Ata toprakları ellerinden alınan Antakyalı kadın, yıllardır konteyner hayatı yaşıyor
6 Şubat depremlerinde evi yıkılan Antakyalı Aysel Ertuğrul, tapulu arazisinin rezerv yapı alanı ilan edilmesi ve kamulaştırılması sonucu hayatı kökten değişti. Yaklaşık 1.200 metrekarelik arazisi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından kamulaştırılan Ertuğrul, üç buçuk yıldır engelli eşiyle birlikte 21 metrekarelik bir konteynerde yaşamını sürdürüyor.

Eski evinin bulunduğu yere çok katlı binalar yükselirken, Ertuğrul hâlâ kendisine çıkacak kura konutunu bekliyor. Konuyla ilgili başvurularına rağmen yerinde dönüşüm talepleri kabul edilmediğini, tapu belgelerini teslim etmelerine rağmen yetkililerin kendilerine ne vereceklerini hâlâ açıklamadığını anlatıyor.

Mahalle tepkisi ve erişim engeli
Mahalle sakinleriyle birlikte itiraz ettiklerini ancak seslerinin yetkililere ulaşmadığını belirten Ertuğrul, eski arazisine gidince yaşadığı bir olayın kendisini derinden üzdüğünü aktardı. Yeni TOKİ konutlarının yapıldığı alana gittiğinde bekçilerin kendisini “kendi toprağından” çıkardığını söyleyen Ertuğrul, bu durumun kendisini oldukça kırdığını ifade etti.

Sağlık ve geçim zorlukları
Eşinin engelli maaşı aldığı fakat yetersiz olduğu, Ertuğrul’un ise kalbinde üç stent bulunduğu için hem sağlık hem de ekonomik açıdan zorluk yaşadıklarını anlatıyor. Ailesiyle birlikte üç çocuk ve torun sahibi olan Ertuğrul, ekonomik sıkıntıların yanı sıra asıl yaralarının çocuklarına bırakacakları tapulu mirasın ellerinden alınması olduğunu vurguluyor.

“İneklerim öldü. Tavuklarımı ve kedilerimi konteynere getirdim, bırakamadım” diyen Ertuğrul, üç buçuk yıldır konteynerde olduklarını ve başvuracak çok kapı denediklerini ancak seslerini duyuramadıklarını aktarıyor. Eski evinin bulunduğu yerde yeni apartmanları gördükçe yeniden yıkıldığını belirten kadın, tek isteğinin kurada kendisine çıkacak evine kavuşmak ve tapulu arazisiyle ilgili belirsizliğin son bulması olduğunu söylüyor.


















