TBMM Genel Kurulu’nda Poyraz’ın Sağlık Sistemi Eleştirisi
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’nin görüşmelerine başlandı. İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, babasının sağlık süreci üzerinden Türkiye’deki sağlık sisteminde yaşanan aksaklıkları ve “masabaşı zihniyeti” olarak tanımladığı bürokratik yaklaşımları gündeme getirdi.
Poyraz, babasının üç ay önce nefes darlığı şikayetiyle hastaneye gittiğini ve “mitral kapak yetmezliği” teşhisi konulduğunu belirtti. Hastalığın seyri ve tedavi seçenekleri arasındaki adaletsizliğe dikkat çeken Poyraz, tedavi yöntemlerini şöyle anlattı:
- Açık kalp ameliyatı: Göğsün açılması ve kapaklara müdahale edilmesi; özellikle ileri yaştaki hastalar için daha invaziv bir yöntem.
- Mitraclip (anjiyo yöntemiyle uygulanan yöntem): Anjiyo yoluyla kapaklara takılan bir cihaz; yoğun bakım süreci kısadır, ertesi gün servise çıkılabilir ve hasta kısa sürede normal hayatına dönebilir.
Poyraz, babasının 90 yaşında olduğunu, Emekli Sandığı’ndan emekli olduğunu ve daha önce hastaneye gitmediğini söyledi: “Bunun iki tane çözümü var: Bir tanesi açık kalp ameliyatı… diğeri, anjiyo yoluyla giden ‘mitraclip’… Tabii yoğun bakımda kalbe müdahale edildiği için ertesi gün servistesiniz, ondan sonra da hayatınıza devam edebiliyorsunuz.”
“DEVLET, ‘150 BİN LİRADAN FAZLA VEREMEM’ DİYOR”
Modern teknolojinin sunduğu imkânlara rağmen devletin ödeme politikalarının hastaları riskli yöntemlere ittiğini vurgulayan Poyraz, şunları söyledi: “Devlet, babama ‘Bu mitraclip denilen meret 20-25 bin dolar, biz buna 100-150 bin liradan fazla veremeyiz. Dolayısıyla açık kalp ameliyatı ol’ diyor.” Poyraz, sözlerine kendi durumunu anlatarak devam etti: “Ben Uğur Poyraz, 25 yıldır avukatlık yapıyorum. Elimdeki avucumdaki her şeyimi satar, babama, anama, aileme… ‘Ben 90 yaşında göğsünü açarım, böyle bir imkan varken bir lira ödemem’ diyor devlet. Memleketi işte masabaşından yöneten kafanın yarattığı süreç.”
“VEBALİ MASABAŞINDAN YÖNETEN BÜROKRATLARINDIR”
Poyraz, maliyeti karşılayabildiğini ancak imkânı olmayan vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığını ifade etti. Babasının ameliyat olduğunu, mitraclip taktırdığını ve kısa sürede yoğun bakım ve servisten çıkarak evine döndüğünü anlattı. Poyraz, firmayla bir ilgisi olmadığını belirterek asıl derdinin hastalar ve yakınlarının yaşadığı sıkıntılar olduğunu vurguladı.
Konuşmasında, ekonomik imkânı kısıtlı olanların uygun tedaviye erişememesi örneğine değinen Poyraz, özellikle gençlerin ve ailelerinin söz konusu uygulamalar karşısında mağdur olduğuna dikkat çekti: “Elinde avucunda üç kuruşu olmayan, bu sadaka kültürüne ısrarla alıştırılan gencecik evlatların, anne ve babaları için böyle bir imkân varken açık kalp ameliyatı gibi göğsü yarıp iyileşme süresinin uzun olduğu bir alana mahkûm edilmesi…”
Poyraz, devletin sağlık hizmetlerinde ve malzemelerinde derecelendirme yapan bir masa başı zihniyeti olduğunu belirterek bunun değişmesi gerektiğini söyledi. Muhalefet görevi kapsamında bu konuda baskı yapacağını ifade eden Poyraz, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bunu değiştiremem, bu tarafta oturduğum sürece, muhalefette olduğum sürece bunu değiştiremem; bunu değiştirebilmek için elbette iktidar gücü gerekiyor ama her gün, çıktığım her yerde, bütün arkadaşlarımla gördüğüm her iktidar yetkilisinin, her bürokratın başının etini yiye yiye bıktırabilirim, muhalefet görevim de bu.”
Poyraz, babasının hayatta olduğunu belirterek, benzer imkânları sağlayamayan ailelerin yaşadığı kayıpların vebalinin, “bu memleketi masa başından yöneten, bu empatiyi, bu duyarlılığı kuramayan bürokratlarınızın ve onların sıralı amirlerinin” olduğunu söyledi.