Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Avrupa’da en yüksek maaşı alan yetkili oldu

Lagarde’ın BIS Ödemesi ve ECB İçinde Yükselen Etik Tartışması Avrupa

Lagarde’ın BIS Ödemesi ve ECB İçinde Yükselen Etik Tartışması

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) zirvesinden lüks ve çifte standart haberleri yükseliyor. ECB Başkanı Christine Lagarde’ın, Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) yönetim kurulu üyeliği sıfatıyla yılda yaklaşık 140.000 Euro (yaklaşık 130.000 İsviçre frangı) ek ödeme aldığı ortaya çıktı.

Lagarde’ın BIS Ödemesi ve ECB İçinde Yükselen Etik Tartışması

EN YÜKSEK MAAŞLI AB YETKİLİSİ

Financial Times (FT) tarafından gündeme taşınan verilere göre Lagarde, zaten Avrupa Birliği (AB) içindeki en yüksek maaşlı bürokrat konumunda. Lagarde’ın gelir tablosu şu şekilde:

Lagarde’ın BIS Ödemesi ve ECB İçinde Yükselen Etik Tartışması

  • Temel Maaş (ECB): 466.000 Euro
  • Yan Haklar ve Ödenekler: 135.000 Euro
  • BIS Ek Ödemesi: 140.000 Euro
  • TOPLAM YILLIK GELİR: Yaklaşık 741.000 Euro

“SUYU VAAZ ET, ŞARABI İÇ”

Bu astronomik gelir, ECB içindeki çalışanları ayağa kaldırdı. Kurumun iç mesaj panolarında toplanan personelin tepkisi sert oldu. ECB kurallarına göre sıradan personelin üçüncü taraflardan herhangi bir ücret veya hediye kabul etmesi kesinlikle yasak. Çalışanlar, Lagarde’ın bu ödemeyi “zaten mesleki görevlerinin bir parçası olan faaliyetler” karşılığında almasının etik dışı olduğunu vurguladı.

Bir personelin paylaştığı “Suyu vaaz et, şarabı iç!” mesajı, kurum içindeki huzursuzluğun simgesi oldu.

KENDİLERİNE AYRI, PERSONELE AYRI HUKUK

Eleştiriler üzerine ECB’den yapılan savunma ise “ayrıcalıklı sınıf” tartışmalarını daha da alevlendirdi. Banka yönetimi, Christine Lagarde’ın teknik olarak bir “personel üyesi olmadığını”, bu nedenle sıradan çalışanların tabi olduğu kurallara uymak zorunda olmadığını iddia etti.

Yapılan açıklamada, üst düzey yetkililerin sadece kendileri için hazırlanmış özel bir “etik kural” setine tabi olduğu belirtildi. Bu durum, Avrupa’nın finans merkezi Frankfurt’ta “üst düzey bürokratların dokunulmazlığı” tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.