Fransa Cumhuriyeti ile Robela Turizm Davası
Robela Turizm, İstiklal Caddesi’ndeki Fransa Başkonsolosluğu ve Fransız Kültür Merkezi bahçesinde 24 Temmuz 2015 tarihinde kafe olarak işletmek amacıyla kira sözleşmesi imzalamıştır. Sözleşmede Fransa Cumhuriyeti adına Fransa’nın Türkiye Büyükelçisi kiralayan, Robela Turizm ise kiracı olarak yer almıştır.
Ancak Fransa Büyükelçiliği, 22 Mart 2021 tarihinde Robela Turizm’e gönderdiği mektupla sözleşmeyi feshetmiş ve 25 Haziran 2021’e kadar tahliye talep etmiştir. Robela Turizm, fesih kararını haksız bulduğunu belirterek maddi ve manevi zararının Fransa’dan tahsilini talep etmiştir. Şirket, İstanbul’da açtığı davada şimdilik 6 bin liralık tazminat talebinde bulunmuştur.
Fransa Cumhuriyeti ise iddiaları reddederek karşı dava açmıştır. Avukatları, taraflar arasında sözleşmenin kira değil güvencesiz işgal anlaşması olduğunu savunmuştur. Açıklamada, taşınmazın Fransa’ya ait kamu malı statüsünde olduğu ve sözleşmenin üç yıl süreli olduğu, uzatılmayacağı belirtilmiştir. Robela Turizm’in yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle tahliyesinin talep edildiği ifade edilmiştir. Şu anda işgal bedeli olarak 10 bin lira, katılım payı ve 100 euro tahsil edilmesi istenmektedir.
Patronlar Dünyası’nın haberine göre mahkeme, Fransa’nın sözleşmeyi tek taraflı feshetme hakkı olup olmadığını ve şirketin zararının tespitini değerlendirmek üzere dosyayı bilirkişiye göndermiştir. Raporda, dava İstanbul’da açıldığı için yargılamada Türk hukukunun uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bilirkişi, sözleşmenin yalnızca kiracı tarafından feshedilebileceğini, kiralayanın tek taraflı fesih hakkının bulunmadığını belirtmiştir.
Raporda ayrıca taraflar arasında kira sözleşmesinin mevcut olduğu, güvencesiz işgal koşullarının geçerli olmadığı, ödemelerin ve zarar miktarının başka bir mali bilirkişi tarafından belirleneceği ifade edilmiştir.
Robela Turizm’in avukatı Cem Murat Sofuoğlu, süreci değerlendirerek şunları söylemiştir: “Fransa, davanın başından itibaren sözleşmenin kira olmadığını ve Türk hukukunun uygulanmayacağını savundu. Şimdi bilirkişi raporu ile Türk hukuku uygulanacak ve sözleşme kira sözleşmesi olarak kabul edilecektir. Mahkeme, Fransa’nın haksız feshi nedeniyle müvekkilin zararını hesaplayıp tazminat ödemesine hükmedecek.”











