Torba Kanun SGK finansmanında köklü değişiklik getirdi
31 Temmuz 2026 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 7590 sayılı Torba Kanun ile en düşük emekli ödemesi 23.552 TL’ye yükseltildi ve Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) yaklaşık 18 yıldır uygulanan finansman mekanizmasında önemli bir dönüşüm gerçekleştirildi.

Hükümetin kabul ettiği düzenlemeyle, 2008 reformundan beri SGK’ya kanunen tanınan otomatik devlet katkısı kaldırılırken; kurumun yılsonunda oluşabilecek açıklarının merkezi bütçeden karşılanması uygulaması ise sürdürülüyor. Yeni düzenleme, devlet desteğinin hukuki nitelik ve hesaplama biçiminde esaslı bir değişime işaret ediyor.
Otomatik katkı mekanizması sona erdi, bütçe tercihlerine bağlı destek öne çıktı
2008 sonrası dönemde devlet, SGK’ya iki yolla mali destek sağlıyordu: Birincisi, tahsil edilen primlerin belirli oranına dayanan kanuni ve otomatik katkı; ikincisi ise yılsonundaki açıkların merkezi bütçeden kapatılması. 7590 sayılı Kanun ile ilk yöntem yürürlükten kaldırıldı. Bundan sonra Hazine’den yapılacak aktarımlar kanunda sabit formülle otomatik hesaplanmayacak; aktarım miktarı bütçe imkanları ve hükümetin mali tercihleri doğrultusunda belirlenecek.

Eleştiriler: Üçlü finansman yapısından ikili yapıya geçiş
İktisat ve sosyal politika yorumcuları değişikliğe farklı açılardan yaklaşıyor. Bazı gazeteciler, 2008’de kurulan işçi-işveren-devlet üçlü finansman modelinin zayıflatıldığını ve devletin SGK üzerindeki sorumluluğunun azaltıldığını belirterek bunun uzun vadede aktüeryal dengeleri olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu. Diğer uzmanlar ise devlet desteğinin tamamen ortadan kalkmadığını, yalnızca hukuki güvenceye bağlanmış otomatik mekanizmanın sonlandırıldığını vurguluyor.

SGK mali tablolarında karşılaştırma yöntemi değişecek
Otomatik devlet katkısının gelir kalemi olmaktan çıkması, SGK’nın gelecekteki gelir-gider tablolarının ve performans değerlendirmelerinin geçmişle doğrudan karşılaştırılmasını zorlaştıracak. Kuruma yapılacak bütçe transferlerinin tutarı ve zamanlaması, yıllık bütçe uygulamalarına bağımlı hale gelecek; bu da kurumun açık veya fazla verip vermediğinin değerlendirilirken ilave kıyaslama gerektirecek.

Kısa vadeli çözümler, uzun vadeli riskleri artırabilir
Eleştiriler arasında kısa vadeli nakit dengesini korumak için uzun vadeli aktüeryal dengelerin feda edilmesi endişesi de bulunuyor. Bu görüşe göre devletin kanuni katkı yükümlülüğünün kaldırılması, gelecek dönemlerde öngörülebilirliği azaltarak sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliğine risk oluşturabilir.

Emekliler ve gençler açısından getirilen düzenlemeler
Torba Kanun öte yandan en düşük emekli ödemesini 23.552 TL’ye çıkaran bir düzenleme de içeriyor. Ancak bu taban tutarın, bütün emeklilerin kök aylıklarını değiştirmediği; kök aylığı ve ek ödemeleri bu tutarın altında kalanlara Hazine desteğiyle 23.552 TL ödeneceği belirtiliyor. Ayrıca gençlere yönelik Genel Sağlık Sigortası primlerinde ve askerlik borçlanması prim oranlarında yapılan değişiklikler de kamuoyunda tartışıldı.

Sonuç: Etkiler zamanla daha belirginleşecek
Uzman yorumları, 7590 sayılı Kanun’un kısa vadede emekli taban ödemesini yükseltirken, sosyal güvenlik sisteminin finansman modelinde otomatik ve öngörülebilir bir mekanizmanın sonlandırılması bakımından daha derin sonuçlar doğuracağını işaret ediyor. Kanunun getirdiği yeni uygulamalar, SGK’nın mali dengeleri ve sosyal güvenlik politikalarının değerlendirilmesinde önümüzdeki yıllarda daha fazla hissedilecek.

















