Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Emekli Ramazan Bayramı’nda ne kadar ikramiye alacak?

Emeklinin Gündemi: İkramiye Tartışması ve Asıl Sorun Ocak zammı daha

Emeklinin Gündemi: İkramiye Tartışması ve Asıl Sorun

Ocak zammı daha cebimize girmeden, ülkenin gündemi yeniden “bayram ikramiyesi” oldu. Emekli artık ne bayramı bayram gibi yaşıyor, ne de günü gün gibi çıkarabiliyor. Emekli için takvim ilerlemiyor; emekli için zaman, market kasasında duruyor. Etiketin önünde, eczanenin rafında, faturanın son ödeme tarihinde duruyor.

Asıl acı olan şu: biz daha emeklinin enflasyonla ezilen emekli aylığını ve yetersiz kalan zammını tartışmayı bitirmeden, gündem bir anda değiştiriliyor. Ocak ayının yarısında, sanki emeklinin sorunu çözülmüş gibi “martta ikramiye 4 bin mi olacak 5 bin mi olacak” tartışması başlatıldı.

Bu bir ihtiyaç tartışması değil; bu bir gündem değiştirme yöntemidir. Emeklinin asıl meselesi ikramiye değil, emekli aylığıdır. Emekli aylığı, bir insanın hayatını kurduğu zemindir. Kirasını, mutfağını, ilacını, ulaşımını, torununa harçlığını onunla hesaplar. Bugün ise emekli aylığı ayın ortasında tükenen bir rakama dönüştü.

Emekli, zam açıklamalarını “nefes olur” diye bekliyor; fakat daha zam masaya yatırılmadan, hayat pahalılığıyla gerçek bir yüzleşme olmadan, emeklinin önüne yeni bir “müjde” konuyor: ikramiye.

İkramiye Gerekliliği ve Sınırı

Açıkça söyleyelim: Bayram ikramiyesi elbette olmalı; bu yanlış değil. Ancak ikramiye, emekliyi yaşatacak bir düzenin yerine geçemez. İkramiye, emekli aylığındaki erimeyi kapatacak bir pansuman gibi sunuluyor. Oysa emeklinin yarası pansumanla değil, adaletle kapanır.

  • 4 bin lira… 5 bin lira… Bu rakamlar bugün kaç gün ediyor? İki market poşeti olabilir.

  • Bir iki faturayı kapatıp diğerini açık bırakma ihtimali.

  • Bir eczane alışverişi olabiliyor.

  • Bir ayın yükü değil, birkaç günün tesellisi…

Emekli bayramda zengin olmak istemiyor; emekli bayramda mahcup olmamak istiyor. Bayram; sofradır, aile buluşmasıdır, gönül almaktır. Emekli ise bayramı artık “hesap günü” gibi yaşıyor. Evine misafir gelecek diye sevinen değil, “çay şeker nasıl alırım” diye düşünen hale getirildi. Torununa harçlık vermek için içi kıpır kıpır olan değil, “boş dönersem ne hisseder” diye utanan hale getirildi.

Teklif ve Öncelik: İkramiye ile Yetinmeyin

Bu yüzden öneri şudur: Bayram ikramiyesi, harçlık olmaktan çıkarılmalı ve emekliye yakışır bir seviyeye yükseltilmelidir. Somut teklif nettir: Bayram ikramiyesi en az bir tam emekli aylığı kadar olmalı ve yılda iki kez ödenmelidir.

Ancak burada bir şart var: önce emeklinin gerçek zammını konuşacağız. Önce emekli aylığını gerçek hayatın enflasyonuna göre düzelteceğiz. Kök aylık oyunlarıyla, taban aylık makyajıyla ya da “zam yaptık” algısıyla bu iş olmaz. Emeklinin alım gücü erirken, rakamla oynayarak vicdan rahatlatamazsınız. Emekli, ayın sonunu hesapla değil, insanca yaşamla görmek istiyor.

Sosyal Devletin Sorumluluğu

Emekli bu ülkenin yükü değil; emekli bu ülkenin alın teridir, emeğidir, şerefidir. Hükümet emeklisine yılda iki kez küçük paralar verip “bayram ettirdim” diyemez. Sosyal devlet, emeklisini ayda bir kez yaşatmak zorundadır. Emekli aylığı; sadaka, lütuf veya seçim yatırımı değil, hak olarak verilmelidir.

Bugün iktidarın yaptığı özetle şudur: zammı bitirmeden ikramiyeyi konuşturmak; sorunu çözmeden gündemi değiştirmek. Ancak emeklinin gündemi değişmez: geçim derdi değişmez, pazarın yangını değişmez, faturanın ağırlığı değişmez, eczanenin mecburiyeti değişmez.

Sonuç: Kalıcı Çözümler Gerekiyor

İkramiye konuşmak kolaydır; gerçek zam vermek zor. Kök aylığı yükseltmek zor; emekliyi yoksulluktan kurtarmak zor. Ama sosyal devlet olmanın gereği de budur. Emeklinin yüzünü bayramda güldürmek istiyorsanız önce her ay güldüreceksiniz. Emeklinin sofrasını bayramda büyütmek istiyorsanız önce her ay küçülmesini durduracaksınız. Emekliye 4 bin lira, 5 bin lira konuşarak değil; adaletle, hakkıyla, gerçek zamla ve yaşama düzeni kurarak çözüm üreteceksiniz.