Türkiye ekonomisi yüksek enflasyon ve geçim sıkıntısıyla karşı karşıya
Türkiye ekonomisi yüksek enflasyon ve geçim derdiyle boğuşurken, iktidar kanadından “hedefler değişebilir” sinyali geldi. AKP Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş, bölgesel çatışmalar ve enerji fiyatlarındaki tırmanışın, başta Türkiye olmak üzere birçok ülkeyi enflasyon tahminlerini yeniden gözden geçirmeye zorlayabileceğini belirtti.

Petrol hesabı tutmadı
Ekonomim’e konuşan Elitaş, ekonomi yönetiminin ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2026 yılı planlamalarını varil başına 60-65 dolarlık petrol fiyatı üzerinden yaptığını; ancak fiyatların bu öngörülerin çok üzerine çıktığını ifade etti.

Asgari ücrete ara zam konuşmaları için uyarı
Muhalefetin ve ücretli çalışanların yüksek enflasyon karşısında talep ettiği asgari ücret ara zammına ilişkin değerlendirme yapan Elitaş, bu konunun Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Elitaş, yılın dördüncü ayı henüz yeni başlamışken gündeme yeni konular taşımanın piyasayı olumsuz etkileyebileceğini, aylar sonra olacak bir konuyu bugünden tartışmaya açmanın bazı kişilerin hoşuna gidebileceğini fakat 83 milyonun cebinden bir şeylerin gitmesine sebep olabileceğini belirtti. Şu ifadeleri kullandı: “Bir şeyin konuşulması bir şeyin ortaya atılması şu anda bunun gündeme tekrar taşınması 86 milyonun cebine haksızlık demektir. Siyasetçiler belki bunu yapabilirler, popülizm olarak değerlendirebilirler ama titrinde ekonomist olan siyasetçiler bunu yapamazlar. Özgür Bey yapabilir, onun hakkıdır, bilmeyebilir. Ama danışmanlarının müsaade etmemesi gerekir, çünkü profesör yazan ekonomist danışmanları var. Onların müsaade etmemesi gerekir.”
Özgür Özel’in kıyaslamasına Bitcoin önerisiyle yanıt
CHP lideri Özgür Özel’in asgari ücrette yaşanan kaybı altın üzerinden örneklendirmesini eleştiren Elitaş, kıt kaynaklarla olan bir şeyin fiyatla değerlendirilmesinin doğru olmadığını savundu. Elitaş, 2002’de çeyrek altının 30 lira, şu an 11.700 lira; ons altının 200 dolar iken şimdi 4.600 dolar olduğunu belirterek “bu fiyatlarla kontrol edilemeyen, arzı belli olmayan bir emtia ile paraya tahvil kabiliyeti çok yüksek bir şeyle yapabildiğinizde mümkün değil” dedi. Özgür Özel’e bitcoin üzerinden hesaplama yapmasını öneren Elitaş şöyle konuştu: “Bitcoin herhâlde 2005-2006 yılında çıktı. Özgür Bey asgari ücreti bitcoin’e göre hesaplasın. Ne kadar olmuş? Bitcoin o zaman çıktığında 1 sentti, şimdi 65 bin dolar. Sayın Özgür Özel ekonomist arkadaşlarına asgari ücret, en düşük emekli maaşı, bitcoin çıktığında bu kadardı. Farz edelim ki; 1 dolarlık Bitcoin’le adam 185 tane Bitcoin alabilirken şu anda Bitcoin 65 bin dolar olmuş. Yani Ethereum, ripple gibi şeylerle değerlendirmek doğru değil, hisse senetleriyle de değerlendiremezsiniz bu işleri. Yıllar itibariyle enflasyon oranları nedir onlara bakarsınız. Asgari ücret 2002 yılında 184 liraymış.”
Tüpgaz, elektrik ve ekmek üzerinden refah karşılaştırması
Elitaş, alım gücü karşılaştırmalarında refah ve konfor seviyesindeki değişikliklerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. 2002 ile bugünü kıyaslarken bazı ürünlerin tüketimindeki değişiklikleri vurguladı: “Alım gücüyle baktığımızda şu anda refah seviyemizdeki konfor ihtiyacımızdaki ürünler arttığı için o gün ile kıyaslamak yanlış olur. Biz bütçe konuşmalarını yaparken 12 kilogramlık tüp kaç tane alabiliyorduk, kaç kilovat elektrik kullanabiliyorduk, çiftçi ne kadar mazot alabiliyordu? Onların hesabını yapıyorduk ama şu anda onların hesabını yapmak 2026 yılında doğru değil. 2002 yılında bir en düşük maaşlı memur veya asgari ücretli kişi 7-8 tane tüp gazı alabilirken, biz bunu 11-12 kg’a çıkarmıştık. Ama şu anda getirip de asgari ücretle 2002 yılında 11 tane alırken şu anda 80 tane alıyorsun, 50 tane alıyorsun demek yanlış bir şey çünkü artık tüp gaz kullanılmaz oldu.”
Elitaş ekmeğin hayatımızdan çıkarılamayacağını vurgulayarak somut örnek verdi: “2002 yılında asgari ücret 184 lira iken ekmek 15 kuruşmuş, bugün ekmek 15. Ekmek 15 kuruştan 15 liraya geldiğinde asgari ücret 150 misli artmış, ekmek 100 misli artmış. Ona bakmak lazım. Yani alımla ilgili çünkü tüp gazı hayatımızdan çıkarmışız ama ekmeği hayatımızdan çıkarabilmemiz mümkün değil. Yani bununla ilgili değerlendirmemiz lazım. Ama refah ve konfor seviyemiz çok farklı.”
















