Diyanet İşleri Başkanlığı’nda Görev Değişimi ve İlk Cuma Hutbesi
Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla, Diyanet İşleri Başkanlığı’nda sekiz yıllık Ali Erbaş dönemi resmen sona erdi. Erbaş, görev süresinin son gününde Dışişleri’nin yeni binasının temel atma törenine katılmadı; törende dua görevini Başkan Yardımcısı Burhan İşliyen üstlendi. Görev süresi boyunca eleştirilerin odağında olan Erbaş, 119 bin TL maaşla emekliliğe geçti ve görevini İstanbul Müftüsü Prof. Dr. Safi Arpaguş‘a devretti.
Ali Erbaş’ın Ardından İlk Cuma Hutbesi
Erbaş görevdeyken Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yer vermemesi, makam aracı tercihleri, yönetilen kuruma ilişkin bütçe karşılaştırmaları ve kadınların giyim tarzına yönelik söylemleri nedeniyle sıkça eleştirildi. Erbaş’ın hutbeleri döneminde de gündem oluşturuyordu. Yeni başkan Prof. Dr. Safi Arpaguş‘un göreve gelişinin ardından hangi konunun işleneceği merak konusuydu. Diyanet, Ali Erbaş’ın ardından yayımladığı ilk Cuma hutbesini kamuoyuna sundu.
26 Eylül 2025 tarihli hutbe, “Peygamberimiz (s.a.s), Cami ve Namaz.” başlığıyla yayımlandı. Hutbe, namazın İslam’daki yeri, Hz. Muhammed’in mescide verdiği önem ve cami ile cemaatin toplumsal rolü üzerine mesajlar içeriyordu.
Diyanet’in Açıklaması ve Hutbe İçeriği
Hutbe metninde camilerin yalnızca ibadet mekânı olmadığı; aynı zamanda toplumsal kaynaşma, birlik ve kardeşliğin merkezi olduğu vurgulandı. Metinde şu ifadelere yer verildi:
- “Namaz; dinin direği, müminin miracı, imanın hayata yansımasıdır. Rükün, şart ve adabına riayet edilerek kılınan namaz; nefsimizi terbiye eder, ömrümüze bereket katar.”
- “Cami, iman kardeşliğinin, yardımlaşmanın ve huzurun sembolüdür. Peygamber Efendimiz (s.a.s), hicret eder etmez Medine’de ilk yaptığı iş bir mescid inşa etmek olmuştur.”
- “Rasûlullah (s.a.s), son hastalığında dahi cemaate namaz kıldırmak için mescide çıkmak istemiştir. Bu, cami ve cemaatin ne denli kıymetli olduğunun en güzel örneğidir.”
Hutbe, namazın bireysel ve toplumsal işlevine dikkat çekerken camilerin toplum içinde birleştirici ve dayanışmayı güçlendirici rollerine vurgu yaptı.

