimine rağmen alındığını savunan Tezcan, mahkeme hakiminin kararına rağmen savcılık makamı tarafından İmamoğlu’nun buraya getirilmesinin fiilen engellendiğini söyledi. Gece mesai bitiminde SEGBİS üzerinden sorgusunun yapılması ve duruşmanın SEGBİS üzerinden yapılması çerçevesinde bir yazı mahkemeye gönderildiğini, ancak avukatların sabaha kadar takip etmelerine rağmen UYAP üzerinden avukatların görebileceği şekilde bir çağrı yapılmadığını, yani UYAP’a düşmediğini belirtti.

Tezcan, sabah saat 07:20 civarında İmamoğlu’nun cezaevinden alınıp arabaya bindirildiğini, duruşmaya getirilmek üzere 60 km yol geldikten sonra aracın geri çevrildiğini anlattı. “Ne oldu?” diye sorulduğunda cezaevi yetkililerinin “Araç arıza yaptı” dediklerini aktaran Tezcan, aracın arıza yapmasının sadece uydurulan bir bahane olduğunu söyledi. Arıza yapan bir aracı durdurup cezaevine geri götürmek yerine duruşmaya getirilmesi gerektiğini, kalan yolun en fazla 60 km olduğunu, adliyeye getirmenin ve savunmasını yaptırmanın mümkün olduğunu belirtti. Yaşananın adalet değil eziyet olduğunu, cezaevi müdürüyle yapılan görüşmede İmamoğlu’nun SEGBİS üzerinden ifadesi alınmak üzere geri çevrildiğini öğrendiklerini söyledi ve Türkiye’de yargılanan kişilere yönelik düşman hukukunun uygulanmasına ilişkin şikayette bulundu.

Tezcan yaşanan durumu psikolojik işkence olarak nitelendirerek, “Bu adalet değil, eziyettir, bu açıkça işkencedir” dedi. Cezaevinden alınan kişinin 60 km götürülüp tekrar cezaevine götürülmesinin psikolojik işkencenin tipik bir örneği olduğunu, bugüne kadar tüm bu yargılama süreçlerinde benzer uygulamalarla karşılaşıldığını ifade etti. Bu durumun adil yargılanma hakkının, ceza yargılamasındaki yüz yüzelik ilkesinin ve savunma hakkının ihlali olduğunu belirten Tezcan, bunun “örgütlü işkence” olduğunu ve iktidarın baskı ve eziyet yöntemleri konusunda yeni pratikler oluşturduğunu ileri sürdü. Konunun yargı mercilerinde, TBMM’de ve kamuoyunda takipçisi olacaklarını ve gerekli başvuruları yapacaklarını bildirdi.

Davanın geçmiş sürecine değinen Tezcan, normal şartlarda davanın bugün bitmesi gerektiğini söyleyerek, daha önce hakimin beraat kararı verdiğini, ancak istinaf mahkemesinin mevcut yargı iklimi ve mahkemelere yapılan baskı çerçevesinde beraatle sonuçlanan davada kararı bozduğunu aktardı. İstinafın bozma gerekçesinin “Sanığın savunmasını almadınız” olduğunu belirten Tezcan, beraatla sonuçlanacak davada hakime sanığın savunmasını almadan karar verme yetkisinin Ceza Muhakemesi Kanunu’nda açıkça tanındığını, buna rağmen istinaf mahkemesi eliyle farklı bir uygulama yapıldığını söyledi.

Tezcan, söz konusu adaletsizliğin bir başka boyutunun da İmamoğlu’nun duruşmaya getirilirken 60 km yol gittikten sonra tekrar cezaevine geri götürülmesi olduğunu belirterek, bu hukuksuzlukları yapanların ve hukuk dışı kamu gücünü kullananların hesabını vereceklerini vurguladı.