Kuver ve Servis Ücretlerinin Yasaklanması, Fiyatlara Nasıl Yansıyacak?
Resmi Gazete’de yayımlanan kararla kuver ve servis ücretlerinin yasaklanması, ilk bakışta tüketiciyi koruma amacı taşısa da uygulamada farklı sonuçlar doğurabilir. İşletme sahipleri, personel, kira ve enerji gibi sabit ve düşmeyen maliyetlerini karşılamak için ayrı ücretleri menü fiyatlarına yedirmek zorunda kalacaklar. Bu nedenle tüketici fişin sonunda ayrı bir kalem görmese bile yediği kebap, içtiği kahve veya pasta kalıcı olarak pahalanmış olacak.

Bu durum, fiyat artışlarının enflasyon sepetine daha doğrudan ve geri dönülemez şekilde girmesine yol açabilir; algıda bir rahatlama olsa da reel maliyette bir değişiklik olmayacaktır.
Algılanmayan Fark Teoremi ve Psikolojik Etkiler
Ekonomist Yağız Kutay, Paraanaliz’de yayımlanan yazısında “Algılanmayan Fark Teoremi” (AFT) kavramıyla halkın nasıl bir psikolojik tuzağa çekildiğini açıkladı. Kutay’a göre servis ücretinin fiş üzerinde ayrı bir kalem olarak bulunması, tüketici için bir uyarıcı işlevi görüyordu. Yeni düzenlemeyle şu etkiler ortaya çıkacak:

- Fark Gizleniyor: 400 TL’lik bir yemeğin içinde kaybolan 50 TL, tüketici tarafından daha kolay kanıksanacak.
- Referans Fiyat Şişiyor: Halk artık 350 TL + 50 TL yerine doğrudan 400 TL’lik bir baz fiyata alışacak. Bu yüksek başlangıç noktası, işletmecinin bir sonraki zammı tepki çekmeden yapmasını kolaylaştıracak.
Etkin Bir Enflasyon Mücadelesi Olur mu?
Kutay, düzenlemeyi “fiyat etiketinin tasarımıyla uğraşmak” olarak nitelendiriyor ve bunun enflasyonla mücadele için yeterli olmayacağını vurguluyor. Talep ve maliyetler sabitken yapılan bu hamle, gerçek fiyat dinamiklerini değiştirmediği için kısa vadede yanıltıcı bir algı yaratıyor.
Çarpıcı bir benzetmeyle Kutay, durumu şöyle özetliyor: “Araba hızlanırken hız göstergesini kapatıyoruz. Araba yavaşlamıyor, sadece kaçla gittiğimizi daha geç fark ediyoruz.”
Şeffaflık mı, Maskeleme mi?
Özetle, düzenleme bazı keyfi uygulamaları azaltabilir ancak orta vadede fiyatları daha yapışkan hale getirme riski taşıyor. Enflasyon, maliyetler ve beklentiler yönetilmeden yalnızca kalemleri kaldırarak halkın alım gücünü korumak mümkün görünmüyor. Tüketicinin algısı rahatlamış olabilir, ancak gerçek maliyetler menüler içine gizlenmiş olmaya devam edecek.
















