Et Fiyatları ve Asgari Ücret: Cumhuriyet Tarihinde Yeni Bir Safha
İktidarın uyguladığı ekonomi politikaları alım gücündeki düşüşü sürdürürken, tarım ve hayvancılıkta yapılan hamlelerin olumsuz sonuçları devam ediyor. Artan maliyetler ve azalan alım gücü vatandaş ile kasap reyonu arasındaki mesafeyi büyüttü. Kanayan yara haline gelen et fiyatlarına getirilen ithal et müdahalesi, kasap reyonunda tarihî etiketlerin ortaya çıkmasına neden oldu. Asgari ücretin açlık sınırının altında kalacak şekilde zamlanmasının ardından, et fiyatları da tarihî bir boyuta ulaştı.

Fiyat Artışının Dinamikleri ve Şap Hastalığının Etkisi
İthal et ile rekabet edecek gücü olmayan üretici, 2025 yılında ortaya çıkan şap hastalığıyla birlikte ağır bir darbe aldı ve et fiyatları kontrolden çıktı. Besicilikte maliyetlerin hızla yükselmesiyle sektör kan kaybederken, kırmızı et fiyatlarındaki artış son iki yılda yüzde 113 seviyelerine ulaştı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) verilerine göre, Aralık 2025’te marketlerde bir kilogram dana etinin ortalama fiyatı 864.81 TL’ye yükselerek dolar bazında ilk kez 20 doları aştı. Dünyada ortalama et fiyatı 7.3 dolar iken, Türkiye’de kırmızı etin fiyatı 20.31 dolara çıkarak Cumhuriyet tarihinin en pahalı et kilogram fiyatı rekorunu kırdı.

Asgari Ücretlinin Et Tüketimi ve Satın Alma Gücündeki Kayıp
Yüzde 27 artışla asgari ücret açlık sınırının 2 bin lira altında kalacak şekilde net 28 bin 75 liraya belirlenince asgari ücretli et tüketiminden vazgeçmek zorunda bırakıldı. Dünyanın en pahalı etini tüketen asgari ücretli, 2026 yılı maaşıyla ancak 32.4 kilogram et alabiliyor. Buna karşılık Aralık 2024’te etin kilogram fiyatı 405.7 TL iken, aynı dönem asgari ücretli sofrasına 41.9 kilogram et koyabiliyordu. Dezenflasyon gerekçesiyle asgari ücrete pazar ve TÜİK enflasyonunun altında artış yapılması, vatandaşın sofrasından yaklaşık 10 kilogram et eksilmesine yol açtı.

Yeni Rekorlar ve İthalat Kararı
Tarım yazarı Gazi Kutlu, Nisan 2025’te et kesim fiyatlarındaki yıllık artış oranının yüzde 21 seviyesindeyken yıl sonunda yüzde 55’e ulaştığını bildirdi. Kutlu’ya göre şap hastalığı ile yem ve işçilik maliyetleri fiyatlar üzerindeki baskıyı artırdı. Canlı hayvan varlığındaki yetersizlik de fiyat artışlarına zemin hazırladı. Kutlu, “Geçen yılın ilk 11 ayında 654 bin 430 baş büyükbaş hayvan ithalatı için 1 milyar 53 milyon dolar, 56 bin ton et ithalatı için ise 443 milyon dolar ödendi. Et fiyatlarındaki yükseliş devam ettiği için Tarım ve Orman Bakanlığı Ramazan Bayramı’na kadar ithalat kararı aldı. Ancak bu adımın et fiyatlarını kısa vadede düşüremeyecek. Büyük olasılıkla yıl sonuna kadar ithalat sürecek” ifadelerini kullandı.

Et fiyatlarındaki zam furyası ocak ayında da sürdü ve bugün ortalama et fiyatları 900 liraya kadar yükseldi. Kutlu, “Yakın zamanda 1.000 liranın üzerine çıkması şaşırtıcı olmaz. Şu anda yaklaşık 21 dolar seviyesinde olan et fiyatları, kur sabit kalsa bile 25 dolara kadar yükselebilir. Besici pahalı üretiyor, tüketici pahalıya alıyor” değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa ile Karşılaştırma: Alım Gücü Farkı
Vatandaş, dolar bazında dünya ortalamasının yaklaşık üç katı fiyatına et alırken Türkiye, kişi başı ortalama 17.19 Euro ile Avrupa ülkeleri arasında 11. sırada yer alıyor. Sıralamada Lüksemburg 32.40 Euro ile Avrupa’nın en pahalı et tüketen ülkesi konumunda. Lüksemburg’u 28.15 Euro ile Danimarka, 24.80 Euro ile Avusturya, 22.10 Euro ile İsveç ve 21.30 Euro ile Finlandiya takip ediyor. Ancak Avrupa ülkelerindeki yüksek alım gücü, ete erişim sıkıntısının yaşanmasını önlüyor.

Örneğin Almanya’da ocakta asgari ücret 2.409 Euro’ya yükseldi. Almanya’da kırmızı etin kilogram fiyatı 19.90 Euro olduğunda bir asgari ücretli 121 kilogram et satın alabiliyor. Türkiye’de ise bir asgari ücretlinin alabildiği et miktarı 32.4 kilogramla sınırlı kalıyor.

