Sinop’ta Hamsi Avında Yakalanan Yılan Balığı
Sinop’ta, hamsi avcılığı için Karadeniz’e açılan balıkçılar ağlarını denize bıraktı. Avı tamamlayan balıkçıların ağına nadir görülen bir balık takıldı.
Hamsi avı sırasında ağdan çıkan bu balık, balıkçıların dikkatini çekti. Bir süre sonra hamsi dolu ağlarını denizden çıkaran balıkçılar, hamsilerin içinde bir yılan balığı olduğunu fark etti.
Gözler fal taşı gibi açıldı; daha çok akarsuların denizle buluştuğu noktalarda yaşadığı bilinen ve son yıllarda nadir görülen yılan balığı, kentteki bir balıkçı tezgahında satışa sunuldu.
Boyu 1 metreye yakın olan ve vatandaşların ilgisini çeken bu balık, aşırı kaygan yapısı nedeniyle dikkat çekiciydi ve kısa sürede satıldı.
Yılan balığının mücadele öyküsü, nesli tehlike altında olan bu türün yaşam döngüsünü ortaya koyuyor. Yılan balığı, ‘Nesli tehlike altında kritik öneme sahip tür’ olarak tanımlanıyor ve avcılığı kontrollü bir şekilde izin veriliyor.
Üreme alanları Meksika Sargasso Körfezi olan yılan balığı, körfezin 500 metre altında üreterek larva olarak su yüzeyine çıkıyor. Değişim geçiren hayvan, okyanusu geçerek Cebelitarık bölgesine kadar ulaşıyor. Cebelitarık’ta cam akıntılarla Akdeniz’e varan yılan balığı, burada sarı renge dönüşüyor. Tamamen yüzebilecek duruma geldikten sonra Ege Denizi’ne geçiyor.
Yaşam alanı olarak ağırlıklı tatlı su bölgelerini seçen yılan balığı, Ege’nin ardından Bafa Gölü’ne ulaşıyor. Bu şaşırtıcı öyküde, yılan balığı 3 yılda yaklaşık 7 bin kilometre kat ederek Bafa’ya geliyor, olgunluğa erişiyor ve üremek için tekrar Sargasso Körfezi’ne dönüyor. Yaşam döngüsü burada sona eriyor.
Türkiye’de başta Ege ve Akdeniz olmak üzere bazı iç sularda yaşayan yılan balıkları, buradan ayrılıp Sargasso Körfezi’ne genellikle kışın yola çıkıyor. Gelişleri ise her mevsimde gözlemlenebiliyor. Larva halinden balığa dönüşen yılan balıklarının Türkiye’ye olan güzergahlarını nasıl belirledikleri, içgüdüsel olup olmadığı henüz bilimsel olarak kanıtlanmamış olup, Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerindeki bilim insanları bu konuda çalışmalar yürütüyor.
Bafa Gölü’nün etrafındaki 6 mahallenin geçim kaynağı olan yılan balığı, yılda 40 ton avlanıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı, av için her yıl yılan balığı kotası belirliyor. Diğer balıklara göre avlanması farklı olan yılan balığını avlamak için göle pinter (sepet ağ) atılıyor. Pinterler haftanın belirli günleri kontrol ediliyor. Yılan balığı, dışının aşırı kaygan olmasından dolayı elle tutulamadığı için avlandıktan sonra canlı olarak fileli bir torbaya boşaltılıyor.
Avlanan balıkların neredeyse tamamı Güney Kore başta olmak üzere Asya ülkelerine gönderiliyor.
Türkiye Su Ürünleri Derneği Başkan Yardımcısı ve Adnan Menderes Üniversitesi Su Ürünleri Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Deniz Çoban, yılan balıklarının boylarının 150 santimetreye kadar ulaşabileceğini belirterek, üremek için denizleri, yaşamak içinse tatlı suları tercih ettiğini vurguladı. Balığın denizden Bafa Gölü’ne geçerek adaptasyon sağladığını ve 6-7 bin kilometre mesafe kat ederek neslini devam ettirdiğini ifade etti. Çoban, ‘Bafa Gölü, Menderes’ten beslendiği için alüvyonla birikimi çok fazla. Yılan balıkları buradaki çamurlu bölgelerde kendilerine yer ediniyor.’ diye ekledi.
Bafa Gölü’nde balıkçılık yapan Mustafa Çay, yılan balığının ana geçim kaynaklarından biri olduğunu söyledi. Yılan balığının çok lezzetli olduğunu ve bir kez tatıldıktan sonra alışkanlık yaptığını belirterek, ‘Tamamını yurt dışına gönderiyoruz. Pinterleri kendimiz yapıyoruz ve avlıyoruz. Yılan balığı bol çıkmaz, daha az çıkan bir balık.’ dedi.
Balıkçı Fatih Yavaş ise, ‘Şu anda yılan balığı mevsimi. Ekim ayında pinterleri kurarız ve lodos havasını bekleriz, çünkü o dönemlerde daha çok yakalanıyor. Buradaki ürünleri Kuzey Kore’ye gönderiyoruz. Herkes ekmeğini yiyor, nasipleniyor.’ ifadelerini kullandı.
Yusuf Gündüz de, yılan balığı işçiliğinin zor olduğunu, haftanın belirli günleri pinterleri kontrol ettiklerini ve bazen çok bazen az balıkla eve döndüklerini dile getirdi.

