HSK ile Danıştay Kararı Arasındaki Çekişme: Ahmet Çakmak’ın İtiraz Süreci ve Genel Kurul Gelişmeleri
Recep Tayyip Erdoğan’ın üçüncü kez Cumhurbaşkanı adayı olmasına YSK nezdinde itiraz eden dönemin yargıcı Ahmet Çakmak, Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından 21 Şubat 2024 tarihinde meslekten çıkarılmıştı. Çakmak, bu karara karşı Danıştay’a yürütmenin durdurulması ve iptali talebiyle başvuruda bulundu.

DANIŞTAY’IN İPTAL KARARI HSK TARAFINDAN UYGULANMADI
Danıştay 5. Dairesi, içtihat değişikliğine giderek meslekten çıkarılma cezasına gerekçe yapılan fiilleri de değerlendirip HSK kararını iptal etti. Çakmak’ın meslekten çıkarılma kararının altında dönemin Adalet Bakanı Akın Gürlek’in de imzası bulunuyordu. Buna rağmen HSK, Çakmak’ın içtihat değişikliği sonucu göreve dönme talebini yasal sürede incelemeyerek zımnen reddetti.
HSK ÜYELERİNİN REDDİ VE ÇEKİLME TALEBİ
Bu gelişme üzerine Çakmak, HSK’ye dilekçe vererek 12 kurul üyesini reddettiğini belirtti ve dosyasından çekilmesini istedi. Aksi kanaatte ise HSK Başkanvekili Fuzili Aydoğdu ile üyeler Alişan Tiryaki, Çetin Arslan, Serdar Ateş ve Seyfi Han’ın dosyadan çekilmesini talep etti; gerekçe olarak aralarında husumet bağı oluştuğu ve tarafsızlıklarını kaybettikleri gösterildi.
GENEL KURULDA YÜZ YÜZE İTİRAZ VE SOSYAL MEDYA TEPKİSİ
Çakmak, HSK Genel Kurulu’nda Danıştay kararının uygulanmamasına karşı yüz yüze itirazda bulundu. Bu sırada HSK Genel Kurul Üyesi Turan Kuloğlu’nun sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı öven paylaşımlar yaptığı ortaya çıktı. Kuloğlu, hâkimler ve savcıların görev yerlerini ve haklarını belirleme görevindeki HSK 1. Daire Başkanı olup, 12 HSK Genel Kurul Üyesi’nden biri olarak görev yapmaktadır.
HSK ÜYESİ KULOĞLU’NUN SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMI
Kuloğlu, Çakmak’ın savunması alınırken sosyal medya üzerinden şu değerlendirmeyi paylaştı: “Teknoloji yatırımları bazen sadece hız olarak görülüyor. Oysa mesele sadece internetin hızlanması değil; bir milletin birbirine ulaşabilme gücüdür. 15 Temmuz gecesi bunun ne anlama geldiğini hep birlikte gördük. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın FaceTime üzerinden yaptığı çağrı, sadece bir yayın değildi. Bugün 5G konuşulurken mesele sadece hız değil; gerektiğinde bir milletin aynı anda kenetlenebilme gücüdür.”
ÇAKMAK’IN SAVUNMASI: HAK İHLALLERİ İDDİASI
Çakmak, Genel Kurul’daki savunmasında sürecin başından itibaren savunma hakkı, gerekçeli karar hakkı, etkili başvuru hakkı, hak arama özgürlüğü ve ifade özgürlüğü gibi temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğini belirtti. Danıştay 5. Dairesi’nin kararı ve mevcut kanıtlara dayanarak cezanın kaldırılmasını talep etti. Ayrıca, Erdoğan’ın adaylığına itirazı yargıç sıfatıyla değil, seçme ve seçilme hakkı olan özgür yurttaş sıfatıyla yaptığını vurguladı.
GENEL KURUL’UN YANITI VE RET TALEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Genel Kurul, Çakmak ve avukatlarının “Danıştay 5. Dairesi’nin kararını niye uygulamadınız?” sorusuna “Konumuz değil” yanıtını verdi. Ayrıca Genel Kurul’un, Çakmak’ın üyelerle ilgili ret taleplerini değerlendirirken yasalara uymadığı belirtildi. HSK Kanunu’nun 41. maddesinin 3. fıkrasına göre ret talebi, reddi istenen üyelerin yokluğunda genel kurul veya daire tarafından incelenerek kesin olarak sonuçlandırılmalıdır. Ancak Çakmak’ın talebinde reddi istenen HSK Başkanvekili Fuzili Aydoğdu ile üyeler Alişan Tiryaki, Çetin Arslan, Serdar Ateş ve Seyfi Han’ın Genel Kurul’da hazır bulunup kendi lehlerine oy kullanarak ret kararına hükmettiği öğrenildi.

