Prof. Dr. Aziz Çelik: Emekli Aylıklarının Gerçek Kaybı Enflasyon Değil, GSYH Payındaki Daralma
Emekli aylıklarına yapılacak artışın 18 bin 939 lira mı yoksa asgari ücrete yapılan yüzde 27 oranında mı zam olacağı tartışılırken, Çalışma Ekonomisi Uzmanı Prof. Dr. Aziz Çelik’ten ezber bozan bir analiz geldi.

Prof. Dr. Aziz Çelik, ekonomi yönetiminin ve kamuoyunun odaklandığı düşük oranlı zam tartışmalarının emekliye refah getirmeyeceğini vurgulayarak, konuyu farklı bir açıdan değerlendirdi. Çelik’in analizine göre, emekli aylıklarındaki asıl kayıp enflasyondan ziyade ülkenin toplam zenginliğinden (GSYH) alınan payın dramatik şekilde düşmesinden kaynaklanıyor.
PASTA PAYI NEDEN DÜŞTÜ?
Çelik, analizini AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılı verileri ile 2026 hedefleri arasındaki korelasyona dayandırdı. İktisadi ispatın temelindeki rakamlar şu şekilde özetlenebilir:

- En Düşük İşçi Emekli Aylığı (2002 Aralık): 257 TL
- Aylık Kişi Başı GSYH (2002 Aralık): 457 TL
- Aylığın GSYH’ye Oranı (2002): %56
- 2026 Hedef/Öngörü – Aylık Kişi Başı GSYH: 75.000 TL
- 2026 Hedef/Öngörü – Aylığın GSYH’ye Oranı: %56 (korunması gereken)
NEDEN 42 BİN TL?
Çelik, 2002 yılındaki “en düşük emekli aylığının kişi başına düşen milli gelire oranı” rasyosunun bugün de korunması gerektiğini savunuyor. Bu teknik hesap şu formülle özetleniyor:
75.000 TL (Milli Gelir) × 0,56 (Rasyo) = 42.000 TL
Çelik, “2002 yılında emekli aylığının pastadaki payı %56 idi. Eğer bugün de emekli, 2002 yılındaki refah düzeyinde tutulmak istenseydi, alacağı rakam 42 bin TL olmalıydı. En düşük emekli aylığı gerçeği budur.” şeklinde belirtiyor.
Çelik’in sunduğu veri seti, Türkiye’de emeklilerin sadece enflasyona karşı değil, aynı zamanda ülkenin büyümesine karşı da nasıl görece yoksullaştığını ortaya koyuyor. 18-19 bin TL bandındaki tartışmalar emekliyi açlık sınırının altında tutmaya devam ederken, Çelik’in ortaya koyduğu “42 bin TL” hedefi, emeklinin 24 yıl önceki alım gücü rasyosuna geri dönmesini temsil ediyor.

