Emekli Zamında Kritik Bekleyiş: Aralık Enflasyonu ve Olası Eşitleme Tartışması
Aralık ayı enflasyonunun açıklanmasına sayılı günler kala, milyonlarca emeklinin alacağı zam tablosu büyük ölçüde şekillenmiş durumda. İlk beş aylık gerçekleşen enflasyon verileriyle yapılan hesaplamalara göre; Aralık ayı verisinin eklenmesiyle SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin yaklaşık yüzde 12,5, Emekli Sandığı emeklilerinin ise toplu sözleşme farkıyla birlikte yaklaşık yüzde 18,5 zam alması bekleniyor.
Teknik hesapların ötesinde Ankara’da farklı bir atmosfer hissediliyor. Çalışma Bakanlığı’ndan bütçe birimlerine, siyasi kulislerden uzman raporlarına kadar birçok alanda dosyalar yeniden açılmış durumda. Çünkü yıllardır biriken ve artık gizlenemez hâle gelen bir tablo var: Aynı hayat pahalılığını yaşayan milyonlarca emekli, iki farklı zam oranına mahkûm ediliyor.
Bu nedenle masada ciddi bir seçenek konuşuluyor: SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin zam oranının memur emeklileriyle eşitlenmesi. Yani yüzde 12,5’in yüzde 18,5’e çıkarılması ve yaklaşık 6 puanlık bir refah payı verilmesi söz konusu.
Bu adım, en azından zam oranlarındaki ayrışmayı ortadan kaldırarak kısa vadede nefes aldırabilir. Ancak bunun bile emeklinin içinde bulunduğu koşullar için yeterli olmayacağı görülüyor. Günümüzde emekli maaşı, en temel yaşam maliyetlerinin dahi gerisinde kaldı. Gıda, kira, ulaşım ve sağlık giderleri son yıllarda öylesine yükseldi ki, enflasyon farkı gerçek kaybı karşılamaktan uzak kalıyor. Bu nedenle yüzde 6’lık bir refah payı gelse bile, mevcut zararın yalnızca küçük bir bölümünü telafi edecektir.
Öte yandan hükümetin önünde önemli bir sınav bulunuyor. Emekliye verilecek zam artık sadece ekonomik bir düzenleme değil; sosyal devlet ilkesinin, adalet duygusunun ve kamu vicdanının ölçüldüğü bir başlık hâline geldi. Atılacak adımın siyasi ve toplumsal karşılığı da büyük olacaktır.
Ankara’daki hareketlilik boşuna değil; dosyalar bu nedenle açılıyor. Mevcut tablo sürdürülebilir değil. Emeklinin gerçek alım gücü eridikçe yalnızca ekonomik değil, toplumsal bir kırılma da derinleşiyor.
Aralık ayı enflasyonu açıklandığı gün, milyonların gözü bir kez daha Ankara’ya çevrilecek. Çünkü belirlenecek zam oranı yalnızca bir maaş artışı olmayacak; bu ülkenin emeklisine nasıl bir değer biçtiğinin de açık bir göstergesi olacak.

