ABD ve İsrail’in İran Politikası: Böl ve Yönet Stratejisinin Hedefleri
İsrail’le birlikte İran’a yönelik harekete geçen ABD’nin amacı bu ülkede laik ve demokratik bir rejim kurmak değildir. ABD ve İsrail, İran’ı parçalamayı ve böl-yönet taktiğiyle bu ülkeye kendi çıkarlarını gözeten bir kukla yönetim getirmeyi hedeflemektedir. Bu yönetimin dinci, diktatör veya demokratik laik olması ABD ve İsrail için temel belirleyici değildir; önemli olan, ABD çıkarlarına hizmet edecek, İran’ın doğal kaynaklarının sömürülmesine olanak sağlayacak ve İran’ı İsrail için bir tehdit olmaktan çıkaracak bir yapı oluşturmaktır.
Bu nedenle ABD’nin İran’a yönelik müdahalesinden “demokratik, laik, çağdaş hukuk devleti” beklemek gerçekçi değildir. Bu aşamada İranlılara Atatürk’ün şu sözü anımsatılmalıdır: “Hangi istiklâl vardır ki, ecnebilerin nasihatleriyle, ecnebilerin planlarıyla yükselebilsin? Tarih böyle bir hadiseyi kaydetmemiştir.”
ABD’nin İran halkını sokağa çağırması, rejime karşı ayaklanmayı teşvik etmesi ve İsrail’in İran’daki Kürtleri birleştirmeye davet etmesinin temel amacı İran’ı parçalamaktır. Başta PKK’nın İran kolu olan PJAK olmak üzere İran’da buna teşne örgütler bulunmaktadır. Diğer Kürtçü örgütler de aynı safta yer almış ve ortak bir açıklama yaparak ABD ve İsrail ile işbirliğine hazır olduklarını duyurmuşlardır. Açıklamada şöyle denilmiştir: “Bugün İran ve Rojhilat tarihinin en belirleyici günleriyle karşı karşıyayken, Kürdistan halkına şu çağrıda bulunuyoruz: Kürdistan halkı, gelişmeleri yakından takip etmeli; bilinçli ve farkında bir şekilde yaşananlara yaklaşmalı, siyasi tutumunu Rojhilat Siyasi Güçler İttifakı’nın talep ve önerileriyle uyumlu hale getirmeli ve bu koordinasyonu canlı ve etkili tutmalıdır.”
ABD ve İsrail’in bu tutumundan memnun olan bu örgütler, süreçte İran’da özerk bir Kürt yönetimi kurulmasını hedeflemektedir. ABD Başkanı Trump’ın Kuzey Irak liderleri Barzani ve Talabani ile görüşmesi de benzer amaçlara hizmet eden bir girişimdir. ABD, Irak ve Suriye’de izlediği politikalar gibi İran’da da özerk bir Kürt bölgesi oluşturarak ülkeyi parçalamayı amaçlamaktadır. Bu hedef, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile uyumludur.
Bu gelişmeler karşısında Türkiye’nin Atatürk’ün görüş ve ilkelerini anlaması gerektiği vurgulanmalıdır. Atatürk’ün izinden sapmanın Türkiye’ye ağır bedeller getireceği görülmelidir. Aksi bir tutum ABD-İsrail emperyalizmine hizmet etmek anlamına gelecektir. Türkiye, laik, demokratik ve çağdaş hukuk devleti niteliklerini güçlendirmeye; üniter ve ulus devlet yapısını korumaya yönelmelidir.
















