Yeraltı Mantar Ağlarının Küresel Haritalandırılması
Dünya’nın yüzeyinin altında, gözle görülmeyen devasa bir ağ işliyor. Yeraltı Ağlarının Korunması Derneği (SPUN) ve AMOLF Araştırma Enstitüsü öncülüğündeki uluslararası ekibin çalışması, bitki köklerine tutunarak besin ve karbon taşıyan mantar ağlarını küresel ölçekte ilk kez haritalandırdı.

Araştırma ve Yöntem
Araştırmacılar dünya genelinden 16 binden fazla toprak örneği topladı. Laboratuvarda 300 binin üzerinde canlı mantar hifini robotik görüntüleme sistemleriyle incelediler. Makine öğrenimi modelleriyle analiz edilen veriler, veri görselleştirme tasarımcısı Moritz Stefaner’in katkısıyla küresel bir haritaya dönüştürüldü.

Bulunan Ölçek ve Uzunluk
Haritalama sonucunda arbüsküler mikorizal (AM) mantarlarının oluşturduğu ipliksi ağların toplam uzunluğunun 110 katrilyon kilometreye ulaştığı belirlendi. Bu rakam, Dünya ile Güneş arasındaki mesafenin yaklaşık 1 milyar katına denk geliyor. Araştırmada ayrıca sadece bir çay kaşığı toprakta 10 metreye kadar mantar ağı bulunabileceği tespit edildi. Araştırmanın başyazarı Dr. Justin Stewart, “Bu mantarların önemini ve muazzamlığını ne kadar vurgulasak azdır” dedi.
İklim ve Karbon Döngüsündeki Rolü
Mantar ağları yalnızca bitkilere besin taşımıyor, aynı zamanda iklim düzenlemesinde kritik bir rol oynuyor. Ağlar her yıl atmosferden toprağa yaklaşık 4 milyar ton karbondioksit eşdeğeri taşıyor; bu miktar insan kaynaklı karbon emisyonlarının yüzde 11’ine denk geliyor. Küresel mantar ağının içerdiği toplam karbon miktarı ise yaklaşık 300 megaton; bu da yaşayan tüm insanların kütlesinin 4 ila 6 katı arasında bir değere karşılık geliyor.
Bitki-Mantar Etkileşimi ve Besin Döngüsü
Dünya üzerindeki bitki türlerinin yaklaşık yüzde 70’i bu mantarlarla karşılıklı faydaya dayalı bir ilişki kuruyor. Sağlıklı topraklarda mantar ağları, bitki köklerinin besin arama alanını 100 kat genişletiyor ve bitkilerin fosfor ihtiyacının yüzde 80’inden fazlası mantarlar tarafından karşılanıyor.
Ağırlık Noktaları ve Tehditler
Haritaya göre mantar ağı yoğunluğunun en yüksek olduğu bölgeler arasında Güney Sudan’ın su basan çayırları, Florida’daki Everglades ve Tibet Platosu öne çıkıyor. Küresel AM mantarı biyokütlesinin yaklaşık yüzde 40’ı çayırlarda bulunuyor. Ancak çayırlar tarım arazisine dönüştürülme hızları nedeniyle aynı zamanda en savunmasız ekosistemler: çayırların tarım arazisine dönüşme hızı ormanların dört katı. Büyük tarım arazilerinde mantar ağı yoğunluğu yabanıl ekosistemlere kıyasla ortalama yüzde 50 daha düşük; bu kayıp toprağın karbon depolama, besin döngüsü sağlama ve çevresel strese dayanma kapasitesini doğrudan azaltıyor.
Koruma Açığı
Daha da çarpıcı olan veri, AM mantarları için belirlenen biyolojik çeşitlilik sıcak noktalarının yüzde 95’inin herhangi bir koruma alanı kapsamında olmaması. Bu durum, mantar ağlarının korunmasında ciddi boşluklara işaret ediyor.
Uzman Görüşleri
SPUN İcra Direktörü ve evrimsel biyolog Dr. Toby Kiers, “Mantarlar iklim ve koruma çalışmalarında çok uzun süredir göz ardı edildi. Şimdi bu gidişatı değiştirme zamanıdır” dedi. Kiers, bitki-mantar ilişkileri üzerine yaptığı çalışmalarla MacArthur Fellow unvanına layık görülmüş ve “Çevre Nobel’i” olarak bilinen Tyler Ödülü’nü almıştı. Biyolog Dr. Merlin Sheldrake ise mikorizal mantarların yüz milyonlarca yıldır Dünya’daki yaşamı şekillendirdiğini, ancak bu ağların gezegene nasıl dağıldığının hala büyük ölçüde bilinmediğini vurguladı. Sheldrake’e göre çalışma, gıda güvenliğinden iklim değişikliğine kadar pek çok alanda mantarlarla nasıl daha iyi çalışılabileceğine ışık tutuyor.
Haritanın Yayınlanması ve Erişim
Ekip daha önce 2025’te yeraltı mantar çeşitliliğine dair küresel bir analiz yayımlamış ve “Underground Atlas” adlı dijital platformu kurmuştu. Ancak ağların fiziksel yoğunluğu ilk kez bu çalışmayla küresel ölçekte haritalandırıldı. Harita verileri, hükümetlerin ve karar vericilerin toprağı izleyebilmesi için kamuya açıldı. Dünyanın büyük bir bölümünden henüz örnek alınmadığı için harita, gelecekteki yeraltı araştırmalarına da öncü olacak.
















