Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

TÜRK-İŞ asgari ücret toplantısına katılacak mı? Açıklama geldi

Asgari Ücret Tespit Komisyonu Toplantısı Öncesi TÜRK-İŞ’in Tutumu ve Talepleri

Asgari Ücret Tespit Komisyonu Toplantısı Öncesi TÜRK-İŞ’in Tutumu ve Talepleri

Asgari ücretlinin geçim sıkıntısı büyürken, gözler bugün toplanacak olan Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplantısına çevrildi. Geçen yıl komisyondaki yapının adil olmadığını belirterek masa değişmeden bir daha yer almayacağını açıklayan işçi temsilcisi TÜRK-İŞ’in tutumu yakından takip ediliyor. TÜRK-İŞ bu tutumunu sürdürürken, komisyonda hükümet temsilcisi sayısının azaltıldığına dair haberler üzerine sendikanın yaklaşımı yeniden gündeme geldi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nda hükümet kanadını temsil eden üye sayısının beşten bire düşürülmesi teklifinin ardından TÜRK-İŞ Başkanı Ergün Atalay, Başkanlar Kurulu’nu acil toplantıya çağırdı. Toplantı öncesinde genel merkezde konuşan Atalay, iktidarın “şekilsel” değişiklik önerilerine karşı net bir duruş sergiledi.

“Resmi yazı gelmeden aynı noktadayız”

Bakan Işıkhan’ın ziyaretine değinen Atalay, sürecin ciddiyetine dikkat çekerek, “Resmi bir yazı gelmeden, resmi bir kararname gelmeden gene aynı noktadayız, haberiniz olsun” diyerek kararlılığını açıkladı. Atalay, Bakan ile görüşmesini şu sözlerle aktardı: “Dün Vedat Bey 14.30’da buraya geldi. Bu asgari ücretle ilgili ‘Buradan Bakanlar Kurulu’na gideceğim. Ne düşünüyorsunuz?’ Dedik ki ‘Düşüncemizi 11 aydır anlatıyoruz. Gene anlattık düşüncemizi’. Diyorlar ki onların bir açıklaması var: ‘beş-beş, bir tane hükümetten olsun’. Şimdi burada beş olmuş, bir olmuş, üç olmuş, hiç onlar mesele değil. Burada asgari ücret ile geçinilemiyor. Asgari ücretle ilgili yıllardır işçi de işveren de nasıl yaparsan yap, Maliye Bakanlığı, ülkeyi yönetenler Türkçesi bu yani, kusura bakmayın diyorlar ki, ‘böyle böyle olacak’ ki bu yalnız bizim dışımızda 30 kalemi ilgilendiriyor. 30 milyonu da ilgilendiriyor.”

“TÜİK açlık ve yoksulluğu her ay açıklasın”

TÜRK-İŞ Başkanı, asıl taleplerinin TÜİK verilerinin şeffaflaştırılması olduğunu vurguladı ve kurumun hesaplamalarına kira ile gıda gibi temel kalemlerin dahil edilmesini istedi. Atalay taleplerini şöyle sıraladı: “Bizim dün talebimiz şuydu: TÜİK’in ilk 20 kalemin içinde kira, gıda, eğitim, ulaşım olsun. Yani bundan bir sene evvel kira ne durumda, gıda ne durumda, eğitim ne durumda, ulaşım ne durumda, orada asgari ücretin ne kaybı varsa buraya uygulansın. TÜİK yapsın bunu her ay. TÜİK açlık-yoksulluğu her ay açıklasın. Yani kısa özü şu: Bu para evvelden adı üstünde asgari ücretti; şimdi geçim ücreti oldu. Bir kişi değil, aile bununla geçiniyor.”

“Bu sene dedik ki yokuz”

Geçmiş yıllarda masada olmalarına karşın sonucun değişmediğini ve faturanın kendilerine kesildiğini belirten Atalay, bu yılki tavırlarının gerekçesini açıkladı. Atalay, “Mağduriyeti dillendirmeye gayret ettiklerini; iyi olduğu zaman, ‘işveren verdi, devlet verdi’, iyi olmadığı zaman hiç günahları olmadığı halde bedeli kendilerinin ödemeye devam ettiğini” söyleyerek, “Dört dönemdir o masaya asgari ücret için oturuyoruz, gene olmadı, öyle yapıyoruz gene olmadı, bu sene dedik ki ‘yokuz'” dedi.

“Millet mağdur, sıkıntıyı giderme zorundalar”

Asgari ücretle geçinmenin imkansız hale geldiğini vurgulayan Atalay, iktidara şöyle seslendi: “Millet mağdur. Evvela bu ülke asgari ücretlinin, emeklinin sıkıntısını gidermek durumunda. Memurun da var, işçinin de herkesin sıkıntısı var ama öncelik bu iki kesimin sıkıntısı var. Ben bu ülkede yaşıyorum. Bu ülkede olan sıkıntı ve problemleri söylemek mecburiyetindeyim.”

“Hangi hükümet gelirse gelsin…”

Komisyondaki üye sayısı değişikliğinin sonucu etkilemeyeceğini düşünen Atalay, sözlerini şöyle tamamladı: “Hükümet temsilcisi olsa da o da olsa da bu da olsa da hiçbir şey değişeceğini zannetmiyorum. Ben burada bu paranın az olduğunu, geçinemediğini, yani bununla ilgili duyması gereken herkesin duyması gerektiği için bunları söylemeye devam ediyorum. Yani burada hukuktan birisi olur, YÖK’ten birisi olur, öyle olsa da böyle olsa da 50 senedir nasıl oluyorsa hangi hükümet gelirse gelse de bu 50 kalemin ilgilendirdiği bir yerde onlar hep bu işin içinde olacaklar.”