DSÖ Afrika Bölge Ofisi’nde Bölgesel Acil Durumlar Direktör Vekili olarak görev yapan Patrick Abok, Angola’da düzenlenen çevrim içi basın toplantısında, kıtanın son yıllarda ciddi sağlık acil durumlarıyla karşı karşıya kaldığını vurguladı. Abok, özellikle Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin Kasai eyaletinde yeniden ortaya çıkan Ebola salgınına dikkat çekerek, mevcut salgınların sağlık sistemleri üzerinde büyük baskı oluşturduğunu belirtti.
Ebola dışında, bölgede kolera, maymun çiçeği virüsü (mpox) ve kızamık gibi hastalıkların da hızla yayıldığı, zaten kırılgan olan sağlık altyapısının bu nedenle büyük zorluklar yaşadığı ifade edildi.
Kolera Verileri Endişe Veriyor
Abok’un aktardığı bilgilere göre, 2024 yılı içerisinde 23 ülkede 190 binden fazla kişi koleraya yakalandı ve hastalık nedeniyle 4 bini aşkın insan yaşamını yitirdi. Bu ülkelerden 16’sında salgın hâlen aktif durumda. Özellikle güvenli içme suyuna erişimdeki yetersizlik ile hijyen koşullarının zayıflığı, koleranın insani kriz yaşanan bölgelerde hâlâ büyük bir halk sağlığı tehdidi olduğunun altı çizildi.
Salgınla mücadele kapsamında Dünya Sağlık Örgütü, kolera tedavi merkezlerine lojistik destek sağlıyor, gerekli tıbbi malzemeleri ulaştırıyor ve aşılama çalışmalarıyla yayılımı kontrol altına almaya çalışıyor. Bu doğrultuda, yalnızca bu yıl içinde 15 milyon dozdan fazla kolera aşısı uygulandı.
Vakaların Artışında Çevresel Etkenler
Abok, özellikle Çad, Sudan, Etiyopya ve Kongo Demokratik Cumhuriyetinde kötü sanitasyon koşulları ve iklim kaynaklı sel felaketlerinin, vakaların hızla yayılmasına sebep olduğunu dile getirdi. Bu nedenle kolera, yalnızca tıbbi değil aynı zamanda çevresel ve insani boyutlarıyla da ciddi bir sorun olmaya devam ediyor.
Kolera, kirli su ya da kontamine gıdaların tüketilmesiyle insana bulaşan bakteriyel bir enfeksiyon olarak tanımlanıyor ve bu durum, bölgedeki altyapı sorunlarının acil olarak ele alınmasının gerekliliğini bir kez daha gösteriyor.
















