Gündemar Araştırma Aralık 2025 Anketi: Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Eğilimleri
Gündemar Araştırma, son anketinde katılımcılara “Bu pazar bir milletvekili seçimi yapılsa hangi siyasi partiye oy verirsiniz?” sorusunu yöneltti. Araştırma, 20–26 Aralık 2025 tarihlerinde 60 ilde 2.365 kişiyle gerçekleştirildi. Verilere göre CHP yüzde 34,30 oy oranıyla birinci parti konumunda; AKP ise yüzde 29,72 ile ikinci sırada yer aldı.
Ankette diğer partilerin oy dağılımı şu şekilde ölçüldü: DEM Parti yüzde 9,24, Zafer Partisi yüzde 5,36, İYİ Parti yüzde 5,07, Anahtar Parti yüzde 4,81. MHP’de kritik bir düşüş gözlendi; MHP yüzde 4,38’e gerilerken, Yeniden Refah Partisi (YRP) yüzde 4,03 ile onu takip etti. Türkiye İşçi Partisi (TİP) ölçümde yüzde 1,07 olarak yer aldı.

Gündemar Araştırma’nın bir önceki seçim anketiyle karşılaştırıldığında CHP oyunu yüzde 1,61 düşürmüş, AKP ise yüzde 1,22 artırmış durumda. Sonuçlara göre CHP ile AKP arasındaki fark yaklaşık 5 puan olarak belirlendi; ayrıca DEM Parti’nin oyunu yükselttiği dikkat çekti.
Prof. Dr. Tamer Bolat’ın Değerlendirmesi
Gündemar Araştırma Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Tamer Bolat, anket bulgularına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Haziran 2025’den bu yana ortaya çıkan araştırma sonuçları, iktidar ve muhalefet blokları arasında sert düşüşler ve yükselişler yaşanmadığını; milletvekili seçimleri açısından iktidar ve muhalefetin ciddi üstünlük sağlayamadığını, bunun sonucunda yeni bir siyasal dengenin oluştuğunu gösteriyor.”
Bolat, iktidar bloğunun oy tabanında hızlı bir çözülme yerine yatay bir sıkışma olduğunu vurguladı. “İktidarın hâlâ güçlü bir çekirdek seçmen desteği var; ancak bu desteğin çevresinde yeni halkalar oluşturmakta zorlanıyor, çünkü seçmen iktidarı ‘krizi yöneten ama çözemeyen’ bir aktör olarak algılıyor. AK Parti’nin belirli bir bant içinde kalmasının arka planında ise seçmenin iktidara yönelik değerlendirmenin istikrar değil alışkanlık temelli bir bağlılık üzerinden sürmesi yatıyor.” ifadelerini kullandı.
CHP içinse Bolat durumu “ani sıçramalardan çok istikrarlı bir üst bant yerleşmesi” olarak nitelendirdi. Ancak bunun güçlü bir toplumsal mobilizasyon dalgasından ziyade iktidara yönelik yorgunluk, memnuniyetsizlik ve negatif motivasyondan beslendiğini belirtti. Seçmenin muhalefeti mevcut iktidarın alternatifi olarak gördüğünü, fakat muhalefetin geleceği net biçimde tanımlayan, güçlü ve kapsayıcı bir yönetim hikâyesiyle özdeşleşmediğini söyledi. Bu nedenle muhalefetin nicel üstünlüğünün görünür olduğunu fakat duygusal ve programatik olarak kırılgan olduğunu vurguladı.
Kararsız Oylar ve Altı Aylık Eğilim
Gündemar’ın Haziran-Aralık verileri, kararsız oyların halen yöneliminin açık olduğunu ve seçim sonucunu tek başına değiştirebilecek büyüklükte kaldığını ortaya koydu. Prof. Dr. Bolat, “Haziran-Aralık 2025 Türkiye Gündemi bulguları birlikte okunduğunda, iktidarın henüz kaybetmediği, muhalefetin de henüz güçlü bir biçimde kazanmadığı görülüyor.” değerlendirmesini yaptı.
Cumhurbaşkanlığı İkinci Tur Karşılaştırmaları
Aynı tarihlerde (20–26 Aralık 2025) 60 il ve 2.365 kişiyle yapılan cumhurbaşkanlığı anketinde katılımcılara “Bu pazar cumhurbaşkanı 2. tur seçimi yapılsa ve adaylar Recep Tayyip Erdoğan ile Ekrem İmamoğlu olsa oyunuzu hangi adaya verirsiniz?” sorusu soruldu. Buna göre İmamoğlu, Erdoğan’a karşı ikinci turda yaklaşık 16 puanlık bir üstünlük sağladı: İmamoğlu yüzde 58,13, Erdoğan yüzde 41,87 olarak ölçüldü. Bu sonuçta İmamoğlu, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan cumhurbaşkanı adayı olarak yer aldı.
Aynı soru Mansur Yavaş için de yöneltildi. Gündemar’ın Yavaş-Erdoğan karşılaştırmasında Mansur Yavaş, Erdoğan’a ikinci turda yaklaşık 26 puan fark atıyor. Anket sonuçlarına göre Yavaş yüzde 63,17 ile seçimi kazanırken, Erdoğan’ın oyu yüzde 36,83’e geriliyor.
Genel Değerlendirme
Anket sonuçları, milletvekili dağılımında CHP’nin avantajını, AKP’nin bir miktar artışını ve bazı küçük partilerin yükseliş eğilimlerini gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı ikinci tur karşılaştırmalarında ise Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın Recep Tayyip Erdoğan karşısında belirgin avantajlar sağladığı ölçüldü. Prof. Dr. Tamer Bolat’ın değerlendirmeleri, Türkiye siyasetinde şu an için belirgin bir kırılma yerine yatay bir denge ve kararsız seçmen kitlesinin belirleyici olmaya devam ettiğini işaret ediyor.
















