Prof. Dr. Şener Üşümezsoy aşk hayatını anlattı: Güç, disiplin ve bağ kurma
Türkiye’nin birçok bölgesindeki depremleri aylar öncesinden tahmin ederek dikkatleri üzerine çeken Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, aşk hayatına dair açıklamalarda bulundu.
İri yapılı, güçlü kadınlardan hoşlanırım
Üşümezsoy, 90’ların unutulmaz dizisi Zeyna’nın başrol oyuncusu Lucy Lawless gibi kadınlardan hoşlandığını ifade etti. Bir kadında ilk dikkatini çeken özelliğin fiziksel duruş olduğunu belirterek, uzun boylu, iri yapılı ve güçlü olmanın kendisi için önemli olduğunu söyledi. Yanında yürüdüğünde uyum yakalanabilecek, sağlam ve diri bir vücut aradığını açıkladı: “Bu benim için önemli, ‘Zeyna’ gibi…”
Ancak fizikselin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Üşümezsoy, o bedenin çalışmayla şekillendiğini, kendi disiplininin belli olduğunu ve üç aylık antrenman ve diyetle bedenin bambaşka bir noktaya gelebileceğini belirtti. Güçlü olmanın yanında irade gerektiğini de sözlerine ekledi. Almanya’dan bir sevgilisi olduğunu, Türkiye’ye geldiğinde altı ay boyunca başka hiçbir kadına bakmadığını anlattı; bunun arayış değil, bağ kurma niyetiyle ilgili olduğunu söyledi. İlişkinin iri bir kadınla başlayıp birlikte dönüşmekle sürdüğünü ifade etti.
Evlenmedim, çocuk sahibi olmak istemedim
Hiç evlenmediğini ve çocuk sahibi olmayı tercih etmediğini açıklayan Üşümezsoy, evliliğin kendisine göre olmadığını söyledi. Evlenmenin sonuçta bir imza olduğunu, kendisi için bağın imzayla değil duyguyla kurulduğunu belirtti. Yanında olan kadınların kendilerini güçlü, değerli ve özgür hissettiklerini gözlemlediğini ve bunu tek bir resmî bağın içine hapsetmek istemediğini ifade etti. Evliği aşkı ve bağı sınırlayan bir yapı olarak gördüğünü, Katolik nikâhına inanmadığını ekledi.
Çocuk konusuna ilişkin olarak da açıkça çocuk istemediğini söyledi: dünyada zaten 8 milyar insan bulunduğunu, 10 milyara doğru gidildiğini; “Mutlaka bir çocuk daha yapmalıyım” fikrinin kendisine anlamlı gelmediğini belirtti. Bir çocuğun büyük emek ve sabır gerektirdiğini vurgulayan Üşümezsoy, enerjisini bir çocuğa verseydi bugün bildikleri Şener Üşümezsoy olamayacağını, hayatını sahaya, bilime ve üretmeye adadığını, bunun bilinçli bir tercih olduğunu ifade etti.
















