Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Milli Ekonomi Kongresi Viyana’da tamamlandı: ‘İhtiyaçlar sınırsızdır tezi insanlık tarihinin en kanlı yalanıdır’

Viyana’da 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi Gerçekleştirildi Avusturya’nın başkenti

Viyana’da 11. Uluslararası Milli Ekonomi Modeli Kongresi Gerçekleştirildi

Avusturya’nın başkenti Viyana, Milli Ekonomi Modeli Kongresi’ne ev sahipliği yaptı. Prof. Dr. Haydar Baş’ın Millî Ekonomi Modeli, iki gün süren kongrede dokuz ayrı oturumda ele alındı. Viyana Teknik Üniversitesi’nde 7–8 Şubat tarihlerinde düzenlenen 11. Uluslararası Millî Ekonomi Modeli Kongresi’ne 21 ülkeden 50’den fazla bilim insanı ve akademisyen katıldı.

Kongrenin kapanış konuşmasını Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş yaptı. Baş, konuşmasında dünyadaki çatışmalar, göç ve krizlerin ortak paydasına işaret ederek bu olguların sömürücü ekonomik düzenin sonucunda ortaya çıktığını savundu. Savaşları talihsizlik olarak değerlendirmeyip, rezerv para saltanatının sürmesi için planlanan eylemler olarak niteledi.

“SAVAŞLAR BİR TALİHSİZLİK DEĞİL; REZERV PARA SALTANATI SÜRSÜN DİYE…”

Hüseyin Baş, konuşmasında: “Bugün dünyanın neresine bakarsanız bakın; ister kavrulan topraklara, ister patlayan bombalara, isterse mülteci akınlarına… Gördüğünüz tüm bu felaketlerin tek bir ortak sicil kaydı vardır: Sömürgeci ekonomi sistemi! Savaşlar bir talihsizlik değil; rezerv para saltanatı sürsün diye çıkarılan planlı cinayetler! Güvenlik sorunları bir tesadüf değil; ekmeği adil bölüşemeyenlerin, huzuru silahta arama zavallılığıdır!” ifadelerini kullandı. Dünya düzeninin tek kutuplu baskı ve korku politikalarıyla ayakta tutulduğunu belirtti ve mevcut sistemin sona ermesinin beklendiğini, ancak artık o günün şafağında olunduğunu vurguladı.

Baş, Milli Ekonomi Modeli’ni (MEM) ortaya koyan Prof. Dr. Haydar Baş’ı anımsatarak modelin dünyayı değiştiren bir söz olduğunu ifade etti.

“MİLLİ EKONOMİ MODELİ, DÜNYAYI DEĞİŞTİREN BİR SÖZDÜR”

Baş, MEM’in krizlere uyum sağlamayı değil; kriz üreten düzeni ortadan kaldırmayı hedeflediğini söyledi. Ekonomiye geçici çözümler getirmek yerine yeni bir düzen kurmayı amaçlayan modelin 2013’te Rusya Federasyonu Devlet Duması’ndaki sunumuyla tarihe not düştüğünü belirtti ve Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Milli Ekonomi Modeli, sessiz bir devrimle kapitalizmi tarihe gömüyor” sözünü aktardı. Bugün hâkim ekonomik sistemin tesadüfi oluşmadığını belirtti.

“MEM İNSANLIK TARİHİNİN EN BÜYÜK VE EN KANLI YALANINI ÇÜRÜTTÜ”

Baş, kapitalist sistemin kıtlık dogması üzerine kurulduğunu, bu anlayışa göre kaynakların sınırlı sayılması nedeniyle rekabetin ve çatışmanın kaçınılmaz görüldüğünü söyledi. Petrolün ve doğalgazın jeopolitik amaçlarla kullanılması ve enerji hatlarının ordular tarafından korunmasının, kaynakların kıt olduğu tezini meşrulaştırdığını ifade etti.

“İHTİYAÇLAR SINIRSIZDIR TEZİ İNSANLIK TARİHİNİN EN KANLI YALANIDIR”

Milli Ekonomi Modeli’nin kıtlık üzerinden korku üreten anlayışı reddettiğini belirten Baş, kapitalizmin “ihtiyaçlar sınırsızdır” iddiasını eleştirdi. İnsanın temel ihtiyaçlarının sonsuz olamayacağını, gerçek olanın ihtiyaçların sınırlı, sınırsız olanın ise kapitalizmin doymak bilmeyen ihtirasları olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Haydar Baş’ın “İnsanın ihtiyaçları sınırlıdır, sınırsız olan kapitalizmin doymak bilmeyen ihtiraslarıdır” sözünü aktardı ve mevcut sistemin bir avuç elitin ihtiraslarını doyurmak için milyarlarca insanı açlığa mahkûm ettiğini öne sürdü.

“MİLLİ EKONOMİ MODELİ BİR ZORUNLULUKTUR”

Baş, MEM’in zorunluluk olduğunu, modelin bir avuç elitin iştahını değil; 8 milyar insanın sınırlı ama onurlu ihtiyaçlarını karşılamak için var olduğunu söyledi. Rezerv para sistemiyle bir ülkenin bastığı karşılıksız kağıtların küresel emeği ve alın terini sömüren bir vakuma dönüşmesi sonucu, dünya genelinde 350 trilyon dolara ulaşan ödenmesi matematiksel olarak imkânsız bir borç stokunun oluştuğunu belirtti. Devletlerin borç batağında olduğunu ve milli bütçelerin faiz lobilerinin elinde rehin tutulduğunu ifade etti.

Baş, bu yağma düzeninin MEM’in “Milli Paralarla Ticaret” devrimiyle sarsıldığını söyledi. 2005’te modele ilişkin eleştiriler olduğunu, ancak 2013’te Rusya’daki sunumun ardından dünya ekonomisinde sessiz bir devrimin yaşandığını aktardı.

“MİLLİ PARALARLA TİCARET, SÖMÜRÜ ÇARKINA BİR BAŞKALDIRIDIR”

Baş, BRICS ülkelerinin Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Milli Paralar” tezine yönelmesinin sömürü çarkına başkaldırı olduğunu söyledi. Rusya, Hindistan, Çin ve Brezilya gibi ülkelerin ticarette doları dışlayıp milli paralarla ticarete eğilmesinin MEM’in başarısı olduğunu belirtti. Rusya’nın 2025 yılında dış borç yükünü %58 oranında azaltması ve Çin ile yaptığı ticaretin %95’ini milli paralarla gerçekleştirmesi gibi örnekleri modelin ampirik kanıtı olarak sundu. Doların ekonomik bir silaha dönüştüğü çağda milli paralarla ticaret yapmanın bir tercih değil, milli varlığı koruma gereği olduğunu vurguladı.

“VAR OLDUĞUN İÇİN DEĞERLİSİN, TÜKETTİĞİN İÇİN EKONOMİYE KATKI SAĞLIYORSUN”

Baş, bu cümlenin 21. yüzyılın iktisat manifestosu olduğunu belirtti. Mevcut sistemlerin “Üretim yaparsan değerlisin” anlayışına karşı MEM’in “Var olduğun için değerlisin, tükettiğin için ekonomiye katkı sağlıyorsun” dediğini aktardı. Tüketim olmazsa üretimin anlamını yitireceğini, talep olmadan arzın bir anlam taşımayacağını ve insanların tüketim kabiliyetinin her zaman diri tutulması gerektiğini ifade etti. Deneylerin, insanlara verilen paranın ekonomiyi büyüttüğünü gösterdiğini; Silikon Vadisi uzmanları ve Batılı iktisatçıların Evrensel Temel Gelir (UBI) tartışmalarına değindiğini anlattı.

“İNSANIN MÜLKİYETİ DE, İŞİ DE, AŞI DA, ONURU DA OLACAK”

Baş, teknolojik gelişmelerin ve tekno-feodal eğilimlerin insanlığı mülksüzleştirme, işsizleştirme ve onursuzlaştırma tehdidine dikkat çekti. MEM’in bu tehdide karşı insanın mülkiyet, iş, sağlık ve onur sahibi olmasını savunduğunu belirtti.

“BU MODEL MATEMATİKSEL BİR ZORUNLULUKTUR”

Baş, MEM’in üretken yapay zeka çağında insanlığın çözümü olan sosyal bir algoritma olduğunu ve karanlık fabrikalardan çıkışın formülü olduğunu söyledi. Modelin üniversitelerde okutulması, akademik tartışmalara ve siyasete taşınması gerektiğini vurguladı. Yapay zekânın ya insanlığın sonunu getirecek bir felaket ya da MEM ile insanlığın altın çağını başlatacak bir hizmetkâr olabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Haydar Baş’tan aktardığı bir sözle konuşmasını sonlandırdı: “Karanlık ne kadar koyu olursa olsun, bir mum ışığı onu yenmeye yeter. İşte o ışık, Milli Ekonomi Modeli’dir.”

Kapanış konuşmasının ardından kongreye katılan akademisyen ve iktisatçılara plaket ve katılım belgeleri verildi. Viyana’da iki gün boyunca devam eden 11. MEM Kongresi, tüm katılımcıların çekildiği hatıra fotoğrafı ile sona erdi.