Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ndan Emsal Niteliğinde Karar
Yargıtay, sosyal güvenlik sisteminde uzun süredir tartışma konusu olan “hem eşten hem babadan ölüm aylığı” meselesine ilişkin emsal niteliğinde bir karara imza attı. Karar, aynı anda hem dul hem yetim aylığı almak isteyen hak sahipleri açısından bağlayıcı bir çerçeve ortaya koydu.

Olayın Başlangıcı ve İddialar
SGK Başmüfettişi İsa Karakaş‘ın Türkiye Gazetesi’ndeki yazısına göre süreç, eşinin vefatı nedeniyle SSK (4/1-a) kapsamında ölüm aylığı alan bir kadının, daha önce hayatını kaybeden babası üzerinden de Bağ-Kur (4/1-b) kapsamında ikinci bir aylık talep etmesiyle başladı. Başvuru Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından reddedildi. Davacı taraf, babanın 2008 öncesinde vefat ettiğini belirterek, eski mevzuat hükümlerine göre ikinci aylığın bağlanması gerektiğini savundu.

Yargılama Süreci ve Mahkeme Kararları
Yargılama sırasında mahkemeler farklı kararlar verdi. İlk derece mahkemesi davayı reddederken, istinaf mahkemesi yerel mahkeme kararını kaldırarak davacıyı haklı buldu ve eski mevzuatın uygulanması gerektiğine hükmetti. Dosya, temyiz üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi‘ne taşındı; daire istinaf kararını bozdu. Bölge Adliye Mahkemesi’nin direnmesi üzerine uyuşmazlık Yargıtay Hukuk Genel Kurulu‘na geldi.
Hukuk Genel Kurulu’nun Değerlendirmesi
İsa Karakaş, Hukuk Genel Kurulu kararının detaylarını aktarırken “hakkın doğduğu tarih” vurgusuna dikkat çekti. Kurul, sigortalıya ilişkin şartların ölüm tarihinde; hak sahibine ilişkin şartların ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte bulunan mevzuata göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Somut olayda davacının babasından aylık alma hakkının, eşinin vefatıyla doğduğu ifade edildi.
Uygulanan Mevzuat ve Sonuç
Kurul, eşin 1 Ekim 2008’den sonra vefat etmiş olması nedeniyle 5510 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanması gerektiğine hükmetti. Kararda, 5510 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri uyarınca hem eşten hem babadan ayrı ayrı ölüm aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı; yalnızca yüksek olan aylığın tercih edilebileceği açıklandı. Bu çerçevede davacının “çift aylık” talebinin hukuken karşılık bulmadığına karar verildi.
Kararın Önemi ve Beklenen Etkileri
Emsal niteliği taşıyan bu kararın benzer durumdaki hak sahipleri açısından yol gösterici olması bekleniyor. Karar, sosyal güvenlik uygulamalarında güncel mevzuatın esas alınacağına ilişkin yaklaşımı netleştirmiş oldu.

