TBMM Genel Kurulu’nda 15 Temmuz Oturumu
TBMM Başkanvekili Pervin Buldan başkanlığında toplanan Genel Kurul’da, siyasi partilerin grup başkanvekilleri söz aldı. Oturumda 15 Temmuz darbe girişiminin 10’uncu yılı vesilesiyle konuşmalar yapıldı, TBMM 15 Temmuz Araştırma Komisyonu raporu, bu raporun açıklanmaması ve darbenin siyasi ayağının araştırılması talepleri öne çıktı.
YENİ YOL Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ
Selçuk Özdağ, 15 Temmuz darbe girişiminin demokrasi, hukuk devleti ve özgürlükler bakımından ders çıkarılması gereken bir olay olduğunu belirtti. Özdağ, darbelerin millet iradesine yapılmış sayılacağını vurgulayarak, “Kime, hangi amaçla yapılırsa yapılsın darbe, millet iradesine yapılmış demektir. Hiç kimse darbelerden de medet ummamalıdır. Bu darbeler demokrasimize, adaletin yerleşmesine, hukuk devletine, ekonomimize ve milletleşmemize yapılmıştır” dedi.
ÖZDAĞ: “DARBELERE KARŞI OLMANIN EN GÜÇLÜ YANI ADALETİ GÜÇLENDİRMEKTİR”
Özdağ, darbelerin demokrasiyi güçlendirme vesilesi olması gerektiğini, hukuk üstünlüğü ve şeffaflığın sağlanmasının önemini ifade etti. Kişisel iktidarı güçlendirmek için darbe korkusu ve tehdidinin kullanılmaması gerektiğini söyledi ve darbeye karşı olmanın esasen demokrasiyi, adaleti güçlendirmek ve özgürlük alanını genişletmek olduğunu kaydetti.
On yıl sonra devletin cemaatler, dernekler, vakıflar, mezhepler veya etnik gruplar arasında paylaştırılamayacağını vurgulayan Özdağ, kamu gücüyle büyütülen yapıların sonunda devleti ele geçirmek için kullanılabildiğini, bu duruma dikkat çekilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca 15 Temmuz’un siyasetin dizayn edilmesinde araç haline getirildiğini savunarak darbeyi hukuksuzluk olarak nitelendirdi ve darbeye karşı olmanın diğer hukuksuzluklara cevaz vermediğini belirtti.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz
Uğur Poyraz, 15 Temmuz darbe girişiminin faillerinin belli olduğunu kaydetti ve failin örgütlenmesi esnasında bunu göremeyen, anlamayan veya umursamayan siyasi iradenin Meclis’te bulunduğunu ifade etti. Poyraz, 15 Temmuz Araştırma Komisyonu çalışmalarına değinerek, ilgili yetkililerin neden komisyona gelmediğini sorguladı ve komisyonda hazırlanmış raporun TBMM kayıtlarında yer alıp almadığını sordu.
Poyraz, hem FETÖ hem de PKK’yı terör örgütü olarak nitelendirdi ve her iki örgütün de milletin yurttaşlarını şehit ettiğini hatırlattı. FETÖ’ye karşı kararlı mücadele verilmesine karşın PKK’ya gösterilen ayrıcalığın nasıl anlaşılması gerektiğini sorguladı.
“15 TEMMUZ’UN SİYASİ AYAĞININ ARAŞTIRILMASI İÇİN ÖNERGE VERECEĞİM”
Poyraz, 15 yıldır TBMM’de oluşturulan komisyonun raporunun kayıtlarda olmadığını, kayıtlarda olmadığından buna hükümsüzlük atfedildiğini ileri sürdü. Cumhuriyet Halk Partisi’nin dört ayrı önergesine atıf yaparak kendi araştırma önergesini hazırladığını ve Meclis Başkanlığı’na sunacağını bildirdi. Poyraz, bu önergeye tüm grup başkanvekillerinden koşulsuz destek beklediğini belirtti; önergenin reddedilmesi durumunda ilgili partilerin Türk milleti nezdinde soru işaretinin muhatabı olacağını söyledi. Ayrıca Meclis olarak 28’inci Dönem milletvekilleri sıfatıyla 15 Temmuz’un siyasi ayağını araştırma çağrısı yaptı.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın
Gökhan Günaydın, 15 Temmuz’un onuncu yılı vesilesiyle komisyon çalışmalarını eleştirdi; “Söylenmedik söz kalmadı ancak yapılmamış işler var” dedi. Günaydın, dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ile dönemin MİT Başkanı Hakan Fidan’ın neden 15 Temmuz Araştırma Komisyonu’na çağrılmadığını sordu.
“RAPORU AÇIKLAYAMAMAKTAN UTANMIYOR MUSUNUZ?”
Günaydın, komisyon başkanının FETÖ ile ilişkilendirildiğine dair ifadeyi kullandı ve komisyon raporunun kamuoyuna açıklanmamış olmasını eleştirdi: “Üzerinden on yıl geçti, o komisyon bir rapor tuttu. O raporu açıklayamamaktan utanmıyor musunuz?” CHP’nin dört ayrı araştırma önergesine atıfta bulundu ve darbenin siyasi ayağının kim olduğuna dair sorular yöneltti. Gerçek anlamda 15 Temmuz’la yüzleşmenin, rapor açıklanmadan mümkün olmayacağını belirtti ve raporu açıklama çağrısı yaptı.
AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu
Muhammet Emin Akbaşoğlu, FETÖ ile mücadelede rehavete kapılınamayacağını, örgüt varlığı sürece mücadelenin devam edeceğini söyledi. Yaşananlardan ders çıkarılarak FETÖ ile mücadelenin hukuk zemininde sabırla sürdürüleceğini, özellikle kripto unsurlara yönelik titiz çalışmaların yürütüldüğünü belirtti. Emniyet, yargı ve istihbarat birimlerinin cerrah titizliğiyle görev yaptığını ve suçlu-suçsuz ayrımına özen gösterildiğini, yurt dışında örgütün istismar alanını daraltma girişimlerinin sürdüğünü ifade etti.
Akbaşoğlu ayrıca 15 Temmuz sonrasında Türkiye’nin özellikle savunma sanayisinde önemli kazanımlar elde ettiğini vurguladı ve “Terör hangi isim altında olursa olsun insanlığın ortak düşmanıdır” dedi.
Genel Tartışma ve Talepler
Genel Kurul’da grup başkanvekillerinin konuşmalarının ardından 15 Temmuz darbe girişimi ve TBMM 15 Temmuz Araştırma Komisyonu raporu üzerinden tartışmalar sürdü. İYİ Parti, komisyon raporunun TBMM kayıtlarında bulunmadığını belirtip raporun açıklanmasını isterken, CHP AKP’yi gerçek anlamda yüzleşmemekle suçladı ve raporun açıklanmasını talep etti. İYİ Parti, konunun siyasi ayağının ortaya çıkarılması gerektiğini savundu ve buna ilişkin komisyon kurulmasını önerdi. AKP ise darbe sonrası kazanımlar ve terörle mücadele vurgusunu öne çıkardı.
Genel Kurul’da Sözlü Çatışma ve Ara
Genel Kurul’da ayrıca Paris İstinaf Mahkemesi kararına ilişkin tartışma yaşandı. AKP Grup Başkanvekili Akbaşoğlu, CHP’nin mahkeme kararını Türkiye aleyhine siyasi malzeme yaptığını iddia etti. Buna karşılık CHP Grup Başkanvekili Günaydın, Akbaşoğlu’nun iddialarına tepki göstererek “Yalan senin adın soyadın Akbaşoğlu” dedi. Akbaşoğlu da karşılık vererek “Yalan dolanı, hırsızlığı, arsızlığı CHP kendi içinde arasın” şeklinde yanıtladı. Tartışmanın devam etmesi üzerine Meclis Başkanvekili Buldan birleşime 10 dakika ara verdi.
Genel Kurul’daki konuşmalar, önergeler ve rapor talepleri çerçevesinde tartışmalar sürdü; grup başkanvekilleri, komisyon raporunun açıklanması ve darbenin siyasi ayağının araştırılması yönündeki görüşlerini iletti.
