YENİ Parti’nin çevre yaklaşımı: Doğa ve üretim birlikte korunacak
Evrim Rızvanoğlu, yayımladığı video mesajıyla Türkiye’nin çevre yönetimini sert sözlerle eleştirdi ve partinin çevre politikalarını anlattı. Rızvanoğlu, mevcut yönetimin ormanları, kıyıları, dereleri ve korunan alanları ekonomik çıkar gözüyle gördüğünü belirterek, bunun geri dönüşü zor sonuçlar doğurduğunu vurguladı.
İktidarın tutumuna yönelik eleştiriler
Rızvanoğlu, mevcut uygulamaların doğayla kurulan dengenin zedelendiğine işaret etti; orman, dere, kıyı ve milli parklar gibi ortak yaşam alanlarının “kullanılacak” kaynaklar haline geldiğini söyledi. Kişiye özel düzenlemeler, torba yasalar ve işlevsizleştirilen ÇED süreçlerinin doğanın değil, rantın öncelendiğini gösterdiğini ifade etti ve ülkenin parsel parsel ruhsatlandığını iddia etti.
Kalkınma ve doğa arasındaki denge
YENİ Parti’nin çevre ve üretimi birlikte ele aldığına dikkat çeken Rızvanoğlu, sanayi, tarım ve kalkınmanın doğayı tahrip etmeden sürdürülmesi gerektiğini kaydetti. “Doğa kalkınmanın önündeki engel değil, kalkınmanın temelidir” sözleriyle emeği ve doğal varlıkları değersizleştiren mevcut büyüme anlayışını reddettiklerini açıkladı.
Vatan tanımının genişletilmesi
Çevre meselesinin aynı zamanda vatan meselesi olduğunu belirten Rızvanoğlu, vatanın yalnızca sınırlarla değil; orman, su, toprak, mera ve biyolojik çeşitlilikle birlikte bunların üzerinde yaşayanlarla tanımlanması gerektiğini dile getirdi.
Çevre sürgünlerine karşı politika
Rızvanoğlu, çevre tahribatının kırsal yaşamı ve üretimi zayıflattığını, bunun sonucu olarak köylerin boşaldığını ve insanların yaşadıkları coğrafyadan uzaklaştığını söyledi. Bu durumu “çevre sürgünü” olarak nitelendirerek, YENİ Parti’nin bunun sonlandırılmasını hedeflediğini açıkladı.
Yeşil dönüşüm ve adil yük paylaşımı
İklim krizinin çevresel olmanın ötesinde ekonomik ve sosyal etkileri olduğunu vurgulayan Rızvanoğlu, yeşil dönüşümün Türkiye’ye yeni kalkınma fırsatları sunacağını belirtti. Temiz üretim, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği ve döngüsel ekonomi politikalarını destekleyeceklerini ve dönüşümün bedelinin emekçilere yüklenmeyeceğini söyledi.
Bilim ve katılımcılık vurgusu
Çevre yönetiminde karar alma süreçlerinin genişletileceğini söyleyen Rızvanoğlu, yöre halkı, bilim insanları ve sivil toplumun sürece etkin katılımının sağlanacağını belirtti. Çevre kararlarının bilimsel esaslara göre alınacağını, hukukun yeniden çevre güvencesi haline getirileceğini ve kamu yararının esas alınacağını ifade etti.
















