1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. BağKur tescil mağdurları hak ettikleri emekliliğe kavuşacak mı?

BağKur tescil mağdurları hak ettikleri emekliliğe kavuşacak mı?

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bağkur Tescil Mağdurları: 1 Ekim 2008 Öncesi Kayıtların Geriye Dönük Tanınması Talebi

Bu ülkede en çok çalışanlar, çoğu zaman en az korunulanlar oluyor. Sabah kepengini ilk o açıyor, gece ışığını en son o kapatıyor. Vergisini ödüyor, harcını yatırıyor, odasına kaydoluyor; pos cihazından geçen her işlemde bile devlete pay ayırıyor. Ama iş emeklilik hakkına geldiğinde, devletin hafızasında bir anda “yok” sayılıyor.

Bugün tam da bu “yok” sayılanların, Bağkur tescil mağdurlarının sesi aktarılıyor. Yazılan her satırda bilinerek vurgulanıyor: Bu mesele bir “detay” değil; yıllardır alın teriyle yaşayan insanların, hayatlarının son virajında duvara çarptığı bir adaletsizlik öyküsü.

Türkiye’de sosyal güvenlik sisteminin milatlarından biri 1 Ekim 2008. 5510 sayılı Kanun’la sistem köklü bir değişime uğradı ve SSK–Bağkur–Emekli Sandığı tek çatıya alındı. Peki, bu milat öncesinde ne oldu? Asıl yara işte burada açıldı.

Yıllarca şöyle bir anlayış vardı: Eğer bir yurttaşın vergi dairesinde kaydı varsa, bir esnaf veya meslek odasına kaydı bulunuyorsa yani fiilen kendi nam ve hesabına çalışıyorsa, Bağkur’un kendiliğinden devreye girmesi, sigortalılığın tescil edilmesi gerekirdi. Kâğıt üzerinde devletin gözünde bu insan “mükellef”ti. Vergi idaresi onu tanıyor, ticaret sicilinde adı vardı, odanın defterinde yeri ayrılmıştı. Ancak SGK kayıtlarına gelince yılların emeği çoğu zaman görünmez oldu: Tescil yapılmadı, eksik yapıldı veya geç başlatıldı.

Bugün altmışını geçmiş, yetmişine dayanmış yüz binlerce insan, eline hizmet dökümünü alıp şu gerçekle yüzleşiyor: “Dükkânı açtığım yıl kayıtta görünmüyor. Vergi var, oda kaydı var ama Bağkur yok.” Bu insanlar kayıt dışı çalışmadı; tam tersine devletin her defterine isimlerini yazdırdılar. Ama en hayati defter, sosyal güvenlik sicil defteri, eksik tutuldu.

Bağkurluların sorunu sadece tescil değil: Yüksek primler, geç ödenen primlerin faiz yükü, düşük emekli aylıkları ve 9.000 gün şartının ağırlığı gibi bir dizi sorun da mevcut. Ancak burada ayrım yapmak gerekiyor: Prim borcunu zamanında ödeyememiş olmak ayrı bir tartışma; başından beri vergi, oda, meslek kaydı olduğu hâlde hiç tescil edilmemek ve yılların yok sayılması bambaşka bir haksızlıktır.

Bağkur tescil mağdurları şunu söylüyor: “Biz devletten gizlenmedik, tam tersine devlete görüne görüne yaşadık. Neden 1 Ekim 2008 öncesi yıllarımız emeklilik hesabında yok sayılıyor?” Sorunun odağında o kritik tarih, 1.10.2008, bulunuyor.

Talep net ve makul: Bu tarihten önce vergi kaydı, esnaf odası kaydı veya meslek odası kaydı bulunan herkesin, bu kayıtlara dayanarak Bağkur tescilinin geriye dönük yapılması ve bu sürelerin hizmetten sayılması. Yani şunu talep ediyorlar: “Ben 1998’de vergiye kaydolmuşsam, 2001’de esnaf odasına yazılmışsam, 2005’te şirket ortağı olmuşsam; devlet beni o gün görüyor da SGK niye görmemiş sayılıyor? Ben o yıllarda da çalışıyordum, fatura kesiyordum, vergi ödüyordum. Bu süreler emeklilik hesabıma niye yansımıyor?”

Bugün bu insanlar farklı sonuçlarla karşı karşıya: Kimisi 58–60 yaşına gelmiş olmasına rağmen hâlâ gerekli gün sayısına ulaşamadığı için emekli olamıyor. Kimisi ise “Tescilin 2008’den başlatıldığı söyleniyor, öncesi yokmuş” denildiği için on yılların emeklerini kâğıt üzerinde kaybetmiş görünüyor. Prim borcunu kapatmaya gücü yetse bile tescil olmadığı için geçmiş yıllarına ulaşamıyor.

Sorgulanan şu: Devletin vergi dairesi o yurttaşı 1998’de “mükellef” kabul ederken, sosyal güvenlik sistemi nasıl olup da onu 2008’den itibaren “var olmuş” gibi sayabiliyor? Bu sadece teknik bir eksiklik midir, yoksa emekle alay etmek midir?

Meclis yeni bir yasama dönemine girerken, ekonomi, dış politika ve yerel yönetimler gibi başlıklar gündemde. Ancak TBMM’nin gündemine alınması gereken, yıllardır bekleyen bir dosya bulunuyor: Bağkur tescil mağdurlarının dosyası. Eğer sosyal devlet ilkesi yalnızca anayasa metninde değil hayatın içinde uygulanacaksa, 1.10.2008 öncesi vergi/oda/meslek kaydı olanların tescil mağduriyeti bu yasama döneminde yasalaşarak çözülmeli.

Çözümün özü şu: Devlet kendi kayıtlarını esas alsın. Vergi dairesi kayıtları, esnaf ve meslek odası kayıtları, ticaret sicil ve belediye kayıtları tek tek referans alınsın. Kim hangi tarihte kendi nam ve hesabına çalışmış ise o tarih itibarıyla Bağkur sigortalılığı tescil edilmiş sayılsın. Çalışılan yıllar emeklilik hesabına dâhil edilsin ve primlendirme modeli buna göre belirlensin.

Bu uygulama hayata geçirilirse ne olur? Yıllardır birkaç yıl eksik olduğu için emekli olamayan insanlar emekliliğe erişir; devlet, “sen işini kur, vergi ver, sonra bakarız” dediği yurttaşına karşı sözünü yerine getirmiş olur. Bugün Bağkur tescil mağdurlarının çoğu yeni iş kuramayacak veya ağır işlerde çalışamayacak yaşta; gündelik işler ve zorlu koşullar arasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyorlar. Onların elinden alınan sadece birkaç yıl değil, emeklilik hakkına insan gibi kavuşma umudu.

Bu metin bir teknik ayrıntıyı tartışmak için değil, bir vicdan çağrısını büyütmek için kaleme alındı: 1 Ekim 2008 öncesi vergi kaydı olan, esnaf odası / meslek odası kaydı olan, yıllarca kendi işini döndürmüş, istihdam yaratmış ve vergi vermiş tüm yurttaşların o yıllara ait Bağkur tescilleri yapılmalı; bu süreler hizmetten sayılmalı; emeklilik yolu önlerinden çekilmelidir.

Bu talep ne lütuf ne ayrıcalık ne de popülist bir seçim vaadi olmalı. Bu talep, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kendi kayıtlarına sahip çıkmasının, yurttaşına “Seni görüyorum, emeğini de görüyorum” demesinin gereğidir. Meclis bu dönem bu adımı atarsa, sadece bir yasa çıkarmamış olacak; yıllardır “yok” sayılan yüz binlerce Bağkur’lunun hayat hikâyesini yeniden “var” yazmış olacak.

Artık söz milletin vekillerinde: Bu yasama döneminde 1.10.2008 öncesi Bağkur tescil mağduriyetini bitirecek düzenlemeyi yapın ki, bu ülkenin alın teriyle yaşayan insanları ömrünün son durağında “yarım kalmışlık” duygusuyla değil hak ettiği emeklilik onuruyla yaşasın.

BağKur tescil mağdurları hak ettikleri emekliliğe kavuşacak mı?
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter


Akşam Kapanışı 29 Temmuz 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

ATA TV HABER ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

HABERCİ ile Sohbet Et

HABERCİ ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir