Antarktika’nın McMurdo Kuru Vadileri: Kan Şelalesi’nin Sırrı Çözüldü
Antarktika‘nın McMurdo Kuru Vadileri, dünyanın en ıssız ve en sert coğrafyalarından birini oluşturuyor. Burası o denli bir ortam ki NASA, iki milyon yıldır yağmur yağmamış bu bölgeyi Dünya üzerindeki Mars’a en çok benzeyen yer olarak tanımlıyor. Tıpkı Kızıl Gezegen gibi, bu vadilerin de kendine özgü kızıl bir görünümü var.

Yüz yıllık bilmece
1911 yılında İngiliz jeolog Thomas Griffith Taylor tarafından keşfedilen Kan Şelalesi, adının hakkını veriyor: ürkütücü bir kırmızı renge bürünmüş, buzlu bir şelale. Bu tuhaf görüntü, Taylor ve sonraki jeologları yüz yılı aşkın süredir meşgul etti; ancak bilim insanları bu “buzlu kan banyosu”nun arkasındaki nedeni bir türlü ortaya koyamamıştı. Antarctic Science dergisinde yayımlanan yeni bir çalışma ise bu bilmecenin çözüldüğünü öne sürüyor.

Sensörler çöküşü aynı anda yakaladı
Keşfin başlangıcı Eylül 2018‘e dayanıyor. Louisiana Eyalet Üniversitesi’nden araştırmacı Peter Doran, şelalenin yakınındaki GPS takip cihazları, sıcaklık ölçerler ve hızlandırılmış çekim yapan bir kameranın aynı anda şaşırtıcı bir durumu kayıt altına aldığını bildirdi. Veriler, Taylor Buzulu‘nun o sırada yaklaşık 15 milimetre aşağı doğru çöktüğünü gösterdi. Tam da bu sırada Kan Şelalesi’nden kırmızı bir akıntı boşalıyor ve yakınındaki Lake Bonney gölünde alışılmadık bir soğuk sapması gözlemleniyordu.
Peki bu akıntı neden kırmızı?
Açıklama, şelalenin bir tür basınç tahliye vanası gibi davranmasından kaynaklanıyor. Üstteki buzulun aşağı doğru uyguladığı baskı, altındaki kayalıkla birleşince son derece tuzlu ve basınçlı bir su kütlesi oluşuyor. Bu tuzlu su, mikroskopik boyutta demir tanecikleri barındırıyor ve demir, havadaki oksijenle temas ettiğinde paslanıyor. Bu kimyasal tepkime, akıntıya o belirgin kan kırmızısı rengini veriyor. Mars’ın kızıl renginin de benzer bir demir oksitlenme sürecinden kaynaklandığı düşünüldüğünde, NASA’lı araştırmacıların burayı Kızıl Gezegen’e benzetmesi anlaşılır hale geliyor.

















