Kağıthane’de İETT Otobüsünde Karekod Krizi Gerginliği
Olay, 8 Ağustos Cuma günü saat 16.30 sıralarında İstanbul’un Kağıthane ilçesi Çeliktepe Mahallesi’nde meydana geldi. Topkapı–Seyrantepe seferini yapan 41ST hat numaralı İETT otobüsünde, basit bir teknik sorunun nasıl drama dönüştüğü görüldü.
İddiaya göre, Ceyhun G., eşi Esin G. ve kızları H.G. ile birlikte otobüse binmek istedi. Cep telefonundaki İstanbulkart uygulamasını açan Ceyhun G., bilet ücretini karekod ile ödemeyi denedi; ancak uygulamada yaşanan bir sorun nedeniyle ödeme gerçekleşmedi. Bu durum üzerine otobüs şoförü Nurettin Akyol, Ceyhun G.’ye acele etmesi gerektiğini söyleyip pratik bir çözüm önererek yolculardan birine kart bastırabileceklerini belirtti.
Şoförün çözüm önerisi, iddiaya göre Ceyhun G. tarafından gurur meselesi haline getirildi. Şoföre, “Bizim paramız var, niye içeriye minnet edelim” diye karşılık verildi. Gergin başlayan tartışmanın ardından Ceyhun G. ailesiyle birlikte otobüsün arka tarafına doğru ilerledi.
Birkaç durak sonra aile otobüsten inmek için kapıya yöneldi. Tam bu sırada şoför Nurettin Akyol, ödeme yapmayan Ceyhun G.’ye, “Kardeşim sen neden kart basmadın?” diye seslendi. Bu sözlerle tansiyon yeniden yükseldi. Otobüsten inmiş olan Ceyhun G., hızla şoför mahalline doğru yönelip taraflar arasında ikinci kez tartışma yaşandı. Tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü ve araya giren diğer vatandaşlar tarafından güçlükle ayrıldı.
Arbedenin ortasında, küçük kız H.G. korku ve panik içinde ağlamaya başladı. Babasının ve çevredeki kalabalığın yarattığı gerilim karşısında H.G. caddeye düşüp hüngür hüngür ağladı. Olayın ardından Ceyhun G. ailesiyle birlikte olay yerinden ayrıldı.
Arbede ayrıldıktan sonra Ceyhun G. cep telefonunu çıkarıp yaşananları kayda aldı ve şoför Nurettin Akyol’a, “Sen bittin akşam görürsün” diyerek tehditler savurmaya devam etti.
Olayla ilgili konuşan İETT otobüsü şoförü Nurettin Akyol, durumu şöyle anlattı: “Karı-koca telefonuyla karekodu okutmaya çalıştılar. ‘Uygulama bozuk açılmıyor’ dediler. Ben de ‘İçeriden rica edin birine akbilinizi bastırın’ dedim. Bana ‘Bizim paramız var, niye içeriye minnet edelim ki’ dedi. İneceği sırada ‘Kardeşim neden kart basmadın’ dedim. Koşarak arabanın içine girdi, ben de vuracak mı diye ayağa kalktım. Yolcular onu aşağıya indirdi. Dışarıda kabadayılık yaptı, bağırdı çağırdı. Kendi haksız durumunu haklı çıkartıp beni de haksız duruma düşürmeye çalıştı. Bu çok üzücü bir olay. Keşke kartını basıp düzgün şekilde otursaydı, kabadayılık yapmasaydı. ‘Kaptan kartımız yok ama hakkını helal et’ diyebilirdi. Öyle bir söylemi de yoktu. Araç içindeki yolcular da ‘Boşver’ deyince biz de direksiyon başına geçip işimize gücümüze baktık.”

