Ankara’da Boşanma Aşamasındaki Kadının Öldürülmesi: Dava ve Tepkiler
Ankara’da 53 yaşındaki Hüseyin Ünal, boşanma aşamasındaki 42 yaşındaki eşi Müesser Becerir’i 4 Eylül 2025 tarihinde kızının gözü önünde pompalı tüfekle vurarak katletti. Hayatını kaybeden Müesser Becerir’in, 2,5 yıldır boşanmak için mücadele verdiği öğrenildi. Ünal hakkında, tasarlayarak öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle iddianame düzenlendi. Sanık Ünal’ın yargılandığı davanın ilk duruşması öncesinde kadın örgütleri Ankara Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı.
Kadın Dayanışma Komiteleri adına konuşan avukat Çisel Demirkan şunları söyledi:
“Bugün Müesser Becerir için buradayız. Müesser Becerir, boşanmak istediği ve haklarını talep ettiği için öldürüldü. Kendi hayatı hakkında karar almak istediği için öldürüldü. Bu ülkede kadınların boşanma hakkı vardır. Ancak bu hak fiilen engellenmektedir. Kadınlar boşanmak istediklerinde korunmamakta, öldürüldüklerinde ise failler korunmaktadır. Bu bir istisna değildir; kadınların iradesini hedef alan bir düzenin sonucudur. Yargı bu düzenin dışında değildir. Kadın cinayetlerinde uygulanan indirimler ve cezasızlık, kadınların değil bu düzenin çıkarlarını gözetmektedir. Kadınlara verilen mesaj açıktır: Hak talep edersen bedeli vardır.”
“BU CİNAYETİN SORUMLUSU YALNIZCA FAİL DEĞİL; KADINLARI KORUMAYAN, FAİLLERİ CESARETLENDİREN BU DÜZENDİR”
“Bu nedenle söylüyoruz: Bu cinayetin sorumlusu yalnızca fail değildir. Kadınları korumayan, failleri cesaretlendiren bu düzen suçludur. Müesser Becerir davasında hiçbir gerekçeyle ceza indirimi kabul edilemez. Bu mahkeme, kadınların boşanma ve yaşama hakkını yargılayamaz. Kadınlar bu düzene itaat etmeyecek. Kadınlar haklarından vazgeçmeyecek. Müesser Becerir için adalet istiyoruz.”
“MÜESSER, UZAKLAŞTIRMA KARARI OLMASINA RAĞMEN KORUNMADI”
Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu adına konuşan Eylül Başak Buluç ise şunları kaydetti:
“Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olarak, bugün diğer kadın örgütleri ile birlikte; uzaklaştırma kararı çıkarttığı, boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından evinde ateşli silahla öldürülen Müesser Becerir için Ankara Sıhhiye Adliyesi’ndeyiz. Evet, Müesser uzaklaştırma kararı olmasına rağmen korunmadığı için, kolluk ve yetkililer görevlerini yerine getirmediği için evinde öldürüldü. Eğer kolluk görevini yerine getirseydi, katil Müesser’den uzaklaştırılabilseydi, Müesser korunabilseydi bugün hayatta olacaktı. Maalesef Müesser gibi, uzaklaştırma ve koruma kararı olmasına rağmen korunmayan ve öldürülen birçok kadın var.”
“Geçtiğimiz haftalarda Manisa’da Pınar Karataş yine boşanma aşamasında olduğu erkek tarafından; uzaklaştırma kararı olmasına rağmen ateşli silahla öldürüldü. Beyzanur Uçan… Çok acı ki artık kadınların ölümleri bile aynı. Bakın iki kadın aynı şekilde, aynı durumda öldürülmüş; daha böyle birçok kadın var. Gerçekler bu kadar ortadayken, kadınların ölümleri bu kadar göz önündeyken, bunu durdurmak ve engellemek yerine kadınları öldürüldükleri ailelere hapsetmeye çalışıyorsunuz. Korumaya çalıştığınız, dağılmasın diye çabaladığınız o ailelerin içinde kadınlar güvende değil.”
“GEREKLİ ÖNLEMLER ALINSA, POLİTİKALAR KADINLARI KORUMAYA YÖNELİK OLSAYDI BU KADINLAR HAYATTA OLABİLİRDİ”
“2025 yılı veri raporumuza göre öldürülen 394 kadının 222’si ateşli silahla öldürüldü; yani bu kadınların yüzde 57’si ateşli silahla katledildi. Tıpkı Müesser gibi. Gerekli önlemler alınsa, politikalar kadınları korumaya yönelik olsaydı bu kadınlar hayatta olabilirdi. Müesser’in katilinin bu silaha nasıl ulaştığı, silahın ruhsatlı mı ruhsatsız mı olduğunu bilemiyoruz. Ruhsatsız silahlara nasıl erişiliyor; bir kere peşine düştünüz mü? Silah ruhsatlıysa 6284 kapsamında faillerin silahlarına el konulması gerekiyordu. Hiçbir silaha el koydunuz mu? Biz söyleyelim: hayır. 6284’ü gerektiği gibi uygulamıyorsunuz ama biz mücadelemizle uygulatacağız.”
“Müesser öldürüldüğünde biz evinin önündeydik; hayatta olmadığı için gidemediği boşanma davasında adliyedeydik, bugün de katilinin hak ettiği cezayı alması için duruşmadayız. Biz Müesser için mücadele etmeye devam edeceğiz. Müesser’in hesabını soracağız. Müesser’in ailesi, hiçbir kadın, hiçbir kadının ailesi asla yalnız yürümeyecek.”

