İsmail Arı’nın Duruşması Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde Görülüyor
Bayram tatili için gittiği Tokat’ta gözaltına alınarak 23 Mart 2026’da Ankara’da tutuklanan gazeteci İsmail Arı‘nın davası bugün Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” ve “gizliliğin ihlali” suçlamalarıyla 75 gündür tutuklu bulunan BirGün muhabiri Arı, duruşmada ilk kez hakim karşısına çıktı.
Duruşmada Hazır Bulunma ve Destek
Ankara 2. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada İsmail Arı hazır bulundu. Basın örgütleri, Ankara Barosu ve birçok siyasi parti temsilcisi gazetecilik faaliyetlerinin suçlama konusu yapılmasına tepki göstererek Arı’nın tahliyesini talep etti. Duruşmaya yoğun ilgi vardı; CHP, EMEP milletvekilleri, SOL Parti temsilcileri, Çağdaş Gazeteciler Derneği, Gazeteciler Cemiyeti, sendika başkanları, depremzede aileler ve Ankara Barosu yöneticileri salonda yer aldı. Önceki günlerde tahliye olan gazeteci Alican Uludağ da destek için bulundu.
Savunma ve Avukatların Talepleri
Arı’nın savunmasının ardından avukatlar söz aldı. Av. Kerem Altıparmak, 217/A’nın uygulanabilmesi için gerekli koşulları sıraladı ve müvekkilinin haberleri nedeniyle halkın paniğe kapıldığını gösteren bir durum bulunduğunu düşünmediklerini belirterek, “Müvekkilimin haberlerinde dolayı halkımız ne zaman paniğe girmiş de ayaklanmış. Müvekkilim o haberi yapmasa, yolsuzluğu yapanlar (Yunusemre Vakfı) ortaya çıkmayacak ve yargılanmayacak. Müvekkilimin beraat edilmesini talep ediyoruz” dedi.
Av. Ali Deniz Ceylan, İsmail Arı’nın geçmişte yaptığı Kızılay haberlerine ve kitap çalışmasına dikkat çekti; idari makamların haberleri dava açmakla karşıladığını, o haberlerin kamu denetimi niteliğinde olduğunu ve araştırmacı gazetecilik geleneğinden geldiğini vurguladı.
Arı’nın Savunması: Haber ve Tutuklanma Süreci
Arı duruşmada Yunusemre Vakfı soygunu haberini kendisinin ortaya çıkardığını, haber yayımlandığında soruşturmanın olmadığını ve davaları takip ettiğini belirtti. Salondaki bazı kişilere yönelik olarak “yine böyle bir büyük salondaydık, siz yine aynı yerde oturuyordunuz, savcı hanım da yanımızdaydı” diye konuştu. Savunmasını, “Ben halk için gazetecilik yaptım. Çok iyi maaşlara iş teklifi aldım, reddettim. Tutuklanınca da insanların bunun farkında olduğunu gördüm. Maalesef bu ülkede gazeteciler, aydınlar hep tutuklandı. Bu iktidar döneminde de. Ben tertemiz gazetecilik yaptım, kimsenin de partisine göre bakmadım. Bunu sağır sultan duydu, yargı makamı duymadı. Gazetecilik suç değildir, tahliyemi talep ediyorum” sözleriyle tamamladı.
İddialara Yanıtlar
Arı, tutuklanma nedeni olarak gösterilen “Erdoğan ailesinin vakıfları” videosu hakkında; “Erdoğan ailesinin rahatsız olmadığı videodan, iddia makamı neden rahatsız olduğunu anlamakta zorlanıyorum. 3 video haber ve sosyal medya paylaşımı nedeniyle, 217/A’dan tutuklandım. Bu yasa Meclis’ten geçerken, gazetecilere uygulanmayacak denmişti, 217/A’ya yönelik suçlamaları reddediyorum” dedi.
Soruşturma ve gözaltı sürecine ilişkin olarak Arı, gözaltındayken sosyal medya paylaşımlarının taranıp yeni videolar çıkarıldığını ileri sürdü ve gözaltı sürecinde kendisine uygulanan muameleleri anlattı: telefonunun mahkeme kararı olmaksızın alındığını, daha sonra karakol bahçesinde akrabalarına teslim edildiğini, çıplak arama yapılmak istendiğini ve pantolonunun indirilerek üç kere “eğil kalk” yaptırılmak istendiğini; bunu kabul etmediğini belirtti. Bu iddialarla ilgili polisler hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti.
Gözaltı Anı ve Koruma İddiası
Arı, gözaltına alındığı sırada bayram ziyaretinde Tokat’ta olduğunu, 65 gün sonra videoya dayanılarak savcı tarafından gözaltına alındığını söyledi. Soruşturma evrakında eşinin akrabalarının adreslerinin gösterildiğini belirterek, “Savcılık beni neden annem ve babamın evinde değil de eşimin akrabalarının evinde aradı?” diye sordu ve bu hususta suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Gözaltı anında jandarma ve polisin eşinin akrabalarının evine baskın düzenlediğini, o dönemde Ankara Valiliği tarafından kendisine iki polis tarafından koruma verildiğini belirterek bu şartlarda neden gözaltına alındığını sorguladı.
Savunma Sürecine İlişkin Talepler ve Mahkeme Kararları
Duruşma başında Arı, savunmasının ayrıntılı, eksiksiz ve bağlamından kopartılmaması için SEGBİS kaydının açılmasını talep etti; hakim önce bu talebi reddetti ancak yapılan itirazlar sonucunda SEGBİS kaydının açılmasına karar verildi ve SEGBİS kaydının açılması için duruşmaya ara verildi. Hakim savunmasının aynen yazdırılacağını belirtti. Ayrıca avukat, 217/A maddesinin uygulanmasının anayasal anlamda sorgulanarak Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapılmasını talep etti; cumhuriyet savcısı somut norm denetimine gerek olmadığını belirterek talebin reddi yönünde görüş bildirdi.
Duruşmada Yaşanan Diğer Anlar
Duruşma öncesinde salonun küçük olması nedeniyle daha büyük salona geçildi. Arı salona getirildiğinde destek alkışları oldu ve salondakiler “Halkın sesi” sloganı attı; hakim alkışların kesilmesini isteyerek uyarıda bulundu. Arı, savunmasına başlarken “Buraya sadece kendimi değil, gazeteciliği savunmak için geldim” diyerek sözlerine başladı ve içeride bulunduğu süreyi, barınma koşullarını ve savunulması gereken hukuksuzlukları anlattı. Arı, “75 gündür yatarı olmayan bir suçtan ve 58 satırlık bir iddianame yüzünden içerideyim. Gazetecilik hakkım engellenmektedir. Kapasitenin çok üstünde bir koğuşta, yerde yatmaktayım. Anayasa ve hukuk ayaklar altına alınarak tutuklandım. Yaşadığım süreç, bu adliye binasının gördüğü en hukuksuz süreçlerden biridir. Basın ve demokrasi tarihine geçen bu hukuksuzlukları sıralamak istiyorum” ifadelerini kullandı.
Mahkeme Gündemi ve Ceza Talebi
İddianamede, Arı’nın BirGün TV’nin YouTube programında iktidara yakın vakıflarla ilgili açıklamaları ile 3 ayrı sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek “Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” ve “Gizliliğin İhlali” suçları kapsamında yargılanması talep ediliyor. Savcılık, TCK’daki bu suçlamalar nedeniyle Arı hakkında 2 yıl 3 aydan 8 yıl 3 aya kadar hapis cezası istemektedir. 24 Nisan tarihinde hazırlanan iddianamede söz konusu video ve paylaşımlar suç unsuru olarak gösterildi.
Arı’nın Çağrısı ve Duruşmaya Yansıyan Mesaj
Tutuklandığı günden beri kalabalık koğuşta yer yatağında yatmak zorunda kalan Arı, duruşmadan önce herkesi duruşmayı izlemeye çağırdı: “Çok büyük bir hukuksuzlukla ve eziyetle karşı karşıyayım. 5 Haziran’da haber alma hakkınıza, gazeteciliğe ve demokrasiye sahip çıkmak için beni yalnız bırakmayın. Sadece kendimi savunmayacağım, aynı zamanda gazeteciliği savunacağım. Bu süreçte sesime ses olan herkese kucak dolusu teşekkürler, sevgiler. Hangi dağ efkarlıysa orada olmaya devam edeceğim.”

