Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Müsavat Dervişoğlu’ndan Gazze Ateşkesi ve Türkiye’nin Rolüne Dair Açıklamalar

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının büyük bölümünde, Gazze’deki insani trajediye ve Türkiye’nin ateşkes sürecindeki sorumluluklarına değindi. Dervişoğlu’nun ifadelerine göre, Türkiye’nin garantör ülkeler arasındaki konumu hem büyük bir sorumluluk hem de ulusal bir görev bilinci gerektiriyor.

Dervişoğlu konuşmasına, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Nutuk’undan yaptığı bir alıntıyla başladı. Ona göre, devletin dış siyaseti ancak güçlü bir iç yapılanma ile sürdürülebilir ve milli siyasetin esas dayanağı, milletin menfaatidir. Bu çerçevede, Türkiye’nin sosyal, ekonomik ve siyasi hedeflerinin gerçekçi bir zeminde ele alınması gerektiğini vurguladı.

Gazze’deki Yıkım ve Ortadoğu’daki Yeni Dönem

Dervişoğlu, konuşmasının devamında, Gazze’de yaşanan büyük yıkım ve sivil kayıplar üzerinden uluslararası toplumun sessizliğini eleştirdi. Yaklaşık 70 bin insanın yaşamını yitirdiğini hatırlatarak, Gazze Şeridi’nin neredeyse tamamen tahrip edildiğini ifade etti. İYİ Parti lideri, söz konusu süreçte büyük güçlerin sessiz kalarak aslında soykırıma ortak olduklarını öne sürdü.

Ona göre, iki yıl süren bu vahşet sonrası duyurulan ateşkes, kalıcı bir barışı değil; yeni bir Ortadoğu düzeninin ilanını temsil ediyor. Dervişoğlu, bu durumun siyasi ve ekonomik çıkar hesaplarının bir sonucu olduğunu belirterek, “Gazze’nin yeniden inşası söylentileri, aslında kimlerin rant elde edeceği tartışmasına dönüşecektir” dedi.

Türkiye’nin Garantör Rolü ve TBMM’ye Öneri

Gazze’deki ateşkesin sürdürülebilmesi için Türkiye’nin garantör ülkelerden biri olarak ciddi bir pozisyon üstlendiğini ifade eden Dervişoğlu, bu görevin meclis onayıyla belirlenmesini önerdi. “Türkiye’yi temsilen seçilecek temsilci TBMM tarafından onaylanmalıdır” diyen Dervişoğlu, bu sayede Gazze meselesinin dar ideolojik yaklaşımlardan kurtularak milli bir birlik çerçevesinde ele alınabileceğini söyledi.

Dervişoğlu ayrıca, olası bir barış gücü oluşturulması durumunda Türk askerinin yalnız bırakılmaması gerektiğini vurguladı. “Gazze’de olacak Türk askeri mutlaka uluslararası bir ittifakın parçası olmalıdır” ifadesiyle, tek taraflı kararların risklerinden bahsetti.

ABD İlişkileri ve Eleştiriler

Konuşmasının son bölümünde ABD ile olan ilişkilere değinen Dervişoğlu, iktidarın dış politikasını sert bir dille eleştirdi. Amerika ziyaretlerinin ardından yaşanan tutum değişikliklerini sorgulayan Dervişoğlu, “Türkiye’nin çıkarlarını zedeleyen hiçbir anlaşmaya razı olunmamalıdır” diyerek iktidara çağrıda bulundu. ABD’nin geçmişte Türkiye’nin güvenliğini tehdit eden birçok eylemi desteklediğini belirterek, bu durumun unutulmaması gerektiğini ifade etti.

Teröre ve DEM Parti’ye Tepki

Dervişoğlu konuşmasında ayrıca, DEM Parti’yi ve terör örgütleriyle olan bağlarını şiddetle eleştirdi. Bu yapıları “milletin değerlerine ihanet eden yapılar” olarak nitelendiren Dervişoğlu, Türkiye’nin güvenliği ve birliği için kararlı duruş sergilemeye devam edeceklerini belirtti. Özellikle terör örgütlerinin siyasi temsilciler üzerinden meşrulaştırılmaya çalışılmasına karşı çıktığını söyleyerek, “Hiç kimse milletin sabrını sınamasın” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, konuşmasını milli siyaset anlayışının gerekliliğini vurgulayarak tamamladı. Ona göre, Türkiye ancak kendi milli menfaatlerine odaklanan, dış baskılardan bağımsız bir yönelimle bölgesel dengelerde söz sahibi olabilir.