Son dönemde Ankara’da gerçekleştirilen 3’üncü olağan konferans sonrası yayımlanan Parti Meclisi bildirisinde, ülkenin kritik bir kırılma noktasında olduğu vurgulanıyor. Metin, iktidarın muhalefeti parçalayıcı hamlelerine ve toplumdaki farklı kesimleri birbirine kırdırma çabalarına dikkat çekiyor.
Bildiri, emekçi kesimlerin sefaletine neden olan düzenin karşısında daha geniş ve birleşik bir mücadele hattının zorunlu olduğunu savunuyor. Bu hedef doğrultusunda SOL Parti’nin inisiyatif üstleneceği ve farklı mücadele dinamiklerini biraraya getirecek adımlar atacağı ifade ediliyor.
Bildirinin temel tespitleri
Güncel tablo: Siyasi iktidarın, rejimini devam ettirebilmek için muhalefete karşı kuralsız bir savaş yürüttüğü; seçimlerin etkisizleştirildiği, kamuoyunun manipüle edildiği ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik kirli oyunların sahnelendiği belirtiliyor. Bu süreçte etnik ve mezhepsel gerilimlerin kışkırtıldığı, muhalefetin parçalanması için iç çatışmaların teşvik edildiği vurgulanıyor.
Kürt sorunu ve manipülasyon: Kürt halkının barış ve çözüm taleplerinin çarpıtıldığı, Kürt hareketinin rejimin kontrolüne çekilme girişimlerinin bu manipülasyonla birlikte yürüdüğü ifade ediliyor. Böylece geniş muhalefet cephesinin hem içeriden hem dışarıdan bölünmeye çalışıldığına dikkat çekiliyor.
Mücadele perspektifi ve çağrı
Metin, bu koşullar altında yalnızca tekil dirençlerin yeterli olmayacağını, kazanmanın yolunun toplumdaki farklı direnme dinamiklerini kapsayan geniş bir birlikten geçtiğini savunuyor. İlerici, demokrat, yurtsever, devrimci ve cumhuriyetçi birikimlerin; Kürdü, Türkü, Alevisi, Sünnisi ile tüm ezilen halkların ortaklaşa bir mücadele hattında buluşmasının gerekliliği ön plana çıkarılıyor.
SOL Parti’nin rolü: SOL Parti, tarihsel kırılma noktasında mevcut rejime ve emekçi kitleleri sefalet içinde bırakan soygun düzenine karşı harekete geçme kararlılığı içinde olduğunu ilan ediyor. Partinin hedefi, yaşamın her alanında dayanışma ve birlik temelinde yükselecek mücadelelerle bugünkü rejimin tasfiyesini sağlamak ve yarının eşit, özgür, demokratik ve bağımsız ülkesini inşa edecek güçleri bir araya getirmektir.
Sonuç olarak, bildiride öne çıkan vurgu, bu dönemin toplumsal muhalefeti tek tek parçalar halinde bırakmayacak, aksine ortak bir direniş zemini oluşturacak örgütlenme ve pratiklerin hayata geçirilmesi gerekliliğidir.
















