Başkan Erdoğan’dan ‘Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’ Mesajı
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” kapsamında düzenlenen programda yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddetle mücadeledeki kararlılığını ve konuyla ilgili değerlendirmelerini paylaştı. Erdoğan, derdini içine atmak zorunda kalmış kadınlarla dayanışma için bir araya gelindiklerini belirterek, hayatını kaybeden tüm kadınlara Allah’tan rahmet diledi ve travmalar yaşayan kadınlara geçmiş olsun temennisinde bulundu.
Cumhurbaşkanı olarak ve iki kız babası sıfatıyla kadına yönelik şiddetle mücadelede en ön safta yer alacağını vurgulayarak, insana, hele ki kadına ve çocuğa karşı şiddetin bir insanlık suçu olduğunu söyledi. Kadına el kaldıranın elinin ve vicdanının kararmış olduğunu, izan ve ahlak sahibi hiçbir erkeğin eş, evlat veya kardeşine karşı menfi tutum içinde olamayacağını ifade etti. İnancın mensupları olarak böylesi davranışların kendilerine yakışmadığını belirterek kararlılıktan geri adım atılmayacağını bildirdi.
Kadınların kendi meselelerine daha fazla sahip çıktığını memnuniyetle gördüklerini aktaran Erdoğan, bu dayanışma sayesinde değişimin daha hızlı gerçekleşeceğini ve onlardan alınan ilhamla daha ileri adımlar atılacağını söyledi.
“Tek Bir Kayıp Bile Çoktur”
Erdoğan, kadına yönelik şiddette istatistiklerin ötesinde canın esas olduğunu vurgulayarak, tek bir kadının bile şiddete uğramasının küçük kıyametin kopuşu anlamına geldiğini ifade etti. Gazetelerde yer alan her bir şiddet olayının yarım kalmış bir insan hikayesine, öksüz kalmış bir çocuğa ve sönmüş hayallere tekabül ettiğini belirtti. Tek bir kaybın dahi çok olduğunun altını çizdi ve şiddeti sıfırlayamamanın üzüntüsünü her olayda hissettiklerini söyledi.
“Gazze’de Kadınlara Yönelik Barbarlık Hak Ettiği Tepkiyi Görmedi”
Konuşmasında çatışma ve savaşların yükünü en çok kadınların ve çocukların çektiğini belirten Erdoğan, İsrail’in Gazze’de katlettiği çocuk sayısının 20 bini aştığını ve ölümlerin üçte ikisinin kadınlar ile çocuklardan oluştuğunu söyledi. Bu rakamların ürkütücü olduğunu, insanlıktan nasibini almış herkesin böyle bir trajediye sessiz kalamayacağını ifade etti. Gazze’de kadınlara yönelik barbarlığın hak ettiği tepkiyi görmediğini, failin kimliğinin verilecek tepkinin dozunu belirlediğini ve İsrail’e hak ettiği baskının kurulmadığını dile getirdi.
Erdoğan, tepkilerin ölçüsünü mağdur ve faillerin kimliklerine göre ayarlayanların, suçu işleyenler kadar zulme ve adaletsizliğe ortak olduğunu belirtti. Belirli ülkelere veya toplumlara mal edilen yaklaşımların sorunun kronikleşmesine neden olduğunu, Gazze’de kadınları görmezden gelmenin yanı sıra kapitalist sistemin mağdur ettiği kadınların da göz ardı edildiğini söyledi. Kadınların onuruna veya canına yönelik her saldırının ideolojik ayırımlar gözetmeden karşı durulması gereken bir eylem olduğunu vurguladı ve kadına şiddetin ideolojik kavgalara meze edilmesini tasvip etmediklerini belirtti. Türkiye olarak hem ülkede hem dünyada kalıpları zorlamaya ve konformistlerin rahatını bozmaya devam edeceklerini, zalimin de mazlumun da kimliğine bakmadan hakkı savunacaklarını ifade etti. Gazze’nin cefakar, vefakar ve cesur kadınlarını selamlayıp şehitleri rahmetle yad etti.
“Erkek ile Kadın Arasındaki Rol Dağılımının Adaletli Yapılması Şarttır”
Erdoğan, ailenin kilit taşının kadın olduğunu, kadının mutlu ve huzurlu olması halinde ailenin de mutlu ve huzurlu olacağını söyledi. Kadına yönelik şiddetin öncelikle ailenin huzuruna vurulmuş menfur bir darbe olduğunu belirtti. Kültürümüzde aile mahremiyetinin önemli olduğunu ancak aile içinde zulüm, haksızlık veya kadına ve çocuğa yönelik şiddet varsa bunun artık aile mahremiyeti kapsamında değerlendirilemeyeceğini vurguladı. Şiddetin kişisel bir mesele olarak kalmadığını, tüm toplumu enfekte eden bir sorun olduğunu ve müdahale edilmezse zamanla yayılacağını ifade etti.
Erken yaşlarda şiddete maruz kalan çocukların sorunlarını şiddetle çözmeye meyilli hale geldiğini belirterek, çözümün aile kurumuna sahip çıkmaktan geçtiğini söyledi. Şehir hayatıyla birlikte ailenin omuzuna binen yükün arttığını, kadın ile erkeğin rol dağılımının adaletli yapılmasının şart olduğunu, eski davranış kalıplarının aynen devam etmesinin beklenemeyeceğini belirtti. Çocuk yetiştirmede babalara da önemli sorumluluklar düştüğünü, dijital dünyadan doğan tehditler artarken çocuklara kol kanat germenin sadece annelerin değil babaların da birincil görevi olduğunu ifade etti. Hayatı paylaştığımız eşlere daha fazla destek olunması gerektiğini, babalardan ellerini taşın altına daha fazla koymalarını istirham etti.
Erdoğan, 2023 Mayıs seçimlerinde kadın milletvekili sayısının 119’a yükseldiğini, temsil oranının beş kat artarak yüzde 19,83’e çıktığını ve bu başarıların altına imza atan kadınları yürekten tebrik ettiğini söyledi.
Konuşmasının devamında, şiddetsiz bir toplum inşa etmek için delile dayalı, çok sektörlü politikalar geliştirileceğini; güvenli kamusal, sosyal ve dijital alanların yaygınlaştırılması için geniş çaplı çalışmalar yapılacağını belirtti. Erken uyarı ve müdahale sistemlerinin geliştirileceğini, kadına yönelik şiddetle mücadele 5. eylem planının hayırlı olmasını diledi ve emeği geçenlere teşekkür etti. Bir kez daha kadına şiddetin insanlığa ihanettir dedi.
















