Ahbap soruşturması kapsamında tanık ifadeleri adliyede alındı
Ahbap Derneği adına toplanan bağışların bazı şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı iddiasıyla yürütülen soruşturma çerçevesinde gazeteci Ece Üner, müzisyen Gökhan Özoğuz ve sunucu Öykü Serter tanık sıfatıyla ifade vermek üzere adliyeye geldi. Serter, Özoğuz ve Üner’in savcılık ifadeleri ortaya çıktı.
Öykü Serter’in ifadesi: Travma ve öfke
Serter ifadesinde, 1999 Adapazarı depreminde muhabir olarak sahada aktif çalıştığını, o dönemde yaşanan insan manzaralarının kendisinde travma yarattığını ve bu nedenle doğal afetlerle ilgili konularda kişisel hassasiyet taşıdığını belirtti. Serter, yaşananlardan ötürü meslek hayatı boyunca duyarlı olduğunu, 6 Şubat depremlerinde yaşanan büyük yıkım ve can kayıpları nedeniyle öfkelendiğini ve tweetlerini o öfke halinde attığını söyledi. Tweetleri atarken devletin yardım kuruluşlarının yetersiz kaldığını düşünerek değil, ortak acıyı paylaşmak için duygularını dile getirdiğini ifade etti.
Serter, herhangi bir şekilde insanları AHBAP’a veya başka bir özel yardım kuruluşuna yönlendirmediğini, Haluk Levent’i şahsen tanımadığını ve prensip olarak yardımını doğrudan yardım sahibine ulaştırmayı tercih ettiğini belirtti. Haluk Levent hakkında eskiden dolandırıcılıkla ilgili haberler duyduğunu, bu tarz yardım faaliyeti yapan topluluklara itibar etmediğini ve yaşamı boyunca Haluk Levent veya AHBAP ile herhangi bir ticari ilişki veya para alışverişi içinde olmadığını vurguladı. Ayrıca AHBAP derneği aracılığıyla yardım yapmadığını, derneğe para yatırmadığını ve insanları AHBAP’a yönlendirecek hiçbir söylemde bulunmadığını söyledi.
Serter, Ahbap soruşturmasını bir vatandaş ve medya mensubu olarak takip ettiğini, insanların duygularının sömürülmesine dayanan menfaat sağlayıcı faaliyetleri kabul etmesinin mümkün olmadığını, yardıma geç kalınmasına ve insanların birbirine yetişilememesine tepki gösterdiğini, bu tür insanların zor durumlarından faydalanarak duyguları suistimal eden eylemlerin her zaman karşısında olduğunu belirterek ekleyecek başka bir hususu olmadığını söyledi.
Gökhan Özoğuz’un ifadesi: Sınırlı görüşme, yardım faaliyetinde yer almama
Gökhan Özoğuz ifadesinde uzun yıllardır müzikle uğraştığını, Ahbap Derneği başkanı Haluk Levent ve dernek yöneticileriyle herhangi bir tanışıklığı olmadığını, Haluk Levent’i ismen tanıdığını ancak yüz yüze gelmediğini aktardı. Özoğuz, Kahramanmaraş depremi sonrası bölgede yardım faaliyetinde bulunduğunu; bu yardımı İstanbul’da ve bölgedeki tanıdıklar aracılığıyla gerçekleştirdiğini söyledi. Haluk Levent ile ne tür bir yardım yapılacağına dair çok kısa görüşmüş olabileceğini, görüşme neticesinde herhangi bir sonuç elde etmediklerini, Haluk Levent’in kendisini ihtiyaç durumunda arayacağını söyleyip telefonu kapattığını ve sonrasında arama olmadığını belirtti.
Özoğuz, Haluk Levent, Oğuzhan Uğur veya Ahbap Derneğine ait herhangi bir hesap üzerinden para transferi olmadığını, kendisiyle herhangi bir iş ilişkisinin bulunmadığını ifade etti. Oğuzhan Uğur ile deprem öncesi müzik ortamından tanışıklığı olduğunu; deprem zamanında sosyal medyada sıkça görülen paylaşımlar ve yardım toplama faaliyetleri nedeniyle Oğuzhan’ı arayıp ne yapabileceğini sorduğunu anlattı. Oğuzhan’ın ofisine gidip çalışmalarını gördüğünü, göçük altındaki kişilerin arayıp adres verdiği görüşmeleri ve ağlayan insanların seslerini duyduğunu, bunları duyunca kötü hissedip oradan ayrıldığını belirtti. Herhangi bir şekilde Ahbap Derneği için veya Oğuzhan Uğur’un belirttiği herhangi bir hesap için yardım toplama faaliyetinde bulunmadığını söyledi.
Twitter hesabından 12.02.2023 tarihlerinde Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur’u etiketleyerek yapılan paylaşımında, sahte hesaplar üzerinden yardımların amaç dışı kullanıldığına yönelik yanlış yorumlar nedeniyle paylaşımda bulunduğunu, 16.02.2023 tarihli paylaşımında ise göçük altındaki kişiler arasında henüz canlı kişilerin olabileceğini ve bu sebeple genel yıkımın başlamaması gerektiğini belirttiğini anlattı. Aynı paylaşımda Ahbap, AFAD, Kızılay gibi kurumları etiketleyerek deprem nedeniyle yardımda bulunulan tüm dernek ve kurumları dahil ettiğini, yardım dışında bir niyeti olsaydı AFAD ve Kızılay gibi kurumları belirtmeyeceğini kaydetti.
YouTube platformunda yaptığı paylaşımda “korkunç şeyler yaşandı ve yaşanıyor, gerçekten de hayatımda ülkeyi bu kadar sahipsiz hissettiğim olmamıştı” şeklinde bir söylemi olduğunu ancak bunu Türkiye Cumhuriyeti veya herhangi bir kamu kurumu için söylemediğini, göçük altındaki kişilerin sesleri ve bekleyen yakınlarının çaresizliği karşısında bu konuşmaların etkisinde kalarak duygularını aktarmak istediğini belirtti. Videoda “aşağıda linkler var oralardan bağış yapabilirsiniz” şeklinde söylemiş olup olmadığını tam hatırlamadığını ifade etti.
Özoğuz, geçmişte Haluk Levent hakkında bazı iddialar duyduğunu ancak bunlara birebir şahit olmadığını, eskiden beri Haluk Levent ve derneğine yardımda bulunulmaması yönünde bir iradesi olduğunu ve yakın çevresini de bu konuda yönlendirdiğini söyledi. Bahse konu dönemde muhtemelen AFAD, AKUT ve Kızılay’ın da linklerinin yer aldığını, bazı bakanların programa katılmasının güven verdiğini hatırladığını belirtti.
Özoğuz, vatanına, milletine ve devletine bağlı olduğunu, amacının iyi niyetle insanlara faydalı olmak olduğunu, eğer iyi niyetinin kötüye kullanılması ve yardımların kötü işlerde kullanılması söz konusu olduysa bunun kendisi için büyük bir hayal kırıklığı olduğunu belirterek ifadesini sonlandırdı.
Ece Üner’in ifadesi: “Ahbap da bizim, AFAD da bizim” vurgusu ve eleştiriler
Ece Üner ifadesinde Haluk Levent’i sanatçı kimliği ve Ahbap Derneği yöneticisi olarak tanıdığını, kendisiyle ilk yüz yüze karşılaşmasının deprem sonrası Oğuzhan Uğur’un düzenlediği Babala TV yayınında olduğunu, o zamana kadar yüz yüze veya telefonla görüşmelerinin bulunmadığını söyledi. Üner, Ahbap Derneğine yönelik eleştirilere ilişkin canlı yayındaki ifadelerinin derneğin lehine yapılan açıklamalar kastetmediğini belirtti ve o dönemde “AFAD da bizim, Ahbap da bizim” şeklinde paylaşımda bulunduğunu aktardı. Bu paylaşımın amacının ülke içindeki birlik ve beraberlik mesajı vermek olduğunu vurguladı.
Üner, Haluk Levent’in eylemlerini lanetlediğini, soruşturmanın içeriğinden haberdar olduktan sonra bazı insanların yanıldığını ve hayal kırıklığına uğradığını ifade etti. Konuyla ilgili söyleyebileceği diğer hususları belirterek ifadesini tamamladı.
Soruşturma süreci ve tanık ifadelerinin önemi
Soruşturma kapsamında alınan bu tanık ifadeleri, Ahbap Derneği ve bazı kişilerin bağışların aktarılmasına ilişkin iddialarının araştırıldığı süreçte değerlendirilmek üzere dosyaya konuldu. Serter, Özoğuz ve Üner’in verdikleri ifadelerde yardıma dair niyetlerinin ve gerçekleştirdikleri eylemlerin sınırlarını açıkça belirttikleri, doğrudan AHBAP’a yönlendirme veya para transferi gerçekleştirmediklerini ifade ettikleri görülüyor. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında savcılık tarafından alınacak ek deliller ve ifadeler dosyanın seyrini etkileyecektir.
















