Yeni Parti’nin “Ortak Gelecek İçin” Programı yayımlandı
CHP’den ayrılan 91 milletvekilinin kuruculuğunu yaptığı Yeni Parti, “Ortak Gelecek İçin” başlıklı parti programını kamuoyuna sundu. Program beş bölümden oluşuyor: Değişim Çağrısı, Demokrasi, Yönetim ve Adalet, Kalkınma ve Ekonomi, Sosyal Devlet ve Dış Politika, Güvenlik ve Dirençlilik. İlk bölüm olan “Değişim Çağrısı”nda Türkiye’deki ekonomik ve siyasal düzen eleştirildi ve “Bu kara düzeni değiştireceğiz” ifadesine yer verildi.
Programda Yeni Parti’nin yalnızca yeni bir siyasi yapı kurma amacı gütmediği, aynı zamanda “Türkiye’de siyaseti, iktidarı, hayatın işleyişini ve Türkiye’nin kaderini değiştirmek için” yola çıktığı belirtildi. Partinin iktidar hedefinin yalnızca yönetici değişikliği anlamına gelmediği; bunun, “Devletin işleyişini, ekonominin önceliklerini, siyasetin dilini ve iktidarla yurttaş arasındaki ilişkiyi değiştirme iradesi” olduğu vurgulandı.
Altı Ok ve Çağdaş Sosyal Demokrasi Vurgusu
Programda partinin temel dayanağının, ulusal egemenliği esas alan Cumhuriyet’in kurucu felsefesi olduğu ifade edildi. Mustafa Kemal Atatürk’ün bağımsız, demokratik ve egemen Türkiye idealinin partinin yol göstericisi olduğu belirtildi. Yeni Parti’nin cumhuriyetçilik, milliyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik ve devrimcilikten oluşan Altı Ok’u benimsediği ve siyasal anlayışının çağdaş sosyal demokrat değerlerden beslendiği kaydedildi.
Parlamenter Sisteme Dönüş Hedefi
Yönetim sistemiyle ilgili hedefler arasında kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter sisteme dönüş yer aldı. Meclis’in yasama ve denetim yetkilerinin güçlendirileceği, hükümetin parlamentoya karşı sorumlu ve denetlenebilir olacağı belirtildi. Cumhurbaşkanlığı makamının tarafsız, birleştirici ve sembolik anayasal sınırlar içinde yeniden tanımlanacağı; kadınlar ve gençlerin siyasette eşit temsili için bağlayıcı mekanizmaların kurulacağı kaydedildi.
Programda siyasi etik yasası çıkarılması, siyasetin finansmanının şeffaflaştırılması, seçim barajının düşürülmesi ve parti içi demokrasinin güçlendirilmesi hedeflerine de yer verildi.
Kayyım Uygulamalarına Son Verilmesi
Yerel yönetimlerin idari ve mali özerkliğinin güçlendirileceği, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı’nın tam olarak uygulanacağı bildirildi. Kesinleşmiş yargı kararı olmadan seçilmiş yerel yöneticilerin görevden alınmasına izin verilmeyeceği, kayyım uygulamalarına son verileceği programda açıklandı.
Kent planlamasının bilimsel, ekolojik, sosyal ve katılımcı esaslarla yapılacağı; “Kente karşı suç” kavramının hukuk sistemine kazandırılacağı ifade edildi. Kürt sorununda kalıcı çözümün demokratik, eşitlikçi ve katılımcı bir düzenle sağlanacağı; terörün sona ermesiyle birlikte eşitlikçi, katılımcı ve demokratik bir siyasi ve toplumsal düzen kurulacağı kaydedildi.
Ana dilin bir hak olduğu vurgulanarak tüm yurttaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkının sağlanacağı belirtildi. Doğu ve Güneydoğu Anadolu başta olmak üzere bölgesel eşitsizliklerin yoğunlaştığı bölgelerde özel kalkınma programlarının uygulanacağı ifade edildi. Alevi yurttaşların taleplerine ilişkin olarak cemevlerinin ibadethane statüsünün yasal güvenceye kavuşturulacağı, Madımak Oteli’nin ise toplumsal hafızayı güçlendiren kapsamlı bir “utanç müzesi”ne dönüştürüleceği bildirildi.
Planlı Ekonomi ve Kalkınmacı Devlet
Ekonomi programı; verimlilik temelli, adil, planlı, yeşil, dijital ve kapsayıcı bir kalkınma anlayışına dayandırıldı. Devletin ekonomide düzenleyen, denetleyen, yatırım yapan ve stratejik alanlarda öncülük eden bir aktör olacağı belirtildi. Sanayi, tarım, enerji, teknoloji, eğitim, istihdam ve çevre politikalarını birlikte ele alacak ulusal planlama kapasitesi oluşturulacağı duyuruldu.
Kamu alımları ve teşvik sistemi stratejik hedeflere göre yeniden düzenlenecek; yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji, uzay teknolojileri ve ileri malzeme teknolojileri öncelikli alanlar arasında sayıldı. Merkez Bankası’nın araç bağımsızlığının sağlanacağı, dolaylı vergilerin kademeli olarak azaltılacağı ve vergi sisteminin adalet temelinde yeniden düzenleneceği kaydedildi.
Kamu zararına yol açan garantili kamu-özel işbirliği modellerinden vazgeçileceği; köprü, otoyol ve altyapı yatırımlarında şeffaflık ve kamu yararının esas alınacağı ifade edildi.
İstanbul Sözleşmesi ve Kadın Politikaları
Programda Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ne yeniden taraf olacağı ve sözleşme hükümlerinin eksiksiz uygulanacağı bildirildi. Kadınların siyasette ve karar mekanizmalarında eşit temsili için mevzuat değişikliği yapılacağı, pozitif ayrımcılık ve kota uygulamalarının güçlendirileceği belirtildi.
Kadın sığınakları, danışma merkezleri, cinsel şiddet kriz merkezleri ile 7/24 hizmet verecek şiddet hattından oluşan bir mücadele mekanizması kurulacağı ifade edildi. ILO’nun çalışma hayatında şiddet ve tacizle mücadeleyi düzenleyen 190 sayılı sözleşmesi yürürlüğe konulacağı kaydedildi.
Dış Politika: AB Süreci ve Çok Taraflı İlişkiler
Dış politikada Atatürk’ün “Yurtta Barış, Dünyada Barış” ilkesinin esas alınacağı, Türkiye’nin Batı ittifakı içindeki etkinliğinin güçlendirileceği belirtildi. Avrupa Birliği üyelik sürecinin hızlandırılacağı, Gümrük Birliği Anlaşması’nın güncelleneceği; Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği, AGİT ve NATO’daki etkinliğin artırılacağı kaydedildi.
Rusya, Çin ve diğer ülkelerle dengeli ve eşitlik temelinde ilişkiler geliştirileceği; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin siyasi eşitliği, egemenliği ve uluslararası hukuktan doğan haklarının savunulacağı ifade edildi.
















