Özgür Özel’den İddianame ve Gündeme İlişkin Açıklamalar
CHP’nin 39. Olağan Kurultayı’nda dördüncü kez genel başkan seçilen Özgür Özel, Halk TV yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Özel, gündeme dair değerlendirmelerinde iddianame süreci, tutuklamalar, medya yayınları ve partinin seçim hazırlıklarına ilişkin tespitlerini aktardı.
Tutuklamalar ve İddianameye İlişkin Eleştiriler
Özel, tutuklanan kişiler adına üzüntü duyduklarını belirterek, bazı isimlerin iddianamede yer almayacağı halde aylardır tutuklu kaldığını söyledi. “Arkadaşlarımıza ‘Pardon biz sizi tutukladık ama iddianameye ekleyecek bir şey bulamadık’ diyorlar. Yazık bu insanlara, bu insanlar aylardır neden tutuklu kaldı!” dedi. Bugün serbest kalanlar adına mutluluk duyduklarını ancak süreç nedeniyle ve Türkiye adına utanç hissettiklerini vurguladı. Yapılan müdahalelerin bu kötülüğü engelleyemediğini ifade etti.
Özel, iki ihtimal olduğunu belirtti: Birincisi, muhatapların önergeyi kendilerinin vermediği halde CHP’nin önerisi olduğunda reddettikleri iddiası; bu durumda onların önergelerini getirmeleri halinde CHP’nin kabul vereceğini söyledi. İkincisi ise durumun çok daha vahim olduğuna dair endişeydi. “ÖYLE DEĞİLSE DURUM ÇOK DAHA VAHİM” diyerek, iddianamenin beklenen güçlü suçlamaları içermediğini, somut delillerin yetersiz olduğunu belirtti.
En Çarpıcı İddiaların Boş Çıkması
Özel, bazı iddiaların boş çıktığını, en çarpıcı iddiaların iddianameyle doğrulanmadığını savundu. Örneğin Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı hakkında, odasındaki gizli kasadan dolar çıktığı iddiasına ilişkin arama tutanağında belediyeye ait mühür ve devir teslim evraklarının bulunduğunu, kasanın aslında AK Parti döneminden kalan bir kasa olduğunu, görüntülerin ise stok videodan alındığını ve TRT aracılığıyla yayınlandığını aktardı.
Bu yayınlar ve iddialarla ilgili olarak, devlet televizyonu ve ajanslarının sorumluluğuna dikkat çekti: “ŞİMDİ BUNLAR TRT’DE KONUŞULMASIN İSTİYORLAR” ifadesini kullanarak, devletin yayın organlarının manipülasyonla algı oluşturduğu iddiasını dile getirdi. Özel, başsavcılık marifetiyle oluşturulan WhatsApp grupları aracılığıyla yargı muhabirlerine erken bilgiler pompalandığını ancak hakikatin farklı çıktığını öne sürdü.
Medya Haberleri ve Stok Görüntü İddiaları
Özel, TRT ve Anadolu Ajansı’nın kullandığı görüntülerle ilgili örnekler verdi. Gaziosmanpaşa’daki arama görüntülerinin stok video olduğu, başka soruşturmalar kapsamında gösterilen kasalardaki görüntülerin de çarpıtılmış şekilde sunulduğunu anlattı. Bir yayla evinde bulunan kasaya ilişkin iddialarda da stok ve montaj kullanımına dikkat çekti. Bu tür yayınların, tutuklamaların meşruiyetini sağlama çabası olarak kullanıldığını savundu.
Tayyip Erdoğan ve İddianameye Dönüşü
Özel, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın iddianameyle ilgili daha önce verdiği güçlü açıklamalardan geri çekildiğini söyledi: “Tayyip Bey de iddianamenin arkasından çekildi” ifadesini kullanarak, iddianame beklentisinin karşılanmadığını ve AK Parti kulvarında konuşan isimlerin sayısının azaldığını belirtti. Yaz boyunca bazı kişilerin yanlış veya abartılı bilgilerle kamuoyunu yönlendirdiğini, örneğin İBB tarafından 1200 cep telefonunun satın alınıp CHP delegelerine dağıtıldığı iddiasının iddianamede yer almadığını örnek verdi.
TRT Yayınları ve Haysiyet Cellatlığı İddiası
Özel, TRT’de bu tür görüntülerin yayınlanmasının amaçlandığını ancak şimdi bu yayınların yapılmasını istemediklerini söyledi. Bunun nedenlerinden birinin TRT’nin farklı bir izleyici kitlesine ulaşması ve CHP’li kişilerle ilgili anlatılacakların o kitleye ulaşmasının istenmemesi olduğunu belirtti. Yaz boyunca yapılan iftiralar ve haysiyet cellatlığının TRT kaynaklı yayına dönüşmesini eleştirdi.
Seçim Adaylığı, Ön Seçim ve Dayanışma Sandığı
Özel, Ekrem İmamoğlu’nun şu anda hem kendisinin hem de CHP’nin değil, “milletin adayı” olduğunu söyledi. Bir partinin genel başkanının talebi halinde o partinin adayı olacağını belirtti, ancak kişisel olarak bu hakkı kullanmayacağını ve aday belirleme yetkisinin partinin organlarında olduğunu vurguladı. Parti olarak ön seçim talep ettiklerini, ön seçimin yapıldığı gün tutuklamalar gerçekleştirildiğini aktardı.
Dayanışma sandığına ilişkin olarak Özel, tüzüklerinde halk yoklaması için yer olduğunu hatırlattı ve dayanışma sandığıyla 15,5 milyon kişinin oy verdiğini söyledi. Ayrıca AK Parti ve Cumhurbaşkanlığı iletişim birimlerinden köşe yazarlarına yönlendirmeler yapıldığını, sarayın yönlendirmesiyle yaygın imaj operasyonları yürütüldüğünü iddia etti.
Aday Stratejisi: Ekrem İmamoğlu
Özel, adaylık tartışmalarına karşı net durduğunu, partinin A, B, Z planının Ekrem İmamoğlu olduğunu açıkladı: “A, B, Z PLANIMIZ EKREM İMAMOĞLU.” Mansur Yavaş ile dayanışma içinde olduklarını, Mansur Yavaş’ın da Ekrem İmamoğlu’na tutuklandığı gün tam destek verdiğini ve ön seçimde oy kullandığını belirtti. Aday tartışmasının partiye fayda sağlamayacağını, bu nedenle adaylık konusunda tartışma başlatılmasının istenmediğini söyledi.
Seçim Hazırlıkları ve Kampanya Planı
Özel, partiyi seçime hazırlama görevini üstlendiğini, seçim güvenliği ve tüzük değişiklikleri yoluyla hazırlık yapıldığını ifade etti. Cumhurbaşkanlığı aday ofisini bir hükümet programı oluşturacak şekilde yapılandıracaklarını, politika notları çıkaracaklarını anlattı. Hedeflerinin en az 2.000 kişilik temel ekip ve 2 milyon gönüllü ile 15,5 milyon seçmeni mobilize etmek olduğunu belirtti.
Gençlerle birlikte tarihin en büyük seçim ordusunu kurmayı, her gönüllüyü Cumhurbaşkanı adayı gibi konumlandırarak doğru bilgiyi paylaşmalarını sağlamayı hedeflediklerini söyledi. Kampanya stratejisinin, farklı kesimlere yönelik politikaları yerinde ve doğrudan anlatmayı kapsadığını vurguladı: işçilere sendikalaşma ve emeğin karşılığını, tarımla ilgili politikaları köylerde, ev hanımlarına temel vatandaşlık geliri ve sigortalılık gibi konuları ev ziyaretlerinde anlatmayı planladıklarını aktardı.
Sonuç ve Mesaj
Özel, adaylık konusunda net olduklarını, Ekrem İmamoğlu’nun tüm planlarda aday olduğunu tekrar etti ve parti içindeki tartışmaların partinin ve milletin menfaatine olmayacağını söyledi. “TARİHİN GÖRÜLMÜŞ EN BÜYÜK SEÇİM ORDUSUNU KURUP…” ifadesiyle hedeflerini özetleyerek, seçim sürecine kadar aday tartışmasının partinin önünü kesmemesi gerektiğini vurguladı.
















