DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit TBMM’de Basın Toplantısı Düzenledi
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında ‘Terörsüz Türkiye’ süreci kapsamında süren yasal hazırlıklara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Koçyiğit, TBMM’ye gelmesi beklenen çerçeve yasanın bir sonuç değil, aksine yeni bir başlangıcın ilk adımı olduğunu belirtti.
Hukuki Güvence Vurgusu
Koçyiğit, 100 yıllık Kürt meselesinin tek yasa ile çözülemeyeceğini, ancak doğru iradeyi yansıtan bir çerçeve yasanın sorunun çözümüne ve kalıcı barışın tesisine büyük katkı sunacağını söyledi. Yasanın kategorik ayrımlar içermemesi ve barış sürecine katılmak isteyenler için kapsayıcı olması gerektiğini vurguladı. Bu yasanın demokratik siyasete katılımı, dönüşleri ve silahların devreden çıkarılmasını hukuki güvenceye bağlaması gerektiğini ifade etti.
Koçyiğit, daha önce defalarca dile getirdikleri gibi barış ve sürecin hukukunu aradıklarını belirterek 27 Şubat’ta rahmetli Sırrı Süreyya Önder’in de dile getirdiği çağrıya atıf yaptı. 27 Şubat çağrısının pratikleşmesinin koşulu olan hukuki ve siyasi zemin tartışmasında yeni bir döneme, yeni bir eşiğe girildiğini söyledi. Yasanın hazırlanma sürecinin de en az yasayı kendisi kadar önemli olduğunu belirterek, olabildiğince geniş bir istişare zemini ve uzlaşı arayışının yapılması gerektiğini, ortak akılla şekillenen bir yasanın Genel Kurul’a gelmesini önemsediklerini ifade etti.
Barış İzleme ve Takip Kurulu Önerisi
Koçyiğit, 40 yılı çatışmalı, 100 yıllık bir sorunu geride bırakmayı ve Türkiye’nin en önemli sorununu demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözmeyi konuştuklarını söyledi. Sorunun dar, güncel tartışmalara ve parti çıkarlarına hapsedilmeden ele alınmasının önemini vurguladı. Farklı görüş, düşünce, eleştiri ve itirazların TBMM zemininde ifade edilmesi gerektiğini belirtti; bunların yapıcı katkı sunmasını beklediklerini ifade etti.
Çerçeve yasanın her şeyi bitirmeyeceğini, önemli bir başlangıç olup kapı aralayacağını, bu kapının tamamen açılması için daha fazla çalışılması ve bir dizi yasanın birlikte konuşulması gerektiğini söyledi. Yasanın uygulanma sürecinde Meclis’in sorumluluk alması gerektiğini, Meclis çatısı altında tüm siyasi partilerin temsil edildiği bir Barış İzleme ve Takip Kurulu oluşturulmasını önerdi. Bu kurulun sürecin takibini yapan, sorunları erken tespit eden ve diyaloğu kolaylaştıran çoğulcu bir yapıda olması gerektiğini, özellikle komisyon aşamasındaki yaklaşımın kendileri açısından kıymetli olduğunu belirtti.
Koçyiğit, çerçeve yasanın ardından İnfaz Kanunu ve Terörle Mücadele Kanunu başta olmak üzere demokratikleşmeyi engelleyen mevzuatta köklü değişiklikler yapılmasının gerektiğini, bu yüzden çerçeve yasanın referans yasa olarak kabul edilmesi ve tüm değişikliklerin buna referansla yapılması gerektiğini ifade etti.
Takvim ve Görüşmeler
Koçyiğit, sürece ilişkin siyasi temaslar ve takvim hakkında, heyetlerinin iktidar partisi ve diğer partilerle görüşmelerini sürdürdüğünü, yasanın şekillendirilmesi konusunda görüş alışverişinin devam ettiğini söyledi. Bu hafta içinde yoğun bir trafik olacağını belirtti ancak takvimin henüz netleşmediğini aktardı. En kısa sürede yasanın çıkması gerektiğini sıkça söylediklerini, önlerindeki kritik eşiğin TBMM kapanmadan yasanın önce Adalet Komisyonu’na, ardından Genel Kurul’a gelmesi olduğunu ifade etti.
Eğer tartışmalar olgunlaşır ve süreç yeterli olgunluğa erişirse yasanın Meclis’e sunulacağını belirtti. Bu hafta itibarıyla görüşmelerin, tartışmaların ve karşılıklı görüş alışverişinin sürdüğünü, çerçeve yasanın Meclis kapanmadan çıkacağına dair bilgiyi teyit edebildiğini, ancak en kısa sürede hem Adalet Komisyonu’na hem de Genel Kurul’a sunulmasını beklediklerini ekledi.
Grup koordinatörlerini çağıracak kişinin Meclis Başkanı olduğunu, siyasi parti turunun ardından basına demeç verildiğini, kendilerine henüz böyle bir çağrı gelmediğini, gelirse partileri adına katılacaklarını söyledi.
Koçyiğit, yasanın ele alınışında partiler arasında farklılıklar olduğunu, görüşlerin yakınlaşması için toplantıların sürdüğünü ve yasanın tüm siyasi partilerin ortak imzasıyla sunulmasının gündemde olmadığını ekledi.
