Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencileri, Rojin için adalet talebiyle rektörlük binası önünde bir araya geldi. Ellerinde dövizler taşıyan ve “Rojin’in sesi bizim sesimizdir”, “Hakikat suda kaybolmaz” gibi sloganlar atan gençler, sessiz ama kararlı bir şekilde tepkilerini dile getirdi.
Eylemcilerden Barış Metin, kalabalığa hitaben yaptığı konuşmada “Bir yılı aşkın süredir cevapsız kalan sorulara, yarım bırakılan hayatlara ve susturulan hakikatlere sahip çıkmak için buradayız” dedi. Metin, toplumsal vicdanın bu sessizlikle daha da sarsıldığını belirterek, öğrencilerin yalnızca Rojin için değil, benzer şekilde yaşamdan koparılan tüm kadınlar için adalet istediklerini vurguladı.
Vicdan ve Adaletin Yankısı
Metin konuşmasında, “Bir kadının ölümü bir toplumun eksilmesidir” sözleriyle adalet mücadelesinin yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. “Bizim sessizliğimiz suskunluk değil, direnişin en duru hâlidir” diyerek, barışçıl mücadelelerinin süreceğini ifade etti.
‘Bir Daha Hiçbir Kadın İntihar Etti Denilerek Unutulmasın’
Eylemciler, basın açıklamasında “Bir daha hiçbir kadın ‘intihar etti’ denilerek unutturulmasın, hiçbir aile belirsizlik içinde kalmasın” mesajını yineledi. Öğrenciler, Rojin’in anısının yalnızca bir kaybı değil, aynı zamanda bir adalet çağrısını temsil ettiğini dile getirdi.
Topluluk, açıklamanın ardından kısa süreli oturma eylemi gerçekleştirdi ve ardından topluca Adli Tıp Kurumu önüne yürüdü. Eyleme, DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varlı da destek vererek öğrencilerin taleplerine dayanışma mesajı iletti.
Katılımcılar, adaletin sağlanana kadar mücadelelerini sürdüreceklerini belirterek, “Rojin’in sesi artık biziz” ifadesiyle etkinliği sonlandırdı.

