10 Ekim 2015 Ankara Gar Katliamı’nın 10. yıldönümünde, SOL Parti tarafından yapılan açıklama Türkiye tarihine damga vuran bu olayın yalnızca bir katliam olmadığını, aynı zamanda siyasal İslamcı faşist bir rejimin inşasının dönüm noktası olduğunu vurguladı. Parti, bu süreçte yaşananların, toplumun demokrasiye ve barışa olan inancını yıkmayı hedeflediğini ifade etti.
7 Haziran 2015 seçimleri, AKP’nin yıllardır süren tek parti iktidarının son bulabileceğine dair güçlü bir umudu doğurmuştu. Ancak iktidarın bu sonucu kabullenmemesi ülkede karanlık bir dönemin kapısını araladı. Çözüm sürecinin askıya alınmasıyla birlikte savaşın ve şiddetin gölgesi yeniden Türkiye’nin üzerine çöktü. Bu ortamda gerçekleştirilen 10 Ekim buluşması, toplumun barış, eşitlik ve kardeşlik taleplerini bir araya getiren umut dolu bir meydan okuma olarak tarih sahnesinde yer aldı.
Birleşik Direnişin Simgesi
Katliamın hedefi yalnızca orada toplanan insanlar değil, halkın birleşik direniş iradesiydi. Haziran Hareketi başta olmak üzere pek çok örgütlü yapı, Gezi’nin ardından büyüyen toplumsal direnci politik bir güce dönüştürerek bu buluşmanın öncüsü olmuştu. Ancak IŞİD’in saldırısıyla bu birleşik güç vahşice hedef alındı; kan ve korku siyaseti, yeniden baskı rejiminin meşrulaştırılması için kullanıldı.
Bu süreçte MHP’nin desteğiyle gidilen 1 Kasım seçimleri, iktidarın yeniden güç toplamasına zemin hazırladı. Türkiye, tek adam yönetiminin temellerinin atıldığı, savaş ve OHAL politikalarının sıradanlaştığı bir döneme sürüklendi.
Gericiliğin Çöküşü ve Umudun Direnişi
Aradan geçen on yılın sonunda, SOL Parti’ye göre, katliamlarla, baskıyla ve korkuyla inşa edilen bu sistem artık kendi içine çökmeye başlamıştır. Bu rejimin gerisinde yalnızca çıkarını düşünen dar bir zümre kalmıştır. Bugün iktidar, emperyalizmin desteğiyle ayakta kalmanın yollarını ararken halk, umut ve direnişle yeniden sahneye çıkmaktadır.
10 Ekim 2015’te kaybettiklerimiz yalnızca birer can değil; aynı zamanda barışın, eşitliğin ve özgürlüğün simgeleridir. Bugün onların anısına sahip çıkmak, karanlığa karşı aydınlığın safında durmak anlamına geliyor. SOL Parti, “Bu karanlığı yeneceğiz” diyerek açıklamasını halkın direnişine, fabrika önlerinde mücadele eden işçilere, sokaklarda yürüyen kadınlara ve gençlere adadı.

