Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Avi Loeb ve 3I/ATLAS Tartışması

Hubble Uzay Teleskobu’nun Temmuz ayı sonunda çektiği yüksek çözünürlüklü görüntüler,

Hubble Uzay Teleskobu’nun Temmuz ayı sonunda çektiği yüksek çözünürlüklü görüntüler, 3I/ATLAS’ın katı çekirdeğinin çapını maksimum 5,6 kilometre olarak sınırlandırdı. Nesne, Güneş’e yaklaşmadan önce bile, yaklaşık 6 astronomik birim uzaklıkta aktif gaz çıkışları gösterdi; bu durum kuyruklu yıldız benzeri davranışların erken başladığını ortaya koydu.

Avi Loeb ve 3I/ATLAS Tartışması

Ağustos ayında James Webb Uzay Teleskobu (JWST) ile yapılan analizlerde cismin karbondioksit bakımından olağandışı zengin olduğu belirlendi. Bilim insanları bunun 3I/ATLAS’ın Güneş Sistemi dışındaki farklı koşullarda oluştuğuna işaret edebileceğini belirtiyor. Eylül ayında gözlemler, kuyruk ve toz salınımlarında artış olduğunu; nesnenin Güneş’e ters yönde değil, “anti-güneş yönünde” jet benzeri uzantılar gösterdiğini ortaya koydu.

LOEB’İN İDDİALARI GÜNDEM OLDU

Harvard Üniversitesi’nden astrofizikçi Avi Loeb, 3I/ATLAS’ın yalnızca doğal bir kuyruklu yıldız olmayabileceği yönünde iddialarda bulundu. Loeb’e göre nesne, yapay olarak yönlendirilmiş bir obje olma ihtimalini de taşımaktaydı. Ayrıca nesnenin “mini sondalar” bırakabileceğini ve bileşiminde demir olmadan nikel bulunmasının doğal modellerle çeliştiğini öne sürdü. Loeb, 3I/ATLAS’ın Güneş Sistemi düzlemiyle yaptığı yalnızca 5 derecelik eğimin tesadüfi olamayacak kadar küçük olduğunu savunuyor; bu ölçekte bir cismin yıldızlararası yolculuk yapmasının son derece zor olduğunu ve bu özelliklerin “yapay ya da teknolojik bir kökeni” düşündürebileceğini belirtiyor.

GEÇMİŞTE DE BENZER İDDİALARI OLMUŞTU

Bu tartışmalar, Loeb’un daha önce de benzer değerlendirmelerde bulunduğu başka bir yıldızlararası cismi, 2017’de keşfedilen ‘Oumuamua’yı yeniden gündeme getirdi. Oumuamua da alışılmadık şekliyle dikkat çekmiş ve Güneş Sistemi’ne dışarıdan gelen ilk yıldızlararası cisimlerden biri olarak tanımlanmıştı. Loeb, o dönemde cismin doğal olmadığını ve uzaylı teknolojisi olabileceğini savunmuştu.

Loeb’un geçmişte bir meteoritin uzaylı teknolojisine ait parçalar barındırabileceğini iddia ederek keşif gezisi düzenlemesi de, 3I/ATLAS’a yönelik iddialarına gölge düşüren bir unsur olarak değerlendiriliyor. Pek çok bilim insanı, bu tür yaklaşımların bilim ile spekülasyon arasındaki çizgiyi bulanıklaştırdığı görüşünde.

NASA İDDİALARA TEMKİNLİ YAKLAŞIYOR

NASA ise iddialara temkinli yaklaşıyor. Kurum yetkilileri, 3I/ATLAS’ın şu an için Dünya’ya tehdit oluşturmadığını, yörüngesinin güvenli mesafede olduğunu ve mevcut verilerin doğal bir yıldızlararası cisme işaret ettiğini belirtiyor.

Tüm gözler 29 Ekim tarihine çevrilmiş durumda; bu tarihte 3I/ATLAS Güneş’in arkasına geçecek ve bir süre doğrudan gözlemlenemeyecek. Loeb, bu dönemi “olağanüstü bir şeyin gerçekleşmesi için mükemmel fırsat” olarak yorumladı ve bu açıklama sosyal medyada komplo teorilerinin yeniden konuşulmasına yol açtı. 3I/ATLAS Aralık ayı başında yeniden gözlemlenebilir hale gelecek; eğer olağan dışı bir hareket sergilerse, bu Güneş Sistemi tarihindeki büyük keşiflerden biri olarak değerlendirilebilir.

Şu an için nesne, alışılmadık yapısı ve davranışlarıyla dikkat çeken, ancak temelde doğal bir gök cismi olma ihtimali yüksek bir yıldızlararası ziyaretçi olarak görülüyor.