Teoman’dan Samimi Açıklamalar: ‘Bir Rockstar’ın Varoluşla İmtihanı’ ve Yeni Rol
Brand Week İstanbul’un konuğu olan Teoman, “Bir Rockstar’ın Varoluşla İmtihanı” başlıklı söyleşide kariyerine, kişisel arayışlarına ve yeni projelerine dair samimi açıklamalarda bulundu.
Gençlik yıllarında “Ben kimim?”, “Hayattaki yerim nedir?” gibi sorularla varoluşçuluktan çok etkilendiğini, bu dönemde konuyla ilgili kitaplar okuduğunu ifade eden Teoman, birçok düşünürün kişiliğini ve şarkı yazarlığını derinden etkilediğini belirtti. “İnsan o yıllarda çok etkilenince bütün kişiliğini de o temel üzerine kuruyor. Albert Camus, Jean-Paul Sartre ve Milan Kundera derken benim şarkı yazarlığım da onlardan başlayan, onlara benzer bir yer halini aldı” dedi.
Dinleyicilerin ve dinleyiciyle özdeşleşen kişilerin şarkılardaki kişi gibi yaşadığını düşündüklerini aktaran Teoman, sahnede rock yıldızı olduğunu ancak gündelik yaşamının oldukça sıradan ve monoton olduğunu vurguladı. “Ben sürekli bir rock yıldızı olarak yaşamıyorum. Hatta neredeyse hiç rock yıldızı olarak yaşamıyorum. Sadece sahnede rock yıldızıyım. Gündelik hayatım gayet sıradan, monotondur. Yaptığım şeyler bellidir. Enteresan bir şey yoktur.” diye konuştu. Sabahları dinginleşme ve günü formatlama zamanının kendisi için önemli olduğunu, sporun bu süreçte yardımcı olduğunu söyledi.
Uzun yıllar depresyon, keyifsizlik ve can sıkıntısından çok çektiğini belirten Teoman, günümüzde anksiyetesinin azaldığını, farklı bir yaşam biçimine geçtiği için artık eskisi kadar huzursuz olmadığını ifade etti.
“GENÇLİĞİMDEKİ ENERJİYE SAHİP DEĞİLİM”
İlk albümünün ardından büyük bir hayal kırıklığı yaşadığını anlatan Teoman, o dönemde sektörün çok gelişmemiş olduğunu, pek çok şeyi kendisinin icat etmek zorunda kaldığını ve çalıştıkları kişilerin kalifikasyon eksikliğinin kolektif çalışmayı zorlaştırdığını söyledi. Yurt dışından getirdiği kitaplarla prodüksiyon, şarkı yazımı, stüdyo kullanımı ve ışık kullanımı gibi konuları öğrenmeye çalıştığını, Türkiye’de bunları gerçekleştirmekte zorlandığını aktardı. “Paçalarımdan birileri tutuyormuş gibi gelirdi. Çok zor dönemlerdi, şimdiki zorluğu da başka.” değerlendirmesinde bulundu.
Bugün ise sektörün çok daha geliştiğini, artık organize bir sektörde çalıştığını ve 30 yılı aşan profesyonel kariyeri sayesinde işlerinin daha kolay yürüdüğünü söyledi. Ancak aradan uzun zaman geçtiği için gençliğindeki enerjiye artık sahip olmadığını sözlerine ekledi.
Artık daha az konser verdiğini, mesleğinin hayatının merkezinde olmadığını belirten Teoman, boş vakitlerinde kitap okumaya ve kendini geliştirmeye devam ettiğini anlattı. Söyleşinin başlığına atıfta bulunarak bu varoluş imtihanının hâlâ devam ettiğini, 50 yaşında bile “ben bu kişiyim” diye kendini kesin olarak tanımlayamadığını dile getirdi. Duygularının ve kararlarının gün içinde bile değişebildiğini, insanın ölene kadar kendini inşa ettiğini yorumladı.
“BİR ARABESK ŞARKICISINI OYNAYACAĞIM”
Teoman, senaryosu hazır olan bir filmde rol alacağını ve filmde bir arabesk şarkıcısını canlandıracağını açıkladı. “Bıyıklı bir Teoman fikri beni çok heyecanlandırıyor. 1-2 ay içerisinde hızlı hızlı çekip, yaz öncesi yapmak istiyoruz.” dedi. Müslüm Gürses’ten, Azer Bülbül’den, Selami Şahin’den şarkılar söyleyen bir arabeskçiyi canlandırmak istediğini belirtti.
Ayrıca iki roman üzerinde çalıştığını, bir anda bunaldığını ve laptopunu çöpe atarak rahatladığını söyledi. “Size de tavsiye ederim. Kitabınızı çöpe attığınız zaman yazar olarak büyük bir rahatlama geliyor.” ifadelerini kullandı.
















