Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TBMM’de AKP-DEM Parti gerginliği… ‘İnsan hiç olmazsa Anayasa maddesini okur, öyle çıkar buraya’

Meclis’te Kobani Davası Tartışması: Partilerden Sert Tepkiler ve Dokunulmazlık Eleştirileri

Meclis’te Kobani Davası Tartışması: Partilerden Sert Tepkiler ve Dokunulmazlık Eleştirileri

DEM Parti tarafından “4 Kasım 2016’da HDP’ye yönelik yapılan siyasi operasyonların demokratik siyasette yarattığı tahribatların araştırılması” amacıyla verilen önerge reddedildi. DEM Parti Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez, 4 Kasım 2016’daki süreçle ilgili açıklamasında, Meclis’in Anayasa’ya aykırı bir kararla dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından Eş Genel Başkanlar Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ başta olmak üzere arkadaşlarının kumpasla gözaltına alındığını ve tutuklandığını söyledi. Düşünmez, Kobani kumpas davasının yargılanmasına başlandığını belirterek, mahkemede yoldaşlarının kürsüyü bir Meclis kürsüsüne çevirdiklerini ve siyasi ithamların mahkûm edildiğini ifade etti.

Düşünmez, Kobani kumpas davasının hukuki meşruiyetinden söz etmeye gerek duymadıklarını; dokuz yıldır gerek Meclis’te, gerek sokakta, alanlarda, cezaevlerinde ve zindanlarda bu kumpas davasının mahkûm edildiğini vurguladı. Hukuka uygunluk denetimi görevini taşıyan Meclis üyelerinin vicdanlara seslenmesi gerektiğini belirten Düşünmez, oylanacak konunun bir önerge olmadığını; ülkenin aydınlık geleceğinin, hukuka olan inancın ve hukuk devleti olup olmadığının oylanacağını söyledi. Eğer Meclis oy birliğiyle Türkiye’deki bütün kumpas yargılamalarını mahkûm edebilirse halka umut dağıtılacağını, hukuk devletine olan inancın artacağını ve barış ile demokratik toplumun inşasının mümkün hale geleceğini belirtti. Düşünmez, sürdürülen yargılamanın AİHM kararıyla siyasi bir dava olduğunun resmîleştiğini, bu nedenle siyasetin elini taşın altına koyması gerektiğini ifade etti.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Buğra Kavuncu ise konuşmasında geçmişte muhalefete yönelik ifade edilen söylemleri hatırlattı. Kavuncu, eski iktidar temsilcilerinin muhalefete yönelik ‘teröristleri serbest bırakacaksınız’ gibi iddialarda bulunduğunu ve bu söylemlerin zaman içinde parti politikalarının parçası haline geldiğini aktardı. Konuşmasında, cezaevindeki seçilmiş belediye başkanları, MS hastası Tayfun Kahraman, sağlık durumu kötüye giden Mehmet Murat Çalık ve seçilmiş milletvekili Can Atalay gibi kişilerin durumlarının konuşulamadığını belirten Kavuncu, herkese ‘terörist’ denilen bir yerde gerçek teröristin, sıradan vatandaşın ve siyasetçinin ayırt edilemez hale geldiğini vurguladı. Siyasi hesaplar uğruna verilen etiketlerin kabul edilemez olduğunu, ülkenin geldiği noktanın kaotik olduğunu ve milletvekillerini gerçeklerle yüzleşmeye davet ettiğini söyledi.

CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Meclis’in Anayasa’ya uygun davranmaması ve milletvekillerinin hukukuna saygı göstermemesi nedeniyle 4 Kasım’daki sürecin ortaya çıktığını belirtti. Tanrıkulu, 20 Mayıs 2016’da Parlamentonun geçici bir anayasa maddesiyle milletvekillerinin dokunulmazlığını Anayasa’ya aykırı şekilde kaldırdığını, bunun sonucunda 4 Kasım 2016’da üçüncü büyük partinin eş genel başkanlarına yönelik operasyon yapıldığını söyledi. Operasyonun eş zamanlı ve farklı illerde Ankara’dan siyasi talimatla gerçekleştirildiğini ileri süren Tanrıkulu, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına rağmen siyasi liderin bu kararları uygulamayacağını söylediğini, insanların ortamlarından uzaklaştırılarak hapsedildiğini kaydetti. Tanrıkulu, Adalet ve Kalkınma Partisi temsilcisinden öz eleştiri ve parti adına özür beklediğini; bu tür yüzleşmeler yapılmazsa gerçek barışın inşa edilemeyeceğini ifade etti.

AKP Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde ve Cumhur İttifakı ile başlatılan “Terörsüz Türkiye” sürecine dikkat çekti. Amacın terörü sona erdirmek, annelerin ağlamasını durdurmak ve ülkede tam anlamıyla barışı sağlamak olduğunu söyleyen Yurdunuseven, bu süreç devam ederken böyle bir önergenin verilmesini anlayamadığını belirtti.

Yurdunuseven’in sözleri DEM Parti tarafından tepkiyle karşılandı. DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, Adalet ve Kalkınma Partisi’nden bir hukukçunun kürsüye gelmesi halinde hukuk adına ihlal edilecek ne varsa onu ihlal ettiğini söyledi. Temelli, AİHM kararının kesinleştiğini ve dokuz yıllık hukukun tescillendiğini belirterek, bu hukuksuzluğa yanıt verilmesi gerekirken muhalefete yönelik eleştirileri anlamadığını dile getirdi. Temelli, “Bize yaptığınız kumpaslarla biz yargılandık” ifadesini kullandı ve Anayasa maddesi ve sözleşmeler okunmadan bu tür söylemlere girilmesini eleştirdi.

AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Temelli’ye yanıt vererek, “Kendileri beğenmeyebilir, onların önergelerini de biz beğenmiyoruz” dedi. Tartışma, partiler arasındaki sert karşılıklı açıklamalarla sürdü ve önergenin reddedilmesiyle sonuçlandı.