DEM Parti Eş Genel Başkanları Diyarbakır’da Belediye Eşbaşkanlarıyla Bir Araya Geldi
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, Diyarbakır’da DEM Partili belediye eş başkanlarıyla bir toplantı gerçekleştirdi. Sezai Karakoç Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen toplantının açılış konuşmasını Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan yaptı.
Cezaevleri ve Gözlem Kurulları Hakkındaki Eleştiriler
Bakırhan, cezaevi idare ve gözlem kurullarının siyasi tutuklulara yönelik kararlarını eleştirerek, bu kurulların verdiği kararların hatalı olduğunu ve siyaseten seçilmiş kişilere yönelik cezalandırma ve şartlı salıvermeden yararlanmanın engellenmesi gibi uygulamaların araştırılması gerektiğini söyledi. Bu kararların intikamcı bir yaklaşımı yansıttığını, ülkenin seçilmiş siyasi iradeleri hapsetmekle bir şey kazanmadığını belirtti. Bakırhan, eş genel başkanlar ve birçok seçilmiş temsilcinin cezaevinde olduğunu hatırlatarak, bu uygulamaların sonlandırılması gerektiğini vurguladı.
Barış, Yerel Demokrasi ve İller Bankası
Yeni çözüm sürecinde yerel yönetimlerin önemli bir sorumluluk üstlendiğini söyleyen Bakırhan, barışın yerel demokrasi, aktif yerel yönetimler, seçilmiş iradenin korunması ve İller Bankası’nın belediyelere eşit yaklaşması anlamına geldiğini ifade etti. Barışın, bazı belediyelere destek sunarken bazılarının projelerinin engellenmesi değil, mevcut bütçeden eşit yararlanma olduğunu belirtti ve yerel yönetimlerin bu süreci toplumsallaştırma görevi bulunduğunu kaydetti.
Yerel Yönetimlerin Sürecin Asıl Yürütücüleri Olduğu Vurgusu
Bakırhan, sürecin asli yürütücülerinin belediye eş başkanları, il genel meclis üyeleri ve belediye meclis üyeleri olduğunu söyledi. Sürecin izleyen veya okuyan değil, hayata geçiren, omuzlayan ve toplumla buluşturan yerel yöneticilerin sorumluluk üstleneceğini vurguladı ve yeni dönemde sürecin bilinçle, iradeyle ve umutla karşılanacağını belirtti.
Kayyım Atamalarının Geri Alınması Çağrısı
Bakırhan, kayyım atamalarının geri çekilmesi çağrısında bulunarak, demokrasiden söz edilecekse öncelikle kayyımların sona erdirilmesi gerektiğini söyledi. Toplumun beklentisinin kayyım atanan belediye eş başkanlarının görevlerine iade edilmesi ve siyasi sebeplerle içeride bulunan tutsakların serbest bırakılması olduğunu belirtti. Kayyım uygulamasının sonlandırılması gerektiğini vurguladı.
İller Bankası’na Sert Eleştiriler
İller Bankası’nın ayrımcı bir tutum sergilediği eleştirisini getiren Bakırhan, bankanın DEM Parti belediyelerine karşı adil davranmadığını söyledi. Örnek vererek, Van Belediyesi döneminde gelen aylık ödeneğin kayyım atanınca artmasının tarafsızlıkla bağdaşmadığını belirtti. İller Bankası’nın adil, eşit ve tarafsız davranmaya çağrıldığını, gördükleri ayrımcılığın kabul edilemez olduğunu ifade etti. Ayrıca borç tahsilatı ve kesintiler konusunda da çifte standart uygulandığını söyledi.
Projelerin Engellenmesi ve Ayrımcılık İddiaları
Bakırhan, birçok belediyenin projelerinin onaylanmadığını, engellendiğini veya geciktirildiğini; bunun da hizmet üretmeyi zorlaştırdığını söyledi. Bazı belediyelere gelen ödeneklerin sadece personel maaşlarına yettiği ve dışarıdan kredi arayışına girildiği, ancak bu kredi ve hibe taleplerinin de engellendiği öne sürüldü. AK Parti’li belediyeler için söz konusu hizmetlerin sağlanırken DEM Partili belediyelere aynı yaklaşımın gösterilmediği iddia edildi. Bu ayrımcı tutumun barışı yaraladığını ve tedavisi olmayan yaralara yol açtığını vurguladı.
Tasarruf Genelgesi ve Çifte Standarda Tepki
Bakırhan, uygulanan tasarruf genelgeleri hakkında da eleştirilerde bulunarak, tasarruf tedbirlerinin eşit uygulanmadığını, makam araçları, konvoylar ve saray benzeri kamu binalarında tasarrufa gidilmediğini söyledi. Bazı kayyım uygulamalarında usulsüzlük ve yolsuzluk iddiaları olmasına rağmen tasarruf hükümlerinin aynı şekilde uygulanmadığını belirtti. Tasarruf tedbirlerinin gerçek anlamda eşit ve denetlenebilir biçimde uygulanması gerektiğini savundu.
Kürt Sorunu ve Hizmet Ayrımcılığı
Bakırhan, Kürt sorununun yerel düzeydeki hizmet ayrımcılığı olduğunu belirterek, örnekle, oy veren bir köy ile hemen yanındaki oy vermeyen köy arasındaki altyapı farklarını Kürt sorununun özü olarak tanımladı. İl genel meclislerinin kırsal bölgelere hizmet götürmedeki önemine dikkat çekti ve İl Genel Meclis başkanları ile üyelerinin makas açıklığını gidermede kilit rolü olduğuna işaret etti. Oy veren-vermeyen ayrımı yapmadan adil hizmet sunulması gerektiğini vurguladı.
Orta Doğu Gelişmeleri ve Yerel Yönetimlerin Rolü
Konuşmasında Orta Doğu’daki değişimlere de değinen Bakırhan, Suriye ve Rojava’daki gelişmelerin bölgenin gelecek yüz yılını şekillendirebileceğini söyledi. Bu dönemde kentleri doğru yönetmenin, yerel örgütlenmeyi güçlendirmenin ve iyi hizmet üretmenin önemine dikkat çekti. Eğer iyi örgütlenip halkın desteği alınırsa Kürtler ve diğer halkların Orta Doğu’da önemli bir konum elde edebileceğine dair umut ve inanç belirtti. Yerel yönetimlerin örgütlenme ayağı olarak bu süreçte merkezi bir rol oynadığını ifade etti.
















