GSS borç affı yürürlüğe girdi; 2016 öncesi borçlar silindi, ancak yeni prim yükü ağır
Ekonomik krizle boğuşan milyonlar için sağlık hizmetine erişim giderek zorlaşırken, hükümetten tartışma yaratan bir adım geldi. Kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak anılan düzenleme Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre, 1 Ocak 2016 öncesine ait Genel Sağlık Sigortası (GSS) prim borçları silindi.

Düzenleme ile 1 Ocak 2016 tarihinden öncesine ait ve bugüne kadar ödenmemiş GSS prim borçları, gecikme cezaları ve faizleriyle birlikte tamamen kaldırıldı. Kanuna eklenen geçici madde ile eski dönemlere ait borçların kapatılmasının gerekçesi, ekonomik zorluklar nedeniyle borçlarını ödeyemeyenlerin yükünü hafifletmek ve sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmak olarak açıklandı. Ancak, af yalnızca üzerinden uzun süre geçmiş ve tahsil edilmesi neredeyse imkansız hale gelmiş alacakları kapsıyor.
Af kapsamı ve etkileri
Düzenlemenin kapsamı sınırlı kaldı. Yaklaşık 1 milyon 500 bin kişinin bu aftan yararlanması bekleniyor. Silinen tutarın toplamda yaklaşık 3 milyar 258 milyon lira olduğu tahmin ediliyor. Buna karşılık, şu anda sistemde GSS borcu bulunan kişi sayısı yaklaşık 8 milyona ulaşmış durumda; dolayısıyla af, borçlu kitlesinin sadece küçük bir kısmına rahatlama sağlıyor.

Güncel primlerde yüzde 100 artış
Eski defterler kapatılırken, güncel primlerde ise önemli bir artış yapıldı. Yapılan düzenlemeyle GSS prim oranı, brüt asgari ücretin yüzde 3’ünden yüzde 6’sına çıkarıldı. Asgari ücret zammının da etkisiyle işsizlerin ve herhangi bir sosyal güvencesi olmayanların sağlık hizmeti için ödeyecekleri tutar belirgin şekilde yükseldi.
Resmi rakamlarla dönemsel prim tutarları şu şekilde:

- Kasım 2025 Öncesi: 780 TL
- Kasım 2025 (Oran artışı sonrası): 1.560 TL
- 1 Ocak 2026: 1.981 TL
Vatandaşın yükü ağırlaştı
Gelir testine girmemiş veya gelir seviyesi düşük olduğu halde sistem tarafından “borçlu” statüsüne düşürülen milyonlar için durum giderek içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Halihazırda 2 milyonu aşkın kişi GSS primini kendi cebinden ödemeye çalışırken, aylık neredeyse 2 bin liraya dayanan bu zorunlu ödeme, dar gelirli vatandaşları sağlık hizmetinden vazgeçme noktasına getiriyor.
İktidarın 2016 öncesine ait borçları silmesi, bugün rekor seviyeye ulaşan prim yükünün altında ezilen milyonların sorununu çözmekten çok, tahsil edilemeyen rakamların kağıt üzerinde kapatılması şeklinde yorumlanıyor. Yapılan düzenleme, eski borçları ortadan kaldırsa da yeni dönemdeki artan prim yükü vatandaşın omzundaki mali baskıyı hafifletmiyor.

