İstanbul Büyükşehir Belediyesi Davası Silivri’de Başlıyor
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik mali soruşturma kapsamında hazırlanan yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianameyle açılan dava bugün Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi Duruşma Salonu’nda ilk duruşmasını görüyor. Davada, aralarında seçilmiş İBB Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 402 sanık yer alıyor; bunlardan 106’sı tutuklu bulunuyor. İddianamede 143 eylem ve 17 ayrı suçlama sayıldı. Cumhuriyet gazetesi duruşma sürecini Silivri’den takip ediyor.

Silivri’de Güvenlik Önlemleri
Duruşma öncesi cezaevi çevresindeki araç yoğunluğu ve jandarmanın geniş güvenlik tedbirleri dikkat çekti. Mahkeme tarafından duruşma düzenine ilişkin ayrıntılı güvenlik ve giriş tedbirleri belirlendi.
Operasyon Süreci ve Tutuklamalar
Soruşturma kapsamında 18 Mart’ta Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edildiği, 19 Mart sabahı evinde gözaltına alındığı bildirildi. İmamoğlu aynı gün resmi sosyal medya hesabından, “Büyük bir zulümle karşı karşıyayız ama yılmayacağım. Kendimi milletime emanet ediyorum” ifadesini paylaştı. Operasyon sırasında Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve İmamoğlu’nun danışmanı Murat Ongun, İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökce, İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü Tuncay Yılmaz ve İBB Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas’ın da aralarında bulunduğu isimler gözaltına alındı. 23 Mart’ta 20 kişi tutuklandı; operasyonlar daha sonra dalga dalga devam ederek toplamda 106 kişi tutuklandı.
İddianamenin Hazırlanması ve İçeriği
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 6 cumhuriyet savcısı ve bir başsavcıvekiliyle yürütülen soruşturma 237 gün sonra tamamlandı ve yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianame hazırlandı. İddianame 11 Kasım tarihinde kamuoyuna duyuruldu. Toplam 402 sanık bulunuyor; bunlardan 106’sı tutuklu, 170’i adli kontrol şartıyla, 7’si hakkında yakalama emriyle aranan kişiler olduğu belirtildi.
Suçlamalar ve Örgüt İddiası
İddianamede sanıklar hakkında 143 farklı eylem kapsamında “suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme, rüşvet alma, rüşvet verme, irtikap, ihaleye fesat karıştırma, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, suç gelirlerini aklama, kişisel verilerin kaydedilmesi, kişisel verileri ele geçirme ve yayma, çevrenin kasten kirletilmesi, Orman Kanunu’na muhalefet, halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma, kamu malına zarar verme ve Maden Kanunu’na muhalefet” gibi 17 ayrı suçlama yer alıyor. Hakkında dava açılan sanıklardan 99’unun “örgüt mensubu” olduğu iddia edildi; bu kişiler arasında Ekrem İmamoğlu’nun örgütün kurucusu ve lideri olduğu, 6 kişinin örgüt yöneticisi, 92 kişinin ise örgüt üyesi olduğu ileri sürüldü. Diğer sanıkların ise örgüt mensubu olmamakla birlikte bağlantılı suçlar işledikleri belirtildi.
İmamoğlu’na Yönelik Ceza Talebi
İddianamede, örgütün kurucusu ve lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu hakkında, doğrudan işlendiği öne sürülen suçlar ile iddianame kapsamındaki 143 eylem çerçevesinde 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.
Davanın Seyri ve Mahkeme İşlemleri
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi iddianameyi kabul ederek dava dosyasını 25 Kasım 2025’te açtı; tensip zaptı 18 gün sonra UYAP’a yüklendi. Mahkeme heyeti ilk duruşma tarihini 9 Mart 2026 olarak belirledi; duruşmanın Marmara Ceza İnfaz Kurumu’ndaki salonlardan birinde görülmesine karar verildi. İlk tutukluluk incelemesinde tüm tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi. Mahkeme tarafından ilan edilen Yargılama Hedef Süre Formu’nda yargılamanın azami 4 bin 600 günde tamamlanmasının hedeflendiği, bu sürenin yaklaşık 12,5 yıla denk geldiği bildirildi.
İddianamede Yer Alan Ayrıntılar
İddianamede Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu, oğlu Selim İmamoğlu ve bazı gazetecilerin de şüpheli olarak yer aldığı, örgüt üyesi olduğu iddia edilen Tuncay Yılmaz, Mehmet Murat Çalık, Resul Emrah Şahan, Yakup Öner, Mustafa Akın, Yiğit Oğuz Duman, Cevat Kaya, Seza Büyükçulha ve Mehmet Pehlivan gibi isimlerin doğrudan örgüt liderine bağlı hareket ettikleri savunuldu. İddianamede, haksız kazanç temin etme amacıyla bir araya geldikleri ileri sürülen örgütün lider, yönetici ve üyelerinin eylemlerinin belirli bir iş bölümü içinde gerçekleştirildiği ve elde edilen haksız kazancın örgüt içinde paylaştırıldığı iddia edildi. Örgütün ilk eylem tarihinin 2015, ilk yapılanma yerinin ise Beylikdüzü olduğu iddia edildi.
Otel Kameralarının Kapatılması ve Gizlilik İddiası
İddianamede, İmamoğlu’nun toplantı yaptığı bir otelde güvenlik kameralarının kapatılmasının ve sinyal kesici cihazların kullanımının örgütsel bir davranış ve suç teşkil ettiği ileri sürüldü. Bu uygulamanın örgütün gizlilik unsuru olarak değerlendirildiği, amacı ise örgüt mensuplarının deşifre olmaması, sistemin işleyişinin aksatılmaması ve suç delillerinin gizlenmesi olarak belirtildi.
Örgütün Amaçları ve Siyasi Hedefler
İddianamede, örgütün asıl amacının maddi zenginleşme, ikinci amacının elde edilen maddi sermayeyle CHP’nin ele geçirilmesi ve üçüncü amacının ise elde edilen siyasi güçle Ekrem İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı yapmak olduğu iddia edildi. İddianamede; İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı’ndan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yükselişi sürecinde parti içi yapılanmaları kendi himayesine sokmaya çalıştığı ve parti içinde tek söz sahibi olmayı hedeflediği öne sürüldü.
Örgütün Yayılımı İddiası
İddianamede örgütün eylemlerinin “ahtapotun kolları gibi” İstanbul’un geneline yayıldığı belirtildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “ahtapotun kolları” benzetmesini kullanması iddianamede yer aldı. Mahkeme, tutukluluk incelemelerinde 106 sanığın hiçbirinin tahliyesine karar vermedi.
Duruşma Salonları ve Altyapı
Dava kapsamında çok sayıda tutuklu bulunduğu için Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi içinde yeni bir duruşma salonu inşaatına cezaevi otoparkının bir bölümünde başlandı. Bu salonun maliyetinin yaklaşık bir milyar lirayı bulacağı belirtiliyor; inşaat henüz tamamlanmadı. Mahkeme, duruşmanın Marmara Açık Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki 1 No’lu salonda gerçekleştirileceğini bildirdi. Sanık sayısının fazlalığı, dosya kapsamı ve güvenlik gerekçeleri dikkate alınarak duruşma düzenine ilişkin ayrıntılı tedbirler alındı.
Giriş Kartı, Akreditasyon ve Katılım Kuralları
Mahkeme duruşma salonuna girişlerin kartlı sistemle yapılacağı ve sanıklar, avukatlar, tanıklar, basın mensupları ile görevliler için giriş kartı hazırlanacağını duyurdu. Tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile müdafi ve vekillerinin salona öncelikli alınacağı; basın mensupları için akreditasyon ve güvenlik değerlendirmesi şartı getirildiği belirtildi. Salona en fazla 5 yabancı basın mensubu, ulusal basın kuruluşlarından ise aynı basın grubundan yalnızca bir kişi olmak üzere toplam 20 basın mensubu kabul edilecek. Yazılı ve görsel basın kuruluşları birer temsilci ile salonda yer alabilecek. Salonda yer kalmaması halinde diğer basın temsilcileri için duruşmanın ekranla yansıtılacağı ayrı bir bölüm oluşturulacak.
Avukat ve Yakınlar İçin Sınırlamalar
Her sanığın en fazla 3 müdafi ile temsil edilebileceği kaydedildi. Avukatlar için ayrılan bölüm yetersiz kalırsa izleyici alanının bir kısmı müdafilere tahsis edilebileceği belirtildi. Fiziki imkanlar ölçüsünde her sanığın birinci derece yakınına öncelik tanınacağı ifade edildi.
Kayıt Yasağı ve Sağlık Tedbirleri
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 183. maddesi ve Türk Ceza Kanunu’nun 286. maddesine atıf yapılarak duruşma sırasında sesli ve görüntülü kayıt cihazlarının kullanılamayacağı, kurala uymayanlar hakkında yasal işlem yapılacağı bildirildi. Olası sağlık durumları için duruşma salonu binasında doktor ve sağlık personeli hazır bulundurulacak, tutuklu sanıklar duruşma saatinden önce salona nakledilecek ve güvenlik önlemleri ilgili kolluk birimlerince sağlanacak.
Mahkeme Düzenlemeleri ve Salona Alım Sıralaması
Mahkeme, duruşma öncesinde yeni bir müzekkere yazarak cezaevi yerleşkesine gelenlerin salona alınma sıralamasını belirledi: tutuklu sanıklar, tutuksuz sanıklar, sanık müdafileri, müştekiler, müşteki vekilleri, tutuklu sanık yakınları, basın mensupları, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu temsilcileri şeklinde uygulanacağı bildirildi.
Uluslararası Basında Yansımalar
İddianame uluslararası basında geniş yankı buldu. Financial Times süreci “İmamoğlu’nun siyasetten tamamen dışlanmasını amaçlayan bir girişim” olarak nitelendirirken, FT iddianamede yer alan 160 milyar TL’lik kamu zararı iddiasını “olağan dışı ve siyasi saiklerle hazırlanmış” şeklinde yorumladı. New York Times davayı “Erdoğan’ın yargı üzerindeki etkisini pekiştirdiği” bir örnek olarak değerlendirdi. Washington Post iddianameyi “2 bin 352 yıl hapis cezası talep edilen belediye başkanı” başlığıyla gündeme taşıdı. Euronews süreci “daha geniş kapsamlı bir baskı kampanyasının parçası” olarak yorumladı. Bloomberg ekonomik etkileri öne çıkarırken BBC News davayı “son yılların en geniş kapsamlı siyasi soruşturmalarından biri” olarak tanımladı.
İddianamede Yer Alan Bazı Değerlendirmeler
İddianamede, örgütün lider, yönetici ve üyelerinin elde edilen suç gelirlerini kişisel zenginleşme ve siyasetin finansmanı için kullandıkları, örgütün siyasi hedeflerinin İmamoğlu’nu Beylikdüzü’nden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na taşımak, CHP’yi ele geçirmek ve İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı yapmak olduğu iddia edildi. Ayrıca iddianamede, örgüt eylemlerinin İstanbul geneline yayıldığı, gizlilik uygulamalarının örgütsel bir unsur olarak değerlendirildiği ve ilk eylem tarihinin 2015 olarak gösterildiği vurgulandı.

















