TBMM Genel Kurulu Somali Tezkeresini Görüşüp Kabul Etti
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, Somali’deki Türk askeri varlığının görev süresinin 27 Temmuz 2026 tarihinden itibaren iki yıl daha uzatılmasına dair Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi ele alındı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Meclis Başkanlığına sunulan tezkerede, Somali ile Türkiye arasındaki tarihsel ilişkilere, stratejik iş birliğine ve bölgedeki güvenlik ihtiyaçlarına dikkat çekildi. Tezkerede, Somali’nin Hint Okyanusu ve Aden Körfezi’ne kıyısı bulunan stratejik konumunun tüm bölge için önem taşıdığı belirtilerek, kökleri tarihten gelen yakın ilişkilerle dost ve kardeş bir ülke olduğu vurgulandı.
Metinde Türkiye’nin 2011 yılından bu yana Somali Federal Hükümeti ile çok yönlü iş birliği tesis ettiği ifade edildi. İki ülke arasında yürürlükte bulunan Askeri Alanda Eğitim, Teknik ve Bilimsel İşbirliği Çerçeve Anlaşması, Askeri Eğitim İşbirliği Anlaşması, Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması ve Askeri Mali İşbirliği Anlaşması kapsamında eğitim, yardım ve danışmanlık faaliyetlerinin sürdürüldüğü kaydedildi. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri deniz unsurlarının 2009 yılından bu yana Aden Körfezi, Somali açıkları ve Arap Denizi’nde deniz haydutluğu ve denizde terörizmle mücadeleye etkin destek verdiği hatırlatıldı.
“SOMALİ HÜKÜMETİ TSK DESTEĞİ DAHİL YARDIM TALEP ETTİ”
Tezkerede Somali savunma ve güvenlik kuvvetlerinin ekonomik zorluklar nedeniyle istenen seviyeye ulaşamadığı; Somali Federal Hükümeti’nin ekonomik açıdan değerlendirilemeyen deniz yetki alanlarında kontrol sağlamayı amaçladığı ve 8 Şubat 2024 tarihinde imzalanan Savunma ve Ekonomik İşbirliği Çerçeve Anlaşması doğrultusunda Türkiye’den yardım talep ettiği ifade edildi.
Somali ile gerçekleştirilecek iş birliğinin Türkiye’nin milli menfaatlerine ve bölge istikrarına katkı sağlayacağı vurgulandı. Tezkerede şu ifadelere yer verildi: “Somali’yle gerçekleştirilecek bu iş birliği sayesinde, Somali’nin ekonomik kaynaklarının güvence altına alınması ve dış ticaretimiz ile deniz taşımacılığımız açısından kilit önemdeki bölgede istikrara ve güvenliğe katkıda bulunulması ve Somali’yle dostluğumuzun tahkim edilmesi, ayrıca uluslararası barış ve istikrarı tehlikeye düşüren ve milli menfaatlerimizi de olumsuz yönde etkileyebilen Aden Körfezi, Arap Denizi ve mücavir bölgelerdeki terörizm, deniz haydutluğu ve silahlı soygun eylemlerine karşı yürütülen çabalara ülkemizin desteğinin pekiştirilmesi sağlanacaktır.”
GÖREV SÜRESİ 27 TEMMUZ 2026’DAN İTİBAREN 2 YIL UZATILACAK
Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca TBMM’nin 27 Temmuz 2024 tarihli kararıyla verilen iznin süresinin uzatılması talep edilen tezkere metninde şu ifadelere yer verildi: “Hudut, şümul, miktar ve zamanı Cumhurbaşkanınca takdir ve tayin olunacak şekilde, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarına ve uluslararası hukuktan kaynaklanan yükümlülüklerimize uygun bir biçimde, gerektiğinde üçüncü ülkeler ve uluslararası örgütlerle iş birliği imkanları da kullanılarak, Somali ile ülkemiz arasında akdedilen milletlerarası anlaşmaların uygulanması kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri unsurlarının, Somali’nin terörizm, deniz haydutluğu, yasadışı balıkçılık, her türlü kaçakçılık ve diğer tehditlere karşı güvenliğinin sağlanması faaliyetlerine destek verilmesi amacıyla Somali’nin deniz yetki alanları dâhil olmak üzere iki ülke tarafından müştereken belirlenecek bölgelerinde ve münhasıran tespit edilecek kurallarla görevlendirilmesi ve bununla ilgili gerekli düzenlemelerin Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek esaslara göre yapılması için Anayasa’nın 92’nci maddesi uyarınca 27 Temmuz 2024 tarihli ve 1423 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Kararıyla verilen iznin süresinin 27 Temmuz 2026 tarihinden itibaren iki yıl uzatılması hususunda gereğini bilgilerinize sunarım.”
TORUN: SOMALİ’YE BİR DOSYA ÜZERİNDEN DEĞİL GEÇİRDİĞİM YILLAR ÜZERİNDEN BAKIYORUM
TBMM Genel Kurulu’nda Somali Tezkeresi üzerindeki görüşmelerde Yeni Yol Grubu adına Bursa Milletvekili ve eski Somali Büyükelçisi Cemalettin Kani Torun söz aldı. Torun, tezkereye ilişkin konuşmasında Türkiye-Somali ilişkilerinin geçmişine, sahadaki tecrübelerine ve bölgedeki aktörlerle sürdürülen diyaloğun önemine dikkat çekti. Görülen metnin sıradan bir askeri yetki belgesi olmadığını vurgulayan Torun, Somali’nin Türkiye’nin son 15 yılda en fazla emek ve yatırım yaptığı, uluslararası alanda güç kazandığı ülkelerden biri olduğunu hatırlattı.
Torun, birkaç ay önce kürsüden uyarılarda bulunduğunu belirterek Somali’nin bugün en fazla ihtiyaç duyduğu şeyin yeni bir siyasi gerilim değil diyalog, dayatma değil uzlaşı olduğunu söyledi. Mayıs ayından itibaren bu uyarıların dikkate alınmaya başlandığını ve Türkiye’nin taraflar arasındaki diyaloğun sürdürülmesi yönünde daha aktif bir rol üstlendiğini aktardı. Sayın MİT Başkanının Somali’ye gerçekleştirdiği ziyaretin bu bakımdan doğru bir adım olduğunu belirtti ve bu yaklaşımın devam etmesini temenni etti. Torun sözlerini şöyle sürdürdü: “Somali’de atılacak her adım Türkiye’nin bugüne kadar oluşturduğu güveni koruyacak şekilde atılmalıdır çünkü Somali’de kazandığımız en büyük güç, askeri varlığımız değil bütün tarafların bize duyduğu güvendir.”
Eski Somali Büyükelçisi olması dolayısıyla konuya saha tecrübesiyle yaklaştığını kaydeden Torun, Somali’nin uzun yıllar diktatörlük yaşadığını, ardından devlet otoritesini tamamen kaybederek onlarca yıl iç savaş yükü taşıdığını anlattı. Devleti yeniden inşa etmenin masa başında alınan kararlarla olamayacağını vurgulayan Torun, “Türkiye’nin Somali’deki başarısı da tam burada yatmaktadır. Biz hiçbir zaman Somalililere hazır reçeteler sunmadık, bir grubu diğerine karşı destekleyen bir politika izlemedik; tam tersine, Somalililerin kendi geleceklerine kendilerinin karar verebileceği zemini oluşturmaya çalıştık. Türkiye’yi diğer ülkelerden ayıran en önemli özellik de bu olmuştur” dedi.
Tezkere üzerine gruplar adına milletvekillerinin değerlendirmesinin ardından yapılan oylamada tezkere kabul edildi.

