OVP Revizyonu ve Enflasyon Beklentileri
Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Strateji ve Bütçe Başkanlığınca hazırlanan ve Resmi Gazete’nin 8 Eylül 2025 tarihli sayısında yayımlanan üç yıllık Orta Vadeli Program’da (OVP) enflasyonun ancak yüzde 9 ile 2027 yılında tek haneli sayılara düşmesinin beklendiği belirtildi. 2024 yılında yayımlanan OVP’de tek haneli enflasyon hedefi 2026 yılı için yüzde 9,7 olarak tahmin edilmiştı. 2025 Eylül ayında açıklanan son OVP ile 2026 yılı enflasyon tahmini yüzde 16 olarak revize edildi ve tek haneli enflasyon hedefi de yüzde 9 olarak 2027 yılına ertelendi.

İktidarın Beklentisi ve Piyasa Algısı
İKTİDARIN ENFLASYON BEKLENTİSİ EN BAŞINDAN ÇIKMAZA GİRDİ İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, enflasyon, büyüme, rezervler ve küresel risklere ilişkin beklentilerini paylaştı. OVP’deki yüzde 16’lık hedefin piyasalardan çok aşağıda olduğuna dikkat çekti ve bu beklentinin reel sektör tarafından fiyatlara yansıtılacağına işaret ederek, “Reel sektör o beklentiye göre fiyat ayarlayacak. O kırılmayınca zor iş” dedi. CNBC-e ekranlarında konuşan Dr. Eğilmez, 2024 sonunda enflasyonun yüzde 44 seviyelerinde gerçekleştiğini, beklentilerin ise yüzde 30 civarında olduğunu hatırlatarak enflasyondaki gerilemeye dikkat çekti. Kendisi 2026 yılı sonu enflasyon beklentisini IMF ve OECD verilerini de dikkate alarak yüzde 24-25 bandında açıkladı.

Resmi ve Kurum Beklentileri
İŞİN UZMANI NE OLACAĞINI AÇIKLADI Dr. Eğilmez, 2026 yılı sonu enflasyon tahminlerini aktardı: IMF yüzde 21, OECD yüzde 20,8, OVP ise yüzde 16 öngörüyor. Ayrıca kurumların büyüme öngörüleri hakkında şu rakamları paylaştı: IMF yeni yılda Türkiye için yüzde 3,7, OECD yüzde 3,4 ve OVP yüzde 3,8 büyüme bekliyor. Eğilmez, Türkiye’nin potansiyel büyüme hızını yaklaşık yüzde 5 olarak değerlendirirken, 2025’in yüzde 3,7 civarında tamamlanacağını ve 2026 için de yüzde 3,7 beklediğini belirtti.
İstihdam ve Geniş Tanımlı İşsizlik
İşsizlik oranına ilişkin değerlendirmesinde Dr. Eğilmez, dar tanımlı işsizlik oranının yüzde 8,5 ile doğal seviyesinde seyrettiğini, ancak iş aramaktan vazgeçenlerin de dahil edildiği geniş tanımlı işsizliğin yüzde 29,6 ile çok yüksek olduğunu vurguladı ve bu durumu “Burada ciddi başarısızlık var” sözleriyle nitelendirdi.
Bütçe Açığı ve Depremin Etkisi
Bütçe açığına ilişkin değerlendirmesinde Eğilmez, depremin kamu maliyesine 100-110 milyar dolarlık bir maliyet getirdiğini, bunun büyük ölçüde bütçeden karşılandığını ve bu durumun son iki yıldaki bütçe açıklarını artırdığını söyledi. 2025 yılı için bütçe açığının yüzde 3 civarında kapanabileceğini, 2026’da ise bu oranın yüzde 3’ün altına gerileyebileceğini öngördü.
Rezervler ve Dış Kaynaklar
‘REZERVLERİN DURUMU EKSİDEN İYİ’ İthalattaki artış hızının yavaşladığını, turizm gelirlerinin yüksek, ihracatın ise istikrarlı seyrettiğini belirten Eğilmez, rezervlerde konjonktürel bir artış olduğunu ve sıcak para çekebilecek durumda olunduğunu ifade etti. Yıl sonuna 195 milyar dolar gibi bir rezervle girileceğini, bunun 70 milyar dolarının Merkez Bankası’na ait olduğunu aktardı ve “Rezerv rezervdir. Eksi net rezervler gördüğümüz için bu durum iyi” değerlendirmesinde bulundu. Küresel risklere değinirken dış kaynaklı en büyük belirsizliğin ABD’deki gelişmeler olduğunu, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın olası adımlarının küresel ekonomi açısından risk oluşturduğunu belirtti.
Gelir Dağılımı ve Sosyal Göstergeler
2024 yılı gelir dağılımı verilerine de değinen Eğilmez, en düşük gelir grubundaki yüzde 20’lik kesimin GSYH’den aldığı payın yüzde 6,3’ten yüzde 6,4’e yükseldiğini ve Gini katsayısının 0,41 seviyesinde bulunduğunu aktardı.
















